PİCASSO VE GUERNİCA...!!!
10/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2024 52. kitabı
Zamanın ve görülebilir olanın birlikteliğinde başlar sanatsal diyalog. Varoluş ile yok oluş arasındaki gel-gitlerin kalıcı anlatımlardır sanat, bir hesaplaşmadır kendisiyle ve kendi dışıyla.... Picasso adı, kendi başbakanlarının adını dahi bilmeyen insanlar tarafından bilinir. İngiltere’de Picasso, Raphael’in İtalya’da olduğu kadar ünlüdür. Fransa’daysa Robespierre kadar. Arkadaşlarından biri, eleştirmen Georges Besson daha da ileri gidiyor. “Hiçbir şey,” diyor “ Buda yada Meryem Ana’dan daha tanınmış, bir kalabalıktan daha devingen olan Picasso kişiliğini tanımlamaya çalışmak kadar zor olamaz.” Başka hiçbir ressamın bu kadar çok insan tarafından tanınmadığı da kesindir... II. Emperyalist Paylaşım Savaşı’ndan hemen sonra Picasso Fransa’nın güneyinde bir ev satın aldı ve buna karşılık bir natürmort verdi. Aslında Picasso şu anda para gereksinmesinin ötesine geçmiş durumda. Sahip olmak istediği herşeyi, o şeyin resmini çizerek elde edebilir. Bu birazda Midas’ın efsanesindeki fabl'ına benziyor. Midas’ın dokunduğu herşey, altın oluyordu. ☆ Midas, dokunduğu her şeyi altına dönüştürmek gibi olağanüstü bir güce sahip olmasıyla bilinen, Anadolu'daki Frigya medeniyetinin mitsi kralıdır. Picasso da resmini çizdiği herşeyin sahibi olabiliyor. Ne var ki bu fabl gülünç olduğu kadar acıklıdır da; altın yenecek bir şey olmadığı için Midas neredeyse açlıktan ölüyordu... ●Popülerliğinin boyutları açısından Picasso’yla boy ölçüşebilecek tek sanatçı Charlie Chaplin’dir. Picasso üzerine söz söylemek neden zordur... Çünkü onun üzerine söyleyeceğin her şey, hem doğrudur, hem değil. Çeşitli ülkelerin mahkemelerinde tanıklara ettirilen yemin aynı ahengi taşır. Önce onlardan gerçekleri söylemeleri istenir. Sonra onlardan, söylenmesi her zaman ellerinde olmayan şeyleri söylemeleri istenir. Pek tabiidir ki, mesele sadece, sanığın suçu işleyip işlememesinde ise, tanık için bütün gerçeği söylemek hiç de zor değildir. Ama savcı, ya da avukat, sanığın neden sanık haline düştüğü konusunu derinleştirmeğe başladılar mı, o zaman tanıktan çok şey istemiş olurlar. Çünkü o ne Shakespare, ne Stendhal, ne de Tolstoy’dur.... Guernica, Pablo Picasso tarafından 1937’de yapılan, İspanya İç Savaşı sırasında Nazi Almanyası’na ait 28 bombardıman uçağının 26 Nisan 1937’de İspanya’daki Guernica şehrini bombalamasını anlatan, 7,76 m eninde ve 3,49 m yüksekliğinde anıtsal tablodur. Saldırı sırasında 250 ila 1.600 kişi hayatını kaybetmiş, çok daha fazla sayıda kişi de yaralanmıştı.... “İspanya’nın mücadelesi, insanlara, özgürlüğe yapılan saldırıya karşıdır. Ressam olarak hayatım boyunca sürekli sanatın ölümüne karşı durmaya çalıştım. Benim gericilikle ve ölümle anlaşma içinde olduğumu kim bir an için bile olsa düşünebilir? … Üzerinde çalıştığım ve Guernica ismini vereceğim resimde, ve son zamanlardaki tüm eserlerimde, İspanya’yı acı ve ölüm okyanusuna batıran askeri sınıfa duyduğum nefreti açıkça göstermekteyim” diyordu... Guernica’da, acı çeken insanlar ve hayvanlar ile kaos içindeki yıkılmış binalar betimlenmiştir. Tüm sahne bir odanın içindedir, sol tarafta yer alan büyük gözlü boğa, kucağındaki ölü çocuğa ağlayan bir kadının üzerinde durur. Resmin merkezinde acı içinde yıkılmak üzere olan, mızrakla vurulmuş bir at bulunur. Atın burnu ve üst dişleri, bir insan kafatası şeklindedir. Atın altında bir askerin parçalanmış cesedi vardır. Asker, üzerinde çiçeklerin büyüdüğü kırılmış bir kılıç tutmaktadır. Acı çeken atın üzerinde, göz şeklindeki çıplak bir ampül parlamaktadır. Atın sağ üst tarafında, bu vahşi sahnelere tanıklık ederek camdan içeri girmekte olan, korku dolu bir kadın figürü vardır. Kadın, elinde yanan bir gaz lambası taşır. Korku içindeki bir başka kadın sağdan yalpalayarak merkeze doğru ilerlemektedir. Kadın, parlayan ampüle boş gözlerle bakmaktadır. Boğanın, atın ve çocuk için ağlayan kadının dilleri olarak çizimiş olan hançerler çığlıkları simgeler. Sol uçta, dehşet içinde kollarını kaldırmış bir adam, yukarıdan ve aşağıdan ateşlerle sarılmıştır. Resmin sağ ucunda, açık bir kapıyla sonlanan siyah bir duvar vardır... Bu iki figürün Guernica’daki anlamını açıklaması istediğinde Picasso şöyle cevap vermişti: “… bu boğa bir boğadır ve bu at bir attır… Resimlerimdeki belli şeylere birer anlam verdiğinizde bu doğru olabilir, ama bu anlamı vermek benim fikrim olmamıştır. Sizin vardığınız fikirlere ve sonuçlara ben de varmış olmalıyım, ama içgüdüsel ve bilinçsiz olarak. Ben resim yapmak için resim yapıyorum. Nesneleri oldukları gibi çiziyorum.” Picasso’nun, yine Dünya Fuarı için hazırladığı Franco’nun Rüyası ve Yalanı isimli eskiz serisinde Franco, önce kendi atını yiyen, ardından da kızgın bir boğayla dövüşen bir canavar olarak resmedilmişti. Picasso bu illüstrasyonlar üzerinde çalışmaya, Guernica’nın bombalanmasından önce başlamıştı. Olayın ardından seriye üçü doğrudan Guernica ile ilgili olmak üzere dört resim daha eklendi... II.Emperyalist Paylaşım Savaşı sırasında Nazi işgali altındaki Paris'te yaşayan Picasso Gestapo tarafından sorgulanmıştı. Söylentiye göre bir Nazi subayı, ressamın evinde Guernica'nın fotoğrafını görünce, "Bunu siz mi yaptınız?" diye sordu ve Picasso'dan "Hayır, siz yaptınız." cevabını aldı. Vietnam Savaşı süresince tablonun bulunduğu oda, savaş karşıtı eylemcilerin toplanma yeri oldu. Bu protestolar genelde sakin ve olaysız geçti. Ancak 1974'te Tony Shafrazi, William Calley'nin My Lai katliamı sırasında yaptıklarının Richard Nixon tarafından affedilmesini protesto etmek için, tabloya kırmızı sprey boyayla ●"KILL LIES ALL (TÜM YALANLARI ÖLDÜRÜN)" yazdı. Tablonun yüzeyi verniklenmiş olduğu için boya kolaylıkla çıkarılabildi. anısına saygıyla.....
PicassoIngo F. Walther · Taschen-Remzi Yayınevi · 200610 okunma
·
294 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Picasso farklı bir insandı kübizmin etkileri ile yaptığı sanatlar ve hala popülerliğini koruması bana göre en zor ve en tanımak istediğim sanatçılardandı Ellerine sağlık🔅
cemo
Gönderi Sahibi
Picasso dünya görüşü ile de mükemmel bir insandı... sizinde yüreğinize sağlık...