Gönderi

Puan vermedi·255 syf.··
2023 6. kitabı
Dostoyevski'nin Öteki'si kimlik ve insan ruhu temalarını araştıran karmaşık bir psikolojik roman. Akış, kahramana fiziksel olarak benzeyen ve hayatında kendi yerini almaya çalışan bir görüntü ikizinin üzerinde ilerliyor. İncelemeyi olabildiğince içerik vermeyeye çalışarak, sadece bende yarattığı hissiyatları anlatarak tamamlamaya çalışacağım ki, henüz başlamayanın merakına, çokça bitirenlerin okuduğu bir yazıda ket vurulmasın. Öteki Dostoyevski'nin ikinci romanıydı. Yazdığı mektuplarda Öteki'nin bir şaheser olacağını hatta onu Ölü Canlar'dan daha çok seveceğini söylemiş kardeşine, fakat yıllar sonra fikrin parlak ama uygulamanın başarıya ulaşmadığını, beklentileri karşılayamadığını yazmış. Tabii yıllar sonra Suç ve Ceza, Ezilenler, Karamazov Kardeşler gibi eserler çıkaracak bir el için bu kıyasta bir şey denemezdi. Öte yandan ben, Dostoyevski'nin parlak olarak değerlendirdiği fikri uygulamada da aynı ışıklar içinde görüyorum. Tabii diğer romanlarına kıyasla, onu klasikleştiren ruhsal çözümlemeler pek yoğun değil, bu açıdan düşündüğünüzde, Dostoyevski penceresinden baktığınızda o farkı hissetmek mümkün... Sanıyorum başarısız olarak değerlendirdiği bu romandan sonra terk ettiği metoduydu. Yeri gelmişken, bu metot, bir kahramanı anlatırken içinde bulunduğu ruhsal duruma göre o ikircikli ruh halini bir "ikiz"le çoklamak, "öteki"ni oluşturmak olsa gerek. Bu tarzı ilk kez kullanıp, terk ettiği romanı olduğu için yazarı okumada bir kilometre taşı diyebilirim eser için. Romanda kahraman Golyadkin'in ruhunun derinliklerine inilir, zihninin içsel işleyişi ve eylemlerinin ardındaki motivasyonlar araştırılır. Ana temalarından biri, üstte dediğim gibi çift ya da ikiz fikridir. Eserin Rusça isminin "Çift" olduğunu ve İngilizce'ye "The Double" olarak çevrildiğini bilmekte fayda var. Bu tema Dostoyevski edebiyatında şekil değiştirip tekrar eden bir motif sanki. Herkesin karanlık bir yanı, dünyadan sakladığı bir parçası olduğu fikri geçiyor çoğu incelemede. Bana kalırsa Dostoyevski o dönemlerde adı bile konulmamış bir klinik tanıya sahip karakterin iç dünyasına davet etti bizi. Golyadkin'in gergin, tek söylemde tekrar eden cümlelerini okurken şüphe uyandıran, düşündüren bir empati içine girmemek elde değil. Çiftine nefreti ve sevgiyi beraber beslemesi, varken onu yok etmek istemesi, yokken dünyada önemsizleşmesi, kurtuluşunun acıyla onun varlığında oluşunu kabul etmesi ve onda araması gibi çok güçlü nevrotik düşünceler okunuyor satır aralarında. Bir örnekle, Golyadkin'in ikizi ile uzlaşırken mücadele verdiği görülür. Başlarda ondan korkar ve kendi varlığı için bir tehdit olarak görür. Ancak hikaye ilerledikçe ikizini kucaklamaya ve hatta onu bir arkadaş olarak görmeye başlar. Ruhtaki bu çift taraflı bıçağı, bilinçli benlikle bilinçdışının dış dünya etkileşimlerinin uzlaşmaya çalışması, ya da bu etkileşimleri anlamlandırılabilir hale getirmeye çalışırken bilinçli halin kendi iç mücadelesinin bir yansıması olarak görebiliriz. Daha çok şey yazılır, türetilir ama upuzun olmasın, son olarak roman, güç ve sosyal hiyerarşi fikrini de araştırıyor bence. Golyadkin, etrafındakiler tarafından sürekli küçümsenen ve ezilen bir hükümet memurudur. İkiziyse, otoriteye karşı durabilen ve kendi hakimiyetini savunabilen, kendisinin güçlü ve kendine güvenen bir versiyonu olan, Jung'un deyimiyle bir persona da olabilir. Bu bağlamda, Golyadkin'in güç ve statü arzusunun, itaate değer veren bir toplumda nasıl bir maskeyle varlığını sürdürdüğünü belki de bu ikizi, ötekisi, çifti veyahut nasıl demek istiyorsanız o hali anlatıyordur. Bir de bu açıdan değerlendirilmek, düşünmek eminim eğlenceli olur...
Edebiyat
ÖtekiFyodor Dostoyevski · İletişim Yayınları · 201930,4bin okunma
·
80 Gösterim
Yorumlar
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.