her şey geçip gidiyor
10/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2023 11. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Nisan 2023 21:57
Spoiler İçerebilir Bu bir incelemeden çok romanın bende uyandırdığı izlenimi ve duyguları subjektif bir şekilde paylaştığım, kendi hislerimden ve romana nasıl yakınlık duyduğumdan bahsettiğim ufak bir yazı olacak. Bu roman beni gerçekten etkileyip kalbime dokunduğu için yapacağım ilk inceleme yazısını hak ettiğini düşünüyorum. Yazarın hayatından çok ortak nokta taşısa da yazardan farklı bir kişilik olan Yozo'nun hayatının bir kısmını bize aktardığı bir roman bu. Son sözde de söylendiği üzere, Yozo hep anlaşılmaktan dehşet duymuş, hem anlaşılmak arzusuyla kıvranmış, hem doğruları kusmak istemiş hem de yalandan ve maskelerden kurtulamamış bir kişilik. Trajedi dolu hayatını anlattığı paragraflar boyunca beni etkileyen, düşündüren, boşluğa daldıran çok fazla ifadeyle karşılaştım ve birçoğunu yine sayfama alıntıladım. Beni rahatsız eden bir şekilde, Yozo bana çok tanıdık hissettirdi. Mutluluğa ve huzura olan yabancılığı, insanlara karşı içine sığındığı kalın camdan yapılma "soytarı" adını taktığı fanusu olsun, cümlelerini kuruşuna sinen melankolisi olsun, zihninin ücra köşelerinde dolaşan kendi kendine acı çektirme ve güvensizliklerle boğuşması olsun... Bahsi geçen kişi Yozo ile, ya da belki de çok büyük oranda kendi hayatından esinlenmiş olan Dazai ile ruhlarımız arasında bir bağ bulunduğunu hissettim okurken. Ben hiç böylesi bir trajik hayata maruz kalmadım. Skandallara karışmadım. İnsanlara karşı kasıtlı olarak maske takma çabasına girmedim. Yoksulluk çekmedim. Sevgisiz kalmadım. Kimsesiz kalmadım. Buna rağmen okurken kendimi buldum, kendimi gördüm ve kendimi işittim. Ruhumun hangi köşesine dokundu bilmiyorum ama çok çok daha iyi bir hayatın içerisinde yaşıyor olsam da, Yozo'nun içinde bulunduğu o sıkışmışlık, mazoşistçe davranma, kendine ceza kesme, arafta hissetme, kendini sakınma ve insanlarla arasında mesafe duyumsama durumlarını yakından hissedebildiğimi fark ettim. Benim çok şükür ki bir evim var, bir dediğimi iki etmeyecek beni çok seven ve benim de çok sevdiğim bir ailem var. Ancak Yozo'nun ev derken nereyi kast ettiğini bilmeden, "Eve gitmek istiyorum." diye ağladığı zamanki evsizlik, kaybolmuşluk, yalnızlık hislerine bir şekilde çok aşinayım. Belki de aslında benim de, aileme karşı bile içine sığındığım bir fanusumun olmasındandır, bilemiyorum. Ancak bu cümlenin, bu paragrafın kokusu kendi kokum kadar tanıdık. Gözlerimi dolduracak kadar iyi biliyorum bu hissi, zira doldu da. Kitabı okurken çoğu yerde, kendi hislerimi ve düşüncelerimi okuyormuşçasına rahat ve aşinaydım. Bu biraz korkutucu bir şey, itiraf etmem gerekirse. Birçoğu bu romanı çokça karanlık, çukur gibi, negatif ve sarsıcı bulabilir. Yozo'nun da şüphesiz eleştirilecek çok fazla kusuru ve yönü var. Ancak her şeye rağmen, kendi bedenimin yer ettiği yatağımda uyuyormuşçasına rahat ve huzurlu bir şekilde okudum ben bu romanı. İleride bir gün, zamanı gelince tekrar okuyacağımı biliyorum. O zaman içinde yazanlara şimdi olduğumdan çok daha aşina olacağımı da biliyorum. Ancak her düştüğümde daha kuvvetli bir şekilde tekrar kalkacağımı da biliyorum, bu yüzden endişelenmiyorum. Dazai, ruhuma dokunduğun için teşekkür ederim. Bana sürekli boğuştuğum ve içinden çıkmak için çırpındığım, içimi delik deşik eden nihilizmi ve amaçsızlığı yansıttığın için teşekkür ederim. Aydınlığım kadar, karanlığım da benim.
İnceleme
İnsanlığımı YitirirkenOsamu Dazai · İthaki Yayınları · 202560,2bin okunma
·
181 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.