·210 syf.····Okunma: 29 Haziran 2016 11:06 10 yaşımda tezgahtarlığa başladım. Çocuk işçiydim. Yani Hakan Abimizin şanslı saydığı kesimdendim. :)
Kitap belki tezgahtarlık yapmayan biri için ütopik gelebilir ama hayır, malesef ki perde arkası tamamen böyle. Tabi ki Hakan Günday anlatımıyla, söz oyunlarıyla ve kelimelere yüklediği anlamlarla bambaşka bir yere taşımış bu sahtekarlığı. Bilmiyorum, ben garip bir şekilde eğlendim bu kitabı okurken :).
Bu kitabı, çocukluğumda veya gençliğimde, tezgahtarlık mesleğini icra ederken okusaydım, tezgahtarlığa bambaşka açıdan bakar belki de mesleğime aşık olup en iyisi olmak için savaşırdım. Ama şükürler olsun ki üniversite sıralarında otururken, eleştirel bir bakış açısıyla okudum.
''Dünya bir tezgahtır. Tezgahın hangi tarafında hayat olduğuysa ancak ölünce anlaşılır.'' bu söz bence kitabın göbek taşı.
Hakan Günday kitaplarını şu kitabı daha iyi bu kitabı daha iyi diyemeyecek kadar seviyorum. Her kitabında beni mutlaka bir yerden yakalıyor.
Kısacası, kitabı okuyanların filmi çekilsin dediği, oyununu izleyenlerin kitabı da mutlaka okunsun dediği bir başyapıttır. Umarım bir gün oyununu izlemek de kısmet olur.