Kitabın anlatmak istediği konu güzeldi. Ülkemizde Piraye ve Haşim gibi kalıplaşmış, yanlış fikirler yüzünden canı yanan çok insanımız var.
Konunun işlenişine geldiğimizde edebi yönden yeterli değildi. Okurken yaşanılan olayların ağırlığının farkında olmama rağmen gerektiği kadar etkilenemedim.
Kitabın arkasındaki yorumları okuduğumda Piraye karakterini çok bilinçli ve dayatılan yanlış fikirlere boyun eğmeyecek kadar güçlü zannetmiştim maalesef okuduğumda aynı kanıya varamadım.
İlerleyen kısımlarda Piraye isteklerinden ve özgürlüğünden çabucak vazgeçiyor. Mesela tutkuyla istediği başka bir üniversite olmasına rağmen babasının ısrarı üzerine bundan vazgeçip ve bir süre sonra tamamen unutuyor.
Karakterimiz "özgürlüğüne" aşırı düşkün olmasına rağmen aşık bile olmadığı Haşim Ağa'nın evlenme teklifini reddedemiyor . Zaten bu iki karakterimiz birbirinden o kadar zıt ki... Haşim' in Ağa olması yaş fark etmeksizin herkese elini öptürmesi aslında Piraye' nin düşünce yapısına hiç mi hiç uymuyor.
Piraye Haşimle evlenmeyi sırf zengin ve yakışıklı olduğu için kabul etmiş gibi hissettim , maalesef.
Karakterimiz ilerki sayfalarda kocasından gördüğü şiddeti de hemen sindiriyor ve ona biran önce evlat verebilme derdine düşüyor.
Kısacası Piraye benim gözümde fikirlerinin arkasında durmayan , evliliği oyun gibi gören (olmazsa bırakırım diyebilen ) yaşadığı çoğu haksızlığı çabucak sindirebilen bir karakter olarak kaldı.
Canan Tandan okuduğum ilk kitap oldu. Yazarı daha iyi değerlendirebilmek için başka kitaplarına da göz atmayı düşünüyorum.
PirayeCanan Tan