Gönderi

Son Bakış
Puan vermedi·150 syf.··
2023 2. kitabı
Ana karakter Gürcistan göçmeni Tina adında bir genç kadındır. Tina, ülkesinden sevdiği adamla kaçak yollarla Türkiye’ye gelmiş burada yatalak bir kadına bakmaktadır. Kaçak olduğu için hiçbir hakkı olmayan, resmiyette kaydının bile olmaması onu kendi içinde daha da görünmez yapmıştır. İnsanlardan oldukça uzak, her zaman kaldırım kenarından yürüyen, kimseyle konuşmayan, fırında sıra ona geldiği halde önüne geçenlere hiçbir şey söyleyemeyen ve hatta tacize uğradığı halde asla ses çıkaramayan bir kadın Tina. Bu durumu ise şöyle söyler: ‘Kime şikayet edecektim? Ben yokum ki aslında. Bu ülkenin kayıtlarında Tina Gelaşvili diye biri çalışıyormuş, izinsiz çalışıyormuş, ceza verirdik rahmetli olmasaydı... Başlangıçta bir göçmen meselesi görüyoruz Aslında toplumun fotoğrafını, bir nevi toplumun aynasını, bizden olmayan birine övünülen misafirperverliğin en ufak bir belirtisinin bile gösterilmediğinin acı gerçeklerini görüyoruz. Tina'nın göründüğü tek bir an vardır. O da çatıdan aşağı düştüğün zamandır. Yoldan geçenler tarafından başına toplanmıştır. Fakat burada bile adını dahi kimse bilmez. Bu kadar içinde kapanık, yokmuş, bir hayalet gibi yaşayan karakter evden çıkarken anahtarlarını karıştırır ve kimseden yardım isteyemeyecek kadar mahçuptur. Anahtarlarını Gürcistandaki evininin anahtarlarıyla karıştırması ise kendini evinde sanmasındandır. Yani kendi dünyasında hala evinde yaşayan bir kadın görüyoruz. Çareyi çatıya çıkmakta bulur Tina. Çıktığında ise bir anlık dalgınlıkla 5. kattan aşağıya düşer. Buradan itibaren bilinç akışı tekniği ile ilerler roman. Tina artık kendi kendine konuşuyordur. Başında konuşanlardan durumunun kötü olduğunu anlar. Hareket etmeye çalışsa bile asla kıpırdayamadığının ve onu tanıyan tek canlının sokağın köşesindeki bazen beslediği adaşı Tina olduğunu anlar. Tina, ambulans beklerken içinden annesiyle konuşmaya başlar. Annesine Gürcü dilinde ‘deda’ der. Bu romana çift katmanlı gerçekçilik katar. Annesini, sevgilisini, küçükken kör olan onun yanındayken hayatından çıkan babasını çok özler, yerde yatarken onları bekler. Tina'nın mutlu bir anına çok az şahit oluruz. Kaveh ile tanıştığı ilk sıralar, babası kör olmadan önce gittikleri filmler, babasının onu ışığım diyerek sevmesi gibi. Iyiler bu kadar azken yığınla kötü anılarını anlatır. Kaveh ile kaçışı sırasında onun gümrükten geçememesi ve Kaveh’ten bir daha asla haber alamaması, babasıyla bir daha sinemaya gidememesi, Türkiye’de hayalet gibi var olması, Sevah’ın kendi dilini konuşmasını yasaklaması, kimsesizler mezarlığına gömülmekten korkması, annesini bir daha göremeyecek olması, evin her yerine kamera koyan Sevah Hanım’ın onu sürekli izlendiğini hissettirmesi... Tina, yerde yatarken bunlardan pişman olduğunu söyler. Çatıya çıkmak yerine çilingiri aramasını, insanlara kendini tanıtmakta ısrarcı olmasını, komşularıyla en azından küçük sohbetler kurmuş olması gerektiğini düşünür. Fakat bunların hiçbirini yapmamıştır. Daha da yalnızlaşmıştır, kendini soyutlamıştır. Bunların yanında başarılı bir kurmaca alt yapısı vardır. Gürcüstan- Rusya ilişkilerini iyi bir tasvirle Rusya’yı büyük yapılı çocuklarını yiyen bir anneye benzetmesi gibi. Anlatı zamanı 10- 15 dakika arasındadır fakat durumu gittikçe kötüleşen Tina’nın hafızasında hiçbir yanılma yaşamadan konuşmaya devam etmesi okuyucuyu gerçeklikten biraz uzaklaştırır. Hiçbir özgürlüğü olmayan, yalnız, cesaretsiz, iyi bir insan olan ve aniden ölümle yüzleşen Tina’nın hikayesi ambulans gelmeden ölümle sonuçlanır.
Edebiyat & Roman
Son BakışIrmak Zileli · Everest Yayınları · 2026789 okunma
·
40 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.