Sıkılmadan okuyacağınız bir şaheser. İçerisinde yazarımız Sabahattin Ali'nin hayatı ve eserlerinden de bahsedilmiş. Ayrıca yayınevi kitapta geçen bilmediğimiz kelimeler için sonda bir de lügat hazırlamış. Çok güzel ve ince bir düşünce olmuş.
Sabahattin Ali bu romanında yalnız, aciz ve çaresiz bir insanın içindeki şeytanla mücadelesine keskin bir bakış sunmuş.
Ana karakterlerimiz Ömer, Macide ve Bedri.
Başlarda Balıkesir'den İstanbul'a uzanan tutkulu bir aşk hikayesinin sonralarda Ömer ve Macide'yi birbirinden nasıl uzaklaştırdığına şahit oluyoruz.
Ne diyordu Ömer:
"Buna içimdeki şeytan diyordum. Müdafaasını üzerime almaktan korktuğum bütün hareketlerimi ona yüklüyor ve kendi suratıma tüküreceğim yerde haksızlığa, tesadüfün cilvesine uğramış bir mazlum gibi nefsimi şefkat ve ihtimama layık görüyordum."
Ve fedakarlığına, güzel yüreğine hayran kaldığım kadın Macide... Dörde bükülü kağıdı Bedri'ye uzatarak mırıldandı:
"Fakat beklemek lazım. Uzun zaman..."