John Milton ve Kayıp Cennet
Puan vermedi·240 syf.··
Beğendi
·
2023 42. kitabı
Milton 1608-1674 yılları arasında yaşamış İngiliz edebiyatının en ünlü şairlerinden biridir. Geoffrey Chaucer, Ben Jonson, John Donne, Thomas More ve Shakespeare’ten aşağı kalmayacak şekilde İngiliz dilini yeni kelimeler kazandırarak zenginleştirmiştir. İngilizce, Yunanca, Latince ve İtalyanca bilgisi ile ‘ensanguined’ ’emblazonry’, ‘horrent’, ‘earthshaking’, ‘terrific’, ‘lovelorn’, ‘fragrance’, ‘by hook or crook’, ‘pandemonium’ gibi 630 adet yeni kelime ve kelime öbekleri yaratmıştır. “…Şeytan üzerinde anormal bir ağırlık hissetti, kuru toprağa kadar indi, Ama toprak sürekli yanıyor gibiydi, Etna’nın ateş püskürten gücü buna yardımcı olmuştu belki Ve her yer kötü kokular, duman, is içinde kaldı; Kutsal olmayan ayakları işte böyle bir yere kondu. Yardımcısı da onu izliyordu, İkisi de Stiks selinden kurtuluşa sevindiler, İlahi Güç sabrı yüzünden değil de, Tanrılar olarak ve yerine gelen güçleri yüzünden neşe buldular…” Sahip olduğu dil bilgisinin yanında teoloji üzerine de uzmanlaşmıştır. İngiliz edebiyatının klasikleri arasında yer alan, Adem ile Havva’nın cennetten kovuluşunu konu edinen dini miti Paradise Lost’u yazmıştır. Milton, monarşi karşıtıdır ve Demokrasinin Hamisi Cromwell’i desteklemiştir. Bu yüzden de monarşi 1660 yılında 2. Charles tarafından restore edilince hapse atılmıştır. Hapisteyken kör olmuş ve Paradise Lost’u burada yazmıştır. Bu eserinde Şeytan’ın Tanrı’ya isyanında Şeytan’ı demokratik karakterde çizmesi birçok tepki almasına neden olmuştur. Milton’un şiirlerinde sürdürdüğü epik hava ve anlattığı konular itibariyle bir nevi çağının kör Homeros’udur. Ben kitabı Türkçe çevirisinden okuduğum için yakındığım iki önemli husus var. Biri çevirinin çok kötü oluşu, ikincisi de 12. bölümün Pegasus’un baskısına konulmamış olması. Bölümün neden eksik olduğuna dair en ufak bir fikrim yok ve çok saçma bir olay neyse. Çevrinin kötü olması beni ilk üç bölümde çok rahatsız etti. Fakat ortalara doğru artık alışmaya başladığım için daha az rahatsız eder oldu. Yine de böyle bir eserin daha üsluplu bir çeviriye ihtiyacı var. Kitapta çok sevdiğim göndermeler oldu. Eski pagan tanrılarının hikayede Lucifer(Şeytan)’in yardımcıları olmaları, ki bunu Hıristiyanlığın kabulü ve pagan dinleri terkedişe bağladım. Diğeri Günah’ın Lucifer’in kafasından doğması ve onun da Ölüm’ü doğurması. Bu da Athena’nın Zeus’un kafasından çıkıp bilgelik tanrıçası olmasına benzer. Adem ile Havva’nın önce günahı işleyip sonra ölümle cezalandırılması da benzerliğin devam ettiği bir durum. Her şeyi bilmenin getirdiği sıkıntı, bilmenin lanetini çok güzel anlatmıştı hikaye. 11. Kitap’ta Mikail’in gelip Adem’e gelecekte Nuh’u göstermesi gibi kısımlar çok keyif aldığım bölümlerdi. Benim kaçırdığım ve bilmediğim tonla gönderme mevcut kesinlikle. Çünkü okurken yaptığı benzetmeleri çoğu zaman anlamadım ve eğer ki altta çeviri notu olarak bahsetmese hiçbir fikrimin olmayacağı mevzulardı. “…En azından burada özgür olacağız, Yüce Tanrı burada bizi kıskanmayacak, bizimle uğraşmayacaktır; Burada güven içinde kalabiliriz ve benim nezdimde İktidarda olmak hırsa değer, ama yine de Cehennemde: Cehennemde hüküm sürmek, yine de Cennette hizmet etmekten iyidir!…” Kitaptan seslendirilmiş bir kesiti dinlemek için: youtu.be/vkUEDHemv4U
Edebiyat
Kayıp CennetJohn Milton · Pegasus Yayıncılık · 20151,445 okunma
·
117 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.