Kafalarda soru işareti bırakan, hatta eleştiri dünyasını ikiye bölen bu eseri inceleyelim.
Kitabın isminden başlayabiliriz. Çoğumuzu ismiyle ilk bakışta toplumcu gerçekçi tarzda yazılmış bir eser olduğuna ikna eden Çavdar Tarlasında Çocuklar aslında o kadar uzak ki . Büyük bir yanılgı hatta .
Bu yüzden okuyacak kişilerin bu tuzağa düşmemesini öneririm:)
İlginç bir üslupla yazılmış oluşu eleştirileri de beraberinde getiriyor aslında. Edebi üslup yönünden oldukça noksan olan bir yapıt. Tam tersine üslup yönünden amerikan dublajı oldukça çağrıştırıyor . Böylece eleştirmenlerin bam teline basıyor .
Kimileri kitabın edebi yönden önem teşkil etmediğini söylerken kimileri de sıra dışı bir üslupla yeni bir çizgi oluşturduğunu düşünüyor.
Kitabın içeriğine biraz değinecek olursak henüz reşit olmayan Holden adlı karakterin eğitim ve sosyal yaşamı hakkındaki sorunları ergenliğin verdiği psikolojik tepkilerle yansıtmasını konu alıyor.
Açıkçası bazı davranışları gözlemlediğimizde Holden 'ın her bireyin geçirdiği ortak bir ergenlik sürecini temsil ettiğini görmekteyiz . Kimlik arayışında bireylerin yaşadığı sorunların güzel bir özeti olan Holden anıları ve iç konuşmaları ile eseri akıcı kılıyor. Aynı zamanda toplumsal yaşamda, iletişimde kalıplaşmış bazı hoşnutsuzlukları da ergen psikolojisi ile eleştiriyor. Bu yönüyle çok gerekli bulduğum isyanları barındırıyor.
Okumaya başlamadan önce daha farklı beklentilere sahip olduğum bu eser hakkında nötr kalmayı tercih ediyorum fakat edebi yönden de kaçınılmaz bir şekilde eksikliğini hissediyorum . Bakış açısına göreceli olan bu eserin en iyiler arasında önceliği sahip olması gerektiği fikrinde de değilim.
17 yaşında birinin hayata bakış açısını ve problemleri algılama şeklini merak ediyorsanız okuyabilirsiniz.
10 üzerinden "6".