Suç ve Ceza İncelemem, Düşüncelerim, Yorumum ve Kendi Perspektifimden Kelamlar
10/10
·687 syf.··
Beğendi
·
2023 2. kitabı
"İncelemede yer alan A'dan başlayıp alfabetik sırayla giden madde sıralamaları kitapta yer alan bazı bölümlerin üstüne yaptığım çıkarım ve çağrışımlardır. Bu maddeler üstüne tartışmaya açık bir incelemedir. Bilginize." Herkesin hayatına bir noktadan dokunan, renk katan, gündelik yaşadığı duygu ve durum silsilesini değiştiren ve farklı açılardan bakabilmeyi yeğleyen ve bunu dikte eden Suç ve Ceza kitabının incelemesini sizlerle paylaşıyorum. Baştan belirtmeliyim ki, çoğu yerde kitabın bölümlerine ve konularına değineceğim. Bu husustan dolayı da lütfen kitabı okumadıysanız, ön belirti istemiyorsanız bu incelemenin belirli yerine kadar göz atın ve daha sonra incelemeden ayrılın. Fyodor Mihayloviç Dostoyevski'nin Suç ve Ceza eseri... İnsanın olaylar karşısında ki duygularını otokontrol altında tutması, sinir harbini genel manada yatıştırıp olaylar içerisinde daha sonradan ön planla çıkartması gibi birçok etken bırakıyor okuyucuda. Romanda yer alan karakterlerin duyguları, hayata tutunma çabaları, yaşam stilleri ve inandıkları değerler paha biçilemez ve yadsınamaz gerçeklerden birisi. En basit örneğiyle, kitabın giriş sekansında yer alan Marmeladov karakterinin ailesine yaşattığı ıstırap fakat buna rağmen eşine duyduğu hayranlık içgüdüsü, aşkı, çocuklarına karşı olan bağlılığı ve derinden gelen babalık duygusu... Her gece meyhanelerde içki içen, ailesine götüreceği maaşını meyhanelerde tüketen ve alkol alıp kendinden yüzleşmekten kaçan bir baba figürü... Öte yandan onu evde bekleyen Katerina Ivanovna... Katerina agresif, sinirli, bir o kadar da eşine düşkün fakat bunu ister istemez belli edemeyen, eşinin meyhaneden geldiğinde Katerina'dan fiziksel olarak şiddet görmesi ve bunu meyhanede içki içtiği insanlara "Bundan zevk alıyorum biliyor musun? Eşimin beni dövmesinden zevk alır oldum şu süreçte..." gibi bahsetmesinden aslında alkolik bir eşin, bir babanın ne kadar zavallı bir durumda olduğunu görebiliyoruz. İşte bizlere kitabın sunduğu ilk çıkarım: A. Alkol içmek, alkolün dozunu kaçırmak, bir bağımlılık haline gelen unsuru ailemiz ve çocuklarımız tarzında bir yaşantımız varken kullanmak, tüketmek ne kadar doğru? Aslında bunu alkol olarak nitelendirmek yanlış olur. Bunu "bağımlılıklarımız" olarak nitelendirmeliyiz. Bağımlı olduğumuz şeyler bize engel olmamalı. Bağımlı olduğumuz şeyler bize, kendi benliğimize, aile yaşantımıza, eşimize, hayatımızda olan kadına zarar vermemeli ve biz ona değil, o bize bağımlı olmak durumunda olmalı. Her okuyucunun her paragraftan çıkartacağı anlam farklı olacağı gibi, benim de anlamlarım farklı. Bu incelemede benim açımdan yorumlanan Suç ve Ceza'yı okuyorsunuz... Katerina ve Marmeladov çiftinin yaşadığı sorun ve sıkıntılardan kendimize çıkarılacak pay kitabın son kısımlarına doğru, şu an giriş kısmını sizlere döktüm. Kitaptan alacağımız ilk öneriyi aldıktan sonra ilk aşamalardan devam ediyoruz. Raskolnikov, diğer adıyla Rodya karakterinden alabileceğimiz kesitler ve öngörüler çok fazla. Hikayelerde aşama aşama gideceğim ve yorumlayarak, madde şeklinde, ekleme yaparak ve üstüne müzakerede bulunarak (elbette kendimce, katılıp katılmamak, inceleme altında bunu irdelemek bize kalmış) tartışacağız. Rodya'nın meyhanede Marmeladov ile içmesi ve Marmeladov'un ona kendi hayatından bu kesitleri sunması onu ister istemez etkiler. Kimi etkilemez ki? Mağdur durumda olan, erkeklik kısmında her şeyini yitirmiş, mağlup birer adamı dinleyen genç bir üniversite öğrencisi Rodya... Hayata dair Marmeladov kadar bilge bakabilir mi? Hem tecrübe gereği, hem aşk gereği, hem ilişkiler gereği... Burada Marmeladov'un kendi aile yaşamının doğruluğunu eğriliğini konuşmayacağız. Sadece ikisinin arasında ki yaş farkını benimseyelim diye söyledim. Marmeladov ve Rodya'nın iletişimden sonra bizi karşılayan sahne ise yavaş yavaş açılarak, Rodya'nın annesinin ve kız kardeşinin yaşamına gider. Rodya'nın kız kardeşi yani Dunya hakkında çıkan kelamlar ve sözler... Dunya, Svidrigaylov'un evinde çalışan kendi halinde, Rodya'nın biricik kardeşi, "namus" kelimesini gayet hayat ilkesi edinmiş ve kendine adapte etmiş bir karakter ve bir kişilik. Svidrigaylov'un evinde Marfa Petrovna'nın kötü ithamlarına maruz kalır ve sözgelimi şu şekilde işinden kovulur ve hakkında kentte şu haberler çıkar: "Dunya, benim eşime yakınlaşmaya çalışan, onunla birliktelik yaşamaya yönelen ve bunu isteyen bir kişi. Eşim ise gayet namuslu, Dunya'nın bu isteklerini reddeden ve kendi halinde, bana aşık, evliliğimize değer veren birisi. Fakat Dunya denilen bu kız ise benim eşimi yoldan çıkarma çabalarıyla ona yaklaşmaya çalışan ve bu planlarını işleyen birisi." EK.1: Yukarıda tırnak içerisinde verdiğim not benim cümlelerimdir ve benim anlatımımdır. Kitapta bu şekilde anlatılmamıştır fakat anlatılmak istenen yol bu şekildedir. Ben sadece kitaptan sonra aklımda kalanlar ile, kendi kelime haznem ile sizlere metinleri ve paragrafları aktarıyorum. Dikkatinize. Bu sözlerden ve ortaya çıkan yalan haberlerden sonra ise Dunya'nın evde olan işine son verilir ve Marfa tarafından kovulur. Fakat aradan kısa bir zaman sonra ya da orta halli bir zaman sonra, zaman kavramını tam hatırlayamadığım için ve hatalı bilgi vermek istemediğim için bu şekilde yazıyorum, Marfa hatasını anlar ve Dunya hakkında yaptığı bu kötü ithamlardan vazgeçer bir haber yayımlar tüm kasaba kentine ve Dunya'yı bir nevi aklar. Dunya'nın "namus" meselesi ise bu şekilde şimdilik çözüme kavuşur. B. İnsanlara iftira atmak, kendi çıkarlarınız için ve kendi planlarınız için onların namusuna, ahlakına, geleceğine, kişiliğine ve benliğine dil uzatmak sizi "kötü" birisi yapar ve eninde sonunda "iyi" olan taraf karşısı olarak aklanır. Hem de iftira attığınız insanı "vicdan" gereği siz aklarsınız ve siz affedersiniz. Bunu hiçbir zaman unutmamak gerek. Suç ve Ceza hikayesinde ise, Marfa yaptığı bu kötü davranış yüzünden ve vicdanının sesini de dinlediğinden mütevellit Dunya'ya hikayenin sonunda maddi manevi iyiliklerde bulunur. Hikayenin ilerleyen kısımlarında Dunya'dan hoşlanan birisi karşımıza çıkar. Bu kişi işinde son derece verimli, iyi, çalışkan, güzel yerlere gelmiş zengin birisidir fakat ilk başlarda belli etmemesine rağmen hikayenin sonlarında göreceğimiz ve tiksineceğimiz gibi kötü karakterli, epey kötü karakterli birisidir. Dunya'ya talip olan ve onunla nişanlılık süreci geçiren karakterimizin adı ise Pyotr Petroviç Lujin'dir. Biz onu kısaca Lujin olarak adlandıracağız. Lujin, Dunya'ya talip olur ve onu istemeye gider. Dunya'nın annesi Pulheriya Aleksandrovna ise kızına gelen bu "ekonomik hayatı yerinde" olan kişiye Dunya'yı gayet gülümser ve hoş bir yüzle teslim eder. Burada ki ince çizgi şu. Pulheriya Dunya'yı "para" ve "iyi bir gelecek için" diğer tabirle sattı mı yoksa kızının gerçekten mutlu olmasını mı istedi? Kendi cevabım olarak, kızını kendisinin de yaşayacağı pahalı ve lüks bir hayat için sattı ve kendisini de düşünerek Lujin ve Dunya'nın yanına yerleşecek bir planlar üretti ve bunu devam ettirdi. Hikayenin sonu bambaşka fakat benim Pulheriya, Lujin ve Dunya üçlüsünün arasında geçen diyaloglardan anladığım ve çıkardığım sonuç bu şekildedir. C. Sırf kızından pay biçerek ve kızından yararlanarak mutlu ve kaliteli bir yaşam sürmeyi bir anne mi anneliği savunacak ve anne olduğu için dinlerce cennete gidecek ve bu güzel mükafatlarla sonuçlandırılmış bir hayatı olacak? Sırf anne olduğu için mi kızı ona yaptıklarına rağmen saygı duyacak ve onu sevmeye devam edecek? C kısmı içinse cevabım kesinlikle hayır. Pulheriya bir anne değil, kızını iyi bir yaşam sürmek için satan zavallı birer kadın bana göre. İleride pişmanlık duyması benim nezdimde hiçbir şey ifade etmez. Gelgelelim Dunya ve Lujin'in nişanlanmasından sonra Lujin, Pulheriya ve Dunya'yı "tam hatırlamamakla beraber" Rodya'nın da yaşadığı kente götürür ve bir motele yerleştirir. Fakat yerleştirdiği gün Lujin kendisi Pulheriya ve Dunya'yı karşılamaya gelmez ve yaverini karşılaması için gönderir. Yaveri ise Dunya ve Pulheriya'yı berbat bir Motel'e yerleştirir. Razumihin, Rodya'nın Üniversite'den yakın arkadaşı. Razumihin karakterine de değineceğiz, hikayenin sonlarında ve ortalarında ya da genel manasıyla Rodya'ya çok fazla yardımı dokunan, gerçekten yakın arkadaşı ve dostu olan bir karakter olduğunu algılayacaksınız ve öğreneceksiniz. Şimdilik bu kısımda Razumihin karakterini bu paragrafta yalnız bırakalım ve meşhur cinayet sahnesine geçelim... "Aşağıda okuyacağınız ve kitabın can alıcı ilk cinayet sahnesi, Rodya'nın tefeci kadını ve tefeci kadının kardeşini ve Lizaveta'yı öldürmesinin nedenlerini, arka planını, hazırlık sürecini, düşündüğü mantalitesini (Napolyon Mottosu ve Napolyon'a benzeme isteği) anlatır. Dikkatinize." Cinayetten önce Rodya'nın berbat bir odada kaldığını söylemeden geçemem. Rodya belki de bu cinayeti sırf para kazanmak amaçlı işleyecek, herkesin kendi çıkarı fakat hikayenin daha ortalarında olduğumuzdan mütevellit bunu bilemeyiz. Rodya'nın cinayet işlemeden önce yaptığı planlamalar ve yaşadığı anlar şu şekilde gitmektedir. 1. Rodya, ekonomik durumdan sıkıntı çektiği için tefeci kadına saatini, değerli eşyalarını teslim eder. Tefeci kadın da epey tiksindirici ve adı üstünde tefecilik yaptığından ötürü Rodya'ya göre dünyaya hiçbir iyiliği dokunmayan bir kadındır. 2. Rodya, bir meyhanede konuşulan diyaloglardan sonra tefeci kadını öldürmesi gerektiğini ve dünyayı bir "bit yeniğinden" arındırması gerektiğini düşünmektedir. 3. Düşüncelerin tam haliyle oturmasından sonra Rodya kaldığı Motel'in yemekhanesinden bir balta yoluyla cinayeti işlemeyi yeğler ve cinayet planının temelini oluşturur. Gelgelelim öyle ya da böyle baltaya sahip olur, paltosunun iç cebine ilmek oluşturmak suretiyle baltayı saklamak için bir bölge oluşturur. Yukarıda yer alan cinayet öncesi üç temel sebepten sonra Rodya işe koyulur. İşe koyulacağı zaman, yani tefeci kadının apartmanına ve dairesine yaklaştıkça için haliyle korku ve heyecan basar. Elleri titrer, alnından ter damlaları boşalır, gözleri kararır ve sanki kendisini rüyadaymış gibi hisseder. Tefeci kadının kapısına ve daire katına geldiğinde sürgüyü çekip çekmemek için bekleyip durur ve nefeslenir. Tek sürgüyü çeker ve içeriden sesler gelmeyince bunu birkaç defa tekrarlar. Daha sonra içeriden gelen etek sesi hışırtlarını duyumsar, içeride tefeci kadının olduğunu algılar ve sürgüyü çekmeye devam eder. Çekilen bu sürgülerden sonra zil sesi iki tarafı da boğar ve tefeci kadın kapıyı ona aralar. Rodya ise gülümser bir yüzle ve aniden cevaplar verir. Verdiği cevaplara ve gülümser yüzüne kendisi de bir o kadar şaşırır... İçeri girdikten sonra yavaş yavaş her şey asıl haline bürünür. Rodya, paltosunun iç cebine ördüğü ilmekten baltasını çıkartır ve tefeci kadının kafasına ani bir darbe ile geçirir. Tefeci kadının kafasını ortadan ikiye olacak şekilde yarar ve baltayı kafasında sabitler. Hızlı bir şekilde işlediği cinayetten sonra baltasını elinde tutar ve tefeci kadının odasında yer alan çekmecelerden, komodinlerden ele geçirilebilecek değerli eşyaları alır. Yanı sıra tefeci kadının da üstünden çantasını almayı dener fakat tefeci kadın fazla ve kaba bir şekilde cimri olduğundan, çantayı boynuna bağlamıştır. Rodya bu ipleri baltası ile zar zor keser ve sonunda tefeci kadında bulunan çantayı ondan teslim alır. Tam çıkacağı sırada ikinci kurban tefeci kadının kardeşi Lizaveta olacaktır. İşte bana göre kitabın "Ceza" kısmı burada devreye giriyor ve Rodya suçsuz günahsız birisinin de ölümüne sebep oluyor. Rodya, Lizaveta'yı da öldürmek durumunda olduğundan balta ile Lizaveta'nın bağırış seslerine koşuyor ve Lizaveta minicik ellerine yukarıya kaldırıp onu durdurmaya çalışıyor fakat nafile. Rodya koşarak baltayı da Lizaveta'nın kafasına indirerek ikinci cinayetini işliyor. Tüm bu yaşananlardan sonra, kapıyı da açık unutmasından sonra, Lizaveta'nın da ölümüne sebebiyet verdikten sonra kapıyı kapatır ve yukarı gelenlerden kurtulmayı dener. Kısmen başarır ve gelenlerden kurtularak, istemeyeceği türden yine birilerinin başını yakarak kendini aklar. Bu sırada, Rodya cinayetinden kaçarken aşağı katta yer alan boya badana yapılan bir odada bekler ve insanlar yukarıya geçtikten sonra apartmandan bu şekilde kurtulur. Fakat bilemez ki cinayetin üstüne kalacağı birisi, birileri de var ve bu mümkün... Suç ve Ceza'nın bana göre giriş kısmı bu şekildedir. İlerleyeceğimiz kısımlarda işler bir sürü çeşitli güzel diyaloglara, konulara, yemek sofralarına, günahlardan arınma serüvenlerine giriyor. Bir kitap gibi tamamen anlatamayacağım için aşağıda vereceğim maddeler Suç ve Ceza'nın ilerleyen süreçleridir. Çokta uzun tutmak istemememin sebebi de kitabı okuyun ve betimlemeleri kitaptan algılayın diyedir. Buraya kadar okuyan herkese teşekkürlerimi sunarım. Marmeladov'un Hayatı ve Ölümü Marmeladov, incelemenin ve kitabın da başında göreceğiniz ve gözlemleyeceğiniz gibi ailenin sarhoş babasıdır. Aile derken Raskolnikov'un aile babası değil, Katerina'nın eşi ve çocuklarının aile babasıdır. Rodya ile meyhanede içen ve daha sonra karısından dayak yiyen bu adamın ölümü içler acısıdır. Marmeladov'un ölümü kitabın ilerleyen safhalarında Rodya tarafından görülür. Marmeladov kitapta geçen ve sürekli bahsedilen köprüde yürürken kendisine araba çarpar ve Rodya bunu fark eder. Sonrasında Rodya, Marmeladov'u hastaneye yetiştirmek yerine eve götürür ve bir doktor çağırır. Fakat Marmeladov, karısının ve çocuklarının önünde son nefesini verir. Ölüm anında geçen diyalogları yazmayacağım, okumanız ve kendinize göre değerlendirmeniz daha doğru olacaktır. Katerina Ivanovna'nın Hayatı ve Ölümü Katerina, kocasının yani Marmeladov'un ölümünden sonra daha fazla gün yüzüne çıkan bir karakter Suç ve Ceza'da. Ölümlerden sonra Katerina, yavaş yavaş sıranın kendisine geleceğinden farksız bir şekilde yaşamını sürdürür. Kocası Marmeladov'un ölümünden sonra Rodya kendisine ve çocuklarına ekonomik açıdan yardım eder ve maddi manevi her şekilde yanlarında bulunur. Katerina için değil, kızı Sonya'ya aşık olduğu için olacaklardır bunların hepsi. Katerina Ivanovna, kocası Marmeladov'un ölümünden sonra bir yemek organizasyonunda kitapta epey bir belirir. Yemekte kocasına saygı duymayan insanlara karşı tavrı, çocuklarına olan tavrı, kızı Sonya'ya atılan iftiralara karşılık tavırları ve annelik iç güdüsü ile çocuklarını koruma kapasitesi ve isteği kayda değer diyaloglar ve karakter gelişimidir. Epey de duygulandırır. Fakat bu kadın, yani Katerina verem hastasıdır ve yemek sofrasında bile verem hastalığından ötürü "kanlı öksürük" diyeceğiz, öksürük krizleri epey bir artmaktadır yavaş yavaş... Yemek anından sonra apartmanda yer alan Amalya Feodorovna yani ev sahibesi, evleri kiraya veren kadın ile Katerina arasında tartışmalar büyür... Amalya, Katerina'nın kızı Sonya için ağıza alınmayacak kelamlar söyledikten ve her durumda fahişeliğini vurguladığı için işler kızışır. En sonunda Amalya, Katerina ve çocuklarını evden kovar. Katerina Ivanovna karakteri ise şu sözüyle kitapta ünlüdür bence: "Dışarıya adalet aramaya gidiyorum. Nereden bulacağımı bilemiyorum ama bir şekilde adaleti bulacağımdan eminim..." Dışarıda adaleti kendi sisteminde arar aslında... Çocuklarına kıyafetler giydirir, köşe başlarında çocuklarını dans ettirerek ve şarkı söyleyerek ve tabii ki de kendisi de onlara eşlik ederek soylu bir aileden geldiğini, babasının çok önemli bir adam olduğunu her defasında savunur ve insanlara bu şekilde bir yaklaşım sunar. Fakat sokakta halkı rahatsız ettiği gerekçesiyle polisler gelir ve Katerina'yı durdurmaya çalışır. Ufak iki çocuk artık Katerina'nın deliliklerinden korkar ve kaçıştırmaya başlar kendi aralarında... Bu sırada Katerina çocuklarının peşinden koşarken kapaklanıp yere düşer ve hastalığı iyice tetiklenir. İnsanların ve Rodya'nın da yardımıyla eve götürülen Katerina, hastalığının son aşamalarına gelir ve artık bir acı gerçeği daha görürürüz. Eşiyle, kocasıyla, hayat arkadaşıyla aynı kaderi paylaşır ve son sözlerini çocuklarına söyleyerek hayatını kaybeder... EK: Sonya karakteri de yine buradadır. Annesinin de, babasının da ölümüne ufak kardeşleriyle beraber yakından şahit olmuştur. Nastasya'nın Hiçliği ve Rodya'ya Karşı Olan Tavırları Nastasya'yı kitabın başlarından ortalarına kadar aslında hep ve sık sık görürüz. Rodya'ya sürekli bir şeyler getiren, yemek yemesini sağlayan fakat arada sırada da bir o kadar söylenen bir karakter. Olayların da öyle ya da böyle hep içerisinde bir karakterdir Nastasya. Kitapta adına pek kelam söylenmemiş ve bir şey yapılmamış fakat bana göre, okuyucular olarak çıkarım yapmamız bizden de beklenmiş olabilecek bir durum. Bana göre Nastasya, Rodya'ya aşık olma potansiyeli olan, kendisi de en az Rodya kadar "hastalıklı düşünce yapısı"na sahip bir karakterdi. İkisinin arasında ki diyalogların az olması bu gerçeği (bana göre, benim düşünceme ve benim bakış açıma göre) değiştirmez. Değiştirmemeli de. Pulheriya Aleksandrovna, Hayatı, Çocuklarıyla İletişimi ve Ölümü Pulheriya yani Rodya’nın annesinin yaşamı ve amacı, kızı Dunya’yı Pyotr Petroviç Lujin ile evlendirmek ve ikisinin yaşayacağı iyi ve makul bir hayatın üzerine konumlanmaktır. Diğer manasıyla bir kuş gibi üşüşmekte diyebiliriz. Çocuklarına düşkünlüğünü her halinden belli eden bu anne modeli, bir yandan da hayatın acımasız gerçeklerine de değinerek ve kitapta da bize bu durumu yansıtarak kızının mutsuz olacağını "bile bile" diyorum çünkü bir okuyucu olarak bana göre bu böyle, sırf zengin bir yaşam için kızını bu evliliğe sürükler. Pulheriya, Rodya'ya karşı da hemen hemen aynı durumdadır. Üniversite öğrencisi çocuğuna aydan aya para gönderiyor fakat bir yandan da Dunya ve Lujin'in planlamalarını yapıyordu... Oğluna, Dunya ve Lujin'in görüşmek ve evlilik yolunda atacakları adımı yazan bir mektubunda bile "oğlunun duyguları"nı bana göre hiçe sayarak, bu bildiri metnini çok daha sonradan yayımlar ve yazar. Sözün özü, Pulheriya karakteri bana göre Dunya ve Rodya'nın başında iyi ve ciddi durabilecek, onları kollayıp koruyabilecek bir anne modeli değildir. Bu hayatta ki tek büyük hatası da Dunya'yı Lujin ile nişanlanmak yoluna kızını teşvik etmesidir. Gelgelelim bunu daha sonradan öğrenir ve anlar da... Pulheriya'nın ölümü Rodya suçunu karakol memurlarına itiraf edip, hapishaneye yollanınca, Sonya'da Rodya'ya bakınca ve ailesinden gelen mektupları Rodya'ya iletince gerçekleşir bir döneme denk gelir. Pulheriya hastalığından ötürü hayatını kaybeder ve bu acı haber Rodya'yı etkiler... Pulheriya karakterinin tüm yaşamı ve maksadı, çocuklarının mutluluğuydu fakat yaptığı tek bir hata yüzünden belki de vicdan azabı da ölümünü tetikledi? Okuyucular olarak her birimize düşen ayrı bir yorum çerçevesidir aslında bu... Pyotr Petroviç Lujin ve Dunya İle İlişkisi, Hayatı ve Kayboluşu Lujin karakteri kendinden emin, zengin, soylu, ekonomik açıdan gayet rahat olan bir karakter ama aslında içinde de bir o kadar kötülük barındıran bir karakter... Dunya ile evliliğinin asıl amacı ve mottosu şu olacaktır ve bu kitapta da çoğu kez geçer: "Ekonomik açıdan kötü, fakat fakir olmasına rağmen dünyalar güzeli, el değmemiş, namuslu, sadece bana köle olabilecek bir kız alabilmek..." Lujin'in hayatında ki amacı Dunya ile tanıştıktan sonra bu olmuştur. Kaldı ki Dunya'da gayet güzel ve namuslu bir kadındır. Namus kavramına da önem vermesi Lujin'i çeken husus olmuştur elbette... Nişanlılık sürelerince iyi geçen fakat daha sonra Rodya ile arası iyi olmayan Lujin bir ev sohbetinde epey çirkinleşir ve nişanlığı olduğu kadına şu sözleri sarf eder: "Senin adın kasabada böyle böyle diye geçiyordu bile, seni ben aldım, tüm bu sorunlara rağmen seni kabul ettim ve şimdi bana böyle mi yapıyorsun? Fahişe diye ismin etrafta geziyordu fakat ben bunların hepsini örtbas ettim bile..." Bu kelamlardan sonra Dunya Lujin'e rest çeker ve ayrılır. Lujin ise işleri daha da kızıştırarak Rodya'nın aşık olduğu kadın Sonya'ya girişimlerde bulunur. Katerina ile Sonya'nın Marmeladov için olan yemeklerinde bile Sonya'ya daha önceden bir tuzak kurar ve cebine yüz banknot ruble sıkıştırır... Daha sonra bu rubleyi "sen benden çaldın" diyerek onu fahişeliğini de ortaya atarak aşağılar... Fakat Lujin karakteri hikaye içerisinde kendi kendine hatalarından ötürü kaybolur ve bir daha dönmemek üzere satırlardan çıkar... Razumihin ve Rodya'nın Dostluğu, Dunya İle Olan İlişkisi ve Cinayeti Öğrenme Sahnesi Razumihin, kendince çeviriler yapan, okuduğu bölüm gereği de bir süre parasını çeviriler ile kazanan Rodya'nın en yakın arkadaşı ve dostu... Rodya'nın işlediği cinayeti, bir apartman sahnesinde, Rodya ve ailesi ve bir de Razumihin ortak bir gelecek konuşması yaparlarken öğrenir. Konuşmaları sırasında Rodya aşağı kata iner ve Razumihin'de peşinden gider ve neler olduğunu öğrenmek ister. Zaten bir şeyler seziyorduk Razumihin ve bunu iyice irdelemek ister. Ve Razumihin'in cinayeti öğrendiğini kitapta ki şu vurgulardan anlarız: "Razumihin ile Rodya arasında öyle bir enerji geçişi oldu ki, bazı söylemlere gerek bile kalmadı. Razumihin Rodya'nın gözlerinin içerisinde korkuyla kayboldu ve gerçekleri öğrendi." Bu paragraftan sonra zaten Razumihin'in de cinayeti öğrendiğini anlarız. Çoğu zaman sonra olayların gelişmesine de bağlı olarak Rodya, kız kardeşini Razumihin'e emanet eder ve Dunya'nın Razumihin ile evlenmesini sağlar. Lujin ortadan çoktan kaybolmuştur bile... Hikayenin sonunda ise, Razumihin gerçekten de can-ı gönülden sevdiği kadın Dunya ile bir evlilik hayatı kurar ve Rodya'da hapishanedeyken ona mektuplar gönderir, yardım edeceğini söyler, ileride iyi ve güzel bir hayatın kendilerini beklediklerini ona vurgular... Rodya ve Razumihin'de gerçek bir dostluğun hikayesini okumuş oluruz biz okuyucular kısaca... Arkadiy İvanoviç Svidrigaylov ve Hayatı, Dunya'ya Sapkınlığı ve Ölümü Svidrigaylov, hikayenin en başında, Dunya'nın çalıştığı evin çiftliğinde ki işverendir. Hikayenin başından beri Dunya'ya muhteşem bir sapkınlık ve hayranlık duyan bu karakter hikayenin sonlarına doğru tekrar ortaya çıkar. Kendisinde epey de para bulunuyordur dönemin Rusya'sına göre... Ve dönemin ekonomik şartlarına da göre elbette. Svidrigaylov, Rodya'nın cinayetinden sonra, hastalığının ve akıl sağlığının iyice kaybolduğu dönemlerde ortaya çıkmıştır. Rodya uyurken odasında onu izleyen, onu takip eden bir karakterdir. Daha sonrasında Rodya onu ufak ufak takip eder ve bir meyhanenin köşesinde tekrar karşılaşırlar. Fakat bu sever Svidrigaylov kafasını eğer ve Rodya'yı görmezden gelmek ister fakat başaramaz. İkilinin meyhane konuşmalarında her şey netliğe kavuşur. Svidrigaylov sapkınlığını, kadın düşkünlüğünü, hayatı sadece seks ve eğlence, zevk ve şehvetten, aldığı zevkli duyumlardan ibaret olduğunu Rodya'ya açıklar. Bu noktada Rodya'nın kız kardeşi Dunya'ya da olan aşkını ona sunar. Rodya bu duruma elbette sinirlenir ki buna karşı çıkar kendince... Öte yandan Svidrigaylov Dunya'ya para yardımı yapabileceğine, on bin rubleye kadar bunu çıkarabileceğini söyler. Kaldı ki şu da gün yüzüne çıkar: Marfa Petrovna, Svidrigaylov'un eşidir. Marfa, zamanında Dunya hakkında kentte "fahişe" tarzında haberler yaydığı için ve daha sonradan bunu farkına vardığını, yani hatasını farkına vardığını anlayınca ölmeden önce de Dunya ile belirli bir miktar para ayarladığını kitapta görürüz. Bu para da Svidrigaylov aracılığıyla Dunya'ya kitapta verilir... Meyhane konuşmalarından sonra da Svidrigaylov, Dunya ile bir buluşma ayarlar. Kitapta sürekli geçen köprüde olacak bu buluşmada Dunya ve Svidrigaylov, Svidrigaylov'un da isteği ve ricasıyla, hatta biraz da zorbalığıyla eve giderler. Svidrigaylov'un evinde Svidri, kapıları kilitler ve Dunya'nın gözlerinin içerisine bakar. Olacaklar okuyucular tarafından az çok tahmin edilebilecek şekildedir muhtemelen... Dunya bu esnalarda geri adımlarında masanın altında bir Revolver bulur ve tetiği çekip Svidri'ye tutar. Bu esnada Svidrigaylov şu sözleri söyler. "Ateş edecek misin? Ateş et." Bu kelamlarından sonra da Dunya'nın bunu yapması için üzerine yürür. Dunya Revolver'ı bir kez ateşler ve mermi Svidri'nin kulağını deler geçer. Kafasının yan tarafı kanayan Svidrigaylov hiçbir şey olmamış gibi aşk dolu gözlerle hala Dunya'ya bakmaya devam ediyordur... Silah yere düşer ve ikili iyice yakınlaşır. Svidri, Dunya'ya bakarak şu sözleri söyler. "Bana hiç aşık olmadın mı? Bir şansım yok mu seni elde edebilmek için?" Dunya bunun olmadığını defalarca vurgular ve sonrasında garip bir şekilde, belki de sırf aşkından ötürü Svidri, Dunya'yı serbest bırakır ve oracıkta gitmesini sağlar... Bu yaşananlardan sonra Svidri çöküş dönemine geçer ve kirli Motel odalarında günlerini geçirir... Ölümü ise kendi Revolver'ı ile olur. Amerika'ya gitmek için konsolosluk bölgesinde karşısında duran bir görevlinin önünde Svidri kendi kafasına ateş eder ve kendi kafatasını parçalar... Hikayenin Sonu, Sonya ve Rodya'nın İlişkileri ve Kitaptan Çıkaracağımız Sonuç ve Denklemler Hikayenin son aşamalarında, Rodya ve Sonya'yı belirli bir süreden sonra çok güzel bir hayat bekler. Bu hayattan ve Rodya'nın hapishaneye gitmesinden önce Sonya ile arasında geçen ev sahneleri şu şekildedir. 1-) Sonya ile Rodya, Sonya'nın evinde İncil'den bir bölümü okuyup kendi kendilerinin günahlarını algılar ve düşünür, bu sayede de "kader ortağı" diye kendilerini belirleyip günah çıkarırlar ve bir nevi günahlarından bir süre de olsa arınmayı tercih ederler. 2-) Rodya, Sonya'ya şu sözleri sarf eder: Senin yaptığın bu iş ve bu meslek, geleceği olan, sana iyi gelebilecek ve seni olgunlaştırıp iyi bir insan yapabilecek bir meslek değil. Fahişelik, bedenini satmak, sadece seni kötü yolun en dibine sokacak ve yavaş yavaş bu yolda kaybolmanı sağlayacak. Arkada kalan kardeşlerine de bakamamanı, annenin ve babanın onurunu yaşatamamanı ve bu pis çevrede eriyip gitmeni sağlayacak. 3-) Fahişeliğe devam edecek olursan, ya bu yolda kaybolacaksın, ya da bir başka seçenek kendi kararını verip intihar edeceksin. Dönüşü yok. Kurtuluşu yok. Bu mümkün değil. Rodya, kitapta fahişeliği ve katil olmayı aynı kefeye koyar ve aynı kefede değerlendirir. Rodya'ya göre fahişelik ve katil olmak, hem kendine zarar vermek, hem kendi iç dünyanı karartmak, hem de bir başkasının hayatını karartmaktan geçer. İkisi de aynı kefede değerlendirilip, ikisi de aşağılık birer hareket ve eylemin sonuçlarıdır... Hikayenin son aşamasında ise, Rodya ve Sonya bir taşın üstünde hapishane avlusunda oturup güzel bir manzaraya bakar... Yedi yıl sonra kuracakları hayatı düşünüp gözlerinden akan göz yaşı damlalarıyla hayallerinde ve gelecek planlarında süzülüp kaybolurlar... İncelemeyi okuyan herkese teşekkürler.
Edebiyat
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025194,3bin okunma
··
684 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.