Serinin 4.kitabı Eve ve Roarke'ın balayı sahneleri ile başlıyor. Güzel geçen günleri bir intihar vakası ile bölünse de işler yolunda. Döndükten sonra Eve yine işe gömülüyor. Bekleyen çok davası var. Peabody birçok işi düzenlemiş olsa da halen Eve'in eğitiminde. Mavis bir müzik dehası ile işbirliğinde. Bunlar olurken Eve'in çokta hoşlanmadığı bir avukat intihar ediyor. İntihar etmek için hiçbir nedenleri olmayan bu kişilere birde Eve'in tanık olduğu vakada eklenince kuşkuya kapılan Eve olayları derinlemesine araştırmaya başlıyor.
Beşbenzemez toplam dört vaka bir yerde sanal gerçeklik oyunları ile ilişkili olunca ve Mavis'in müzik dehası Eve ve Roarke'ın üzerinde oyun oynamaya kalkışınca işler kızışıyor. Çünkü bu bir sınırı ihlal etmek. Geçilmemesi gereken bir sınır.
Kitap, teknolojik gelişmelerin insanlar üzerinde ki etkileri konusunu bolca düşünmenizi sağlıyor. Teknolojik gelişmeler insanlığı ne kadar etkiler? Sınır nedir, ne olmalıdır?...gibi. Yazar bunlara 1996 yılında kapı aralamış biz günümüzde bunu tartışıyoruz.
Kitapta çok güzel sahneler var. Eve'in duygularını daha açık ifade etmeye başlaması, Roarke'ın şakacı yönü, Eve'e olan gerçekçi ve korumacı yaklaşımı, aynı zamanda karanlık yanın ortaya çıkmasının ne kadar tehlikeli olabileceği gibi...
Ben kitabı okurken salt polisiye yada romantizm görmüyorum. Daha derin olaylar görüyorum. Gerçekçilik görüyorum. Zamanın ötesinde yaklaşımlar görüyorum. Arkadaşlık, dostluk, sadakat ve sınırları ihlal etmeden oluşan korumacılık serinin her kitabında dokunulan noktalar olarak daimi yerlerini koruyor. Tüm bunlar yazara olan takdirim hep artıyor. Mutlu ÖlümNora Roberts (J.D. Robb)