Puan vermedi·318 syf.····Okunma: 06 Mayıs 2023 23:52 Semerkant; Lübnan asıllı Fransız yazar Amin Maalouf tarafından kaleme alınan bir roman.
Ömer Hayyam’ın 1072’nin yaz aylarında Semerkant’a gelmesiyle başlamaktadır. Hayyam o zaman 24 yaşındaymış. Ömer Hayyam 11. yüzyılda yaşamış İranlı bir şair. Rubaileriyle ünlü bir isim.
Kitapta da Hayyam’ın hayatından ve rubailerinden, İran tarihinin coğrafyasından bahsedilmektedir.
Hayyam’ın yazdığı rubailer genellikle şarap, yaşamın güzelliği ve boşluğu üzerinedir. (syf.68)
Hayyam Semerkant’a geldiğinde bir kavgaya dahil olur ve kadının karşısına çıkarılır. Kadının tavsiyeleriyle eserlerini bir kitapta toplar.
Ömer Hayyam ile Ebu Tahir, Karahanlı hükümdarı Nâsır Han’ı ziyarete giderler. Bu ziyaret sırasında Hayyam, aniden gördüğü Cihan isimli kadına aşık olur. Cihan’la aşk yaşarlar. Selçuklu Türkleri’nin Semerkant’a saldıracakları korkusu var insanların üzerinde. Bu yüzden de türkleri sevmemektedirler.
Haşhaşinler tarikatını kuran Hasan Sabbah; zeki, araştırmacı fakat bilgisini ve yeteneklerini kötüye kullanan birisi. Hayyam Isfahan’a doğru yola koyulurken kervansarayda konaklayıp Hasan Sabbah ile tanışır. Hasan Sabbah, bu kurduğu tarikat amacıyla Nizam ve Melikşah’tan intikam almaya çalışır. Melikşah’ın da yardımıyla Nizam’ı öldürürler ve Nizam’ın adamları da Melikşah’ın bu işte parmağını olduğunu düşünüp Melikşah’ı da öldürürler. Ömer Hayyam’ın el yazması Hasan Sabbah tarafından çalınır. Alamut Kalesi’ne getirilir.
Burda da Moğol ordusu tarafından kale ele geçirilir. Moğol ordusu komutanı da Hülâgû Han.
Başka bir karakter olan Benjamin O. Lesage Ömer
Hayyam’ı merak eder, onu araştırmaya başlar.
Benjamin, Semerkant el yazmasına ulaşmıştır fakat Titanic gemisine binerek Amerika’ya gitmek isterken “Rubaiyat” geminin batmasıyla sonsuza dek kaybolmuştur.
Hikaye, Semerkant’ta başlayıp, Titanic gemisiyle son bulmuştur.
Amin Maalouf, Tuğrul Bey, Melikşah, Alparslan gibi Türk hükümdarları hakkında kötü yorumlarda bulunmuş.(Bunun nedenini araştırdığımda Maalouf’un Türk düşmanı olduğu çıktı karşıma.)
Türk hükümdarlarını küçük düşürücü bir dille kaleme almış, Maalouf.
“Selçuklular böyledir işte, kâh dinsiz imansız çapulcular, kâh aydınlık hükümdarlar olurlar, ellerinden hem her türlü alçaklık gelir hem de her türlü soylu davranış. Özellikle Tuğrul Bey tam bir imparatorluk kurucusu kumaşındandı.” (syf.51)
Tarihi tarafsız bir dille anlatabilirdi. Sıkılarak okuduğum kitaplar arasında yer aldı ama okumanızı tavsiye ederim. Türk hükümdarlarını kötüleyen bir yazarın kalemini okumak size neler hissettirecek ?