Kitabın ilk bölümünde, Nazi dönemi Almanya’sındaki toplama kampı anılarını anlatırken bile o klasikleşmiş, bir tarafta canilik ve vahşet saçan canavarlar, diğer tarafta zulme maruz kalmış masumlar edebiyatının yapılmamış olması, her iki tarafın da bilimsel bir bakışla psikolojik olarak irdelenmesi çok hoşuma gitti. İkinci bölümde ise Logoterapi kavramının temel ilkelerini, bunu yaşadığı deneyimlerle bağlayarak ve uygulama örnekleri ile vermesi kitabın değerini daha da arttırdı. İyi bir okuma deneyimi oldu benim için. Hayatın anlamına, acılara karşı duruşa, psikolojiye, özelde logoterapiye karşı bir ilginiz varsa; bu kitap tam da size göre
İyi okumalar diliyorum.