Beni inanılmaz etkileyen, karakterlerle bağ kurduğum ve hiç bitmesin istediğim "Yaşamak" kitabından bahsedeceğim. Bu benim Çin edebiyatından okuduğum ilk kitap ve bence Çin edebiyatına başlamak isteyenler için de çok doğru bir eser. Başlarken yazarın dilini bu kadar seveceğimi hiç düşünmemiştim.
Konusuna gelirsek kitapta köy köy dolaşıp halk şarkıları derleyen bir gezgin var. Bu gezgin bir gün yaşlı öküzüyle tarlasını süren Fugui ile tanışır ve ondan hayat öyküsünü dinlemeye başlar. Fugui'nin başından öyle şeyler geçmiştir ki ben neredeyse her beş sayfada bir şaşırmaktan kendimi alamadım. Kitabın adının "Yaşamak" olduğuna bakmayın. Yaşamak ve yaşamamak arasındaki sınırda gezdiriyor sizi her sayfasında. Doğumlar, ölümler, umutlar, mutsuzluklarla dolu bir eser. Çok fazla acı dolu olmasına rağmen dramatize edilmeden, çok yalın bir şekilde işlenmiş.
Yayımlandığında ülkesinde yasaklanan bu eser daha sonrasında filme uyarlanmış ve ne yazık ki o da yasaklanmış. Bunun sebebi Çin'in tarihsel ve siyasi sürecinin de kitapta işlenmesi. Çocukluğu Çin Kültür Devrimi yıllarında geçmesi sebebiyle yazar, eserinde Çin Komünist Partisi'nden ünlü lider Mao'ya ve Kültür Devrimi'ne kadar halkın başından geçen zulüm, kıtlık ve ölümleri gerçekçi bir şekilde gözler önüne seriyor. Eminim bu kitap sonrasında Çin'in bile şu anda ders kitaplarında yer vermediği bu bilgileri merak edip araştıranlar olmuştur.
Peki, tavsiye ediyor muyum? Normalde bölümlere ayrılmamış kitapları okumayı pek sevmiyorum ama kitap film gibi olunca nerede kaldığınızı asla unutamıyorsunuz. Arka kapağında okurların "bir hayat öyküsü okumamış da sanki bir hayat yaşamış" olmalarına kesinlikle katılıyorum. Okurken orada kahramanların yanı başlarında ve onlarla göz göze olduğumu hissettim. Hepsini önceden tanıyor ve biliyor gibiydim. Gözyaşlarıma engel olamadığım bu eseri soluksuz okuyacağınıza eminim.