·144 syf.··Beğendi
···Okunma: 03 Mayıs 2023 13:35 Otuz dört yaşındaki Kim Jiyeong’un yaşantısının kısa bir özeti ile başlıyoruz. Jiyeong üç yıl önce evlenmiş ve önceki yıl bir çocuk sahibi olmuştur. Kocası ve kızı ile birlikte bir dairede kirada yaşamaktadır. Bir reklam ajansındaki işinden doğum yapmasına birkaç hafta kala ayrılmış ve şu anda kızına tek başına bakmaktadır. Jiyeong’un yaşadığı toplum içindeki o ana kadar “normal” seyrinde gitmiş olan yaşamı 2015 yılında değişir. Zaman zaman kendi kimliğini unutup hayatında tanıdığı ve hayatına etki etmiş kadınların ağzından konuşmaya başlar. Aynı kaderi paylaştığı kadınların sesi olmaya başlamasıyla kocasını ve ailesini tedirgin eder.
Bir sonraki bölümden itibaren doğumundan başlayarak yaşamını okuduğumuz Jiyeong’un adım adım bu noktaya nasıl geldiğini bununla beraber de Güney Kore’de seksenli yıllardan günümüze toplum tarafından ötekileştirilen kadınların durumu hakkında bilgi sahibi oluyoruz. Tabi anlatılanların çoğu Güney Kore’ye özel durumlar değil.
Üç kardeşin ikincisi olarak doğan Jiyeong’un bir ablası ve bir erkek kardeşi vardır ve daha küçük yaştan kardeşinin yediği mamadan yemek isteyince babaannesi tarafından ailedeki yeri hatırlatılır. Sofrada erkeklere öncelik verilir ve erkek kardeşinin giydiği kıyafetler uyumluyken o ve ablasının kıyafetleri hep “ayrı telden çalar”. Okuldaki kıyafet yönetmeliği erkeklere kızlara uygulandığı sıklıkta uygulanmaz. Ergenliğe girdiğinde regl olduğunu saklaması bundan utanç duyması öğretilir ve tacize uğradığında babasından azar işitir. Üniversiteyi bitirince de bu muameleden kurtulamayacaktır kendisinden daha az başarılı erkeklere mülakatlarda ve işe alımlarda öncelik verilecek binbir güçlükle bir iş bulduktan sonra aynı işi yapan erkeklerden daha az maaş alacak ve en sonunda bu yorucu ama sevdiği işi çocuğuna bakmak için bırakmak zorunda kalacaktır.
Kitap sade ve tarafsız bir üslupla yazılmış ve belki de bu ve kadınlar hakkında verilen istatistiklerin gerçek araştırmalara dayalı olması –bu araştırmaların isimleri ve verilen rakamların kaynakları dipnotlara eklenmiş- okurda insanı uyandıran bir etki yaratıyor. Anlatılanlar dünyada milyonlarca kadının günlük olarak katlanmak zorunda bırakıldıkları gerçek olaylar. 21. Yüzyılda kadınların hala maruz kaldığı ayrımcılık insanlık olarak bazı konularda hala ne kadar geride olduğumuzu hatırlatıyor. Bu kitabı özellikle erkeklere tavsiye ediyorum.