·68 syf.····Okunma: 18 Nisan 2023 19:10 İlk başlarda hastalıklı bir aşk durumundan bahsedildiğini düşünsekte ileri safhada aslında gerçek aşkın etkilerinin nasıl olabileceğini abartılı bir şekilde anlatmaya çalıştığını anlıyor ve ara cümlelerde bunu daha iyi görebiliyoruz “Benim için her şey ancak seninle ilintili olduğu kadar var” cümlesi duyulan bir gerçek sevginin en bariz etkisidir. Kadının ileriki yaşlarda olan bu cümlesi onun küçük yaşta bunu bilmeden yaşadığını aslında bir nevi farkında olmadan “sevgilisini” yaşadığının göstergesidir. Tanınmadığından ötürü kırılsa,kızsa, sinirlense bile bu duyguların sevgilisini kırıcak bir duygu olduğunu anladığında hemen ardından defalarca “sana kızmıyorum” diyerek gönlünü hoş etmeye çalışması sevginin vermiş olduğu ince ruhluluğa dair bir örnek olmuştur. Kadının sevgilisine beslemiş olduğu tüm duygu ve düşüncelerle Zweig,bize aşkın psikolojisini abartılı hatta bir çok kişinin hastalıklı diye nitelendireceği bir olay örgüsüyle anlatmaya çalışmıştır. Baktıgımızda kadının sevgilisini tapılacak duruma getirdiğini, el tokmağını opucek kadar saplantılı olduğunu düşünebiliriz ancak bizim bu şekilde düşünmemiz gerçek hayatta bu derece bir bağlanmanın olmadığını gösteremez. Biz ancak bu durumun bir hastalık derecesine çıkmış bir saplantı mı yoksa gerçek bir aşk mı onu tartışabiliriz. Bazı yerlerinde saplantı gibi gözükse de bana göre zor zamanlarında kadının kendisine iyi gelen birisini bulması- her ne kadar platonik olsa bile – bu duyguların temelini oluşturmuş ve oluşan aşk,sevgi duygularının aşkınlığı ise gerçek bir sevginin uzantısı olmuştur.