Bu kitabı okurken “Kraldan çok kralcı olmak” deyimi geldi aklıma hep. Kendi kaderini ve sevgisini birine bağlayıp; olan, olmayan, olması gereken, olduğu varsayılan… tüm ilkelerini çöpe atmak köpekleşmektir. Stefan Zweig bu kısacık hikayede bunu ustaca anlatmayı, köpekleşmeye dair tüm duyguları vermeyi yine harika bir şekilde başarıyor. Hizmet edenin hizmet edilene olan bu kölece, hatta Tanrı/kul ilişkisini andırırcasına olan aşkını, bu hastalıklı ilişkiyi, bu ilişkinin hangi zararları verebileceğini, işlerin efendinin istemi dışında ilerleyebileceğini… kendine özgü üslubuyla anlatıyor. Çevremdeki buna benzer ilişkileri, yöneten/yönetilen insanlar arasındaki durumu düşündürmek açısından çok sevdiğim bu metni sizin de okumanızı öneririm. İyi okumalar diliyorum.