Çevirmen:
Ergin Altay
Tasarımcı:
Suat Aysu
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·255 syf.··
Beğendi
·
2024 7. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Ocak 2024 20:22
Kahramanımız Goldyatkin kendi olmaktan memnun değildir,kendinden kaçmak istemektedir hiç birşeyin farkında olmadan şizofreni yaşamaktadır. İşte tam orada öteki ile tanışır. Birey olma yönünde ilerlemeye çalışmak ve karşımızda toplumsal mantıksızlıklar vardır. Birey olarak buna ne kadar uyum sağlayabiliyoruz işte artık sosyal asosyal kavramıda burada karşımıza çıkıyor; ve toplumda ben değil ,mecburen öteki oluveriyoruz. Fyodor DostoyevskiFyodor Dostoyevski bize insanlardaki derin ruhsal acıları,duygu değişimlerini anlık olarak mükemmel veriyor. Kitap bana direk Dövüş KulübüDövüş Kulübü filmini aklıma getirdi maalesef kitabını okumamıştım. Filmi izleyip beğenenler direk okuyabilir. Filimdeki kurgu kadar olmasada oldukça iyi. Fyodor DostoyevskiFyodor Dostoyevski sevenler es geçmesin zaten. İyi okumalar.
Edebiyat
ÖtekiFyodor Dostoyevski · İletişim Yayınları · 201930,4bin okunma
Puan vermedi·255 syf.··
2022 3. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 16 Ocak 2022 22:07
Temelde üst sınıfa çıkmak, üst sınıfın gözüne girmek, onlardan biri olmak yolunda çalışan kahramanımız Golyadkin'in bu mücadele içerisinde "ÖTEKİ'leşmesi" işlenmiş. Kahramanın
ÖtekiFyodor Dostoyevski · İletişim Yayınları · 201930,4bin okunma
Puan vermedi·255 syf.··
Beğendi
·
2025 2. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 06 Ocak 2025 18:57
Öncelikle kitabı bitirebildiğime sevindim demek istiyorum. İletişim Yayınlarından okudum ÖtekiÖteki 'yi. Gayet başarılı bir çeviri bence. Bir ön söz ve Son söz kısmı mevcut ama ben onları okumadım çünkü biraz bunaldım okurken. ÖtekiÖteki Fyodor DostoyevskiFyodor Dostoyevski 'nin 2. kitabıdır. Pek de beğenilmemiş diye duydum. O yüzden bende rahatça itiraf edebilirim birazcık sıkıldım. Kahramanımız Golyadkin'in şizofrenik ruhsal geçişleri birazcık beni bunalttı. Ama herkesin tarzı farklıdır siz çok da beğenebilirsiniz. Ben çekinerek de olsa kendi fikrimi söylemek istedim. Herkese keyifli okumalar..
1000Kitap
ÖtekiFyodor Dostoyevski · İletişim Yayınları · 201930,4bin okunma
Puan vermedi·255 syf.··
2020 18. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 23 Mart 2020 20:37
Hangi tarafın galip gelecek ? İyi tarafin mı ÖTEKİ tarafın mı? Şizofreni denilince akla gelen ilk eserlerden biri olan Fıght Clup ile arasında büyük bir örtüşme mevcut olan bu kitap yorumlamaya çok açık değil aslında, kitabın ilk sayfalarından itibaren konunun nereye gittiğini ve "ötekinin" kim olduğunu apaçık anlamak zor değil. O dönemde bu tarz bir kitabın nasıl bir heyecan ve merak uyandırdığını hayal edemiyorum, filmi izlemeden önce okumuş olsaydım belki daha çok etkilenirdim ama bu elbette müthiş bir eser olduğu gerçeğini değiştirmez eser bize, hep içimizde var olan "öteki" ile nasıl yaşamaya çalıştığımızı göstermiyor mu zaten? Siz hanginize daha çok söz geçiriyorsunuz? Keşke o dönemde olup bu heyecanı daha farklı bir boyutta yaşasaydık.
ÖtekiFyodor Dostoyevski · İletişim Yayınları · 201930,4bin okunma
Puan vermedi·255 syf.··
Beğendi
·
2019 16. kitabı
"Nereye gitsem bir şairin benden önce oraya uğramış olduğunu gördüm. " diyor Freud. Dostoyevski de bu ilklerin başında geliyor şüphesiz. Öteki ; Dostoyevski tarafından, psikotik bir vakanın semptom ve sebeplerinin hayret verici bir şekilde öngörüldüğü bir eser. Kendisi de bu eseri için " Edebiyat yaşamımda bu düşünceden daha ciddisini hiç bir zaman tasarlamamıştım " diyor. Eser ilk zamanlarda beklenen ilgiyi görmemiş ve eleştirilmiş. Dostoyevski ise kardeşine yazdığı bir mektupta hayal kırıklığını şu cümlelerle dile getiriyor : "... Ne var ki şeklen başarısız bir öykü oldu bu. Eğer bu düşünceyi şimdi ele almış olsaydım ve tekrar yazıya dökmem gerekseydi tamamen farklı bir şekilde oturtmak isterdim ; gel gör ki 46 yılında bu şekli yakalayamadım ve öykünün üstesinden gelemedim." Dostoyevski'nin tatmin olmadığı bu eser bugün biz okurlarında hayret ve hayranlık uyandıryor. Eserin o vakitler beğenilmemesinin sebebi , kendi dönemi için çok ileride bir eser olması dolayısıyla yeterince anlaşılmamış olması olabilir. Teknik olarak oturmayan noktaları olsa da 170 yıl önce böyle bir fikir denemesi ancak Dostoyevski'den beklenirdi diye düşünüyorum. Yaptığım ayrıntılı incelemeye aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz. Keyifli okumalar... mobil.newspdr.com/yazarlar/esin-d...
ÖtekiFyodor Dostoyevski · İletişim Yayınları · 201930,4bin okunma
10/10
·188 syf.··
2016 28. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 26 Aralık 2016 02:59
Aslında filmlerin kitapları iyi yansıtmadığı herkes tarafından bilinen bir şeydir. Ancak sanırım burada bir istisna söz konusu. Öteki kitabının filmi cidden kitabın da önüne geçmiş bence. Karakterimiz dokuzuncu dereceden devlet görevlisi Bay Golyadkin ile birden bire ortaya çıkan ve onu deliliğe kadar sürükleyen ikizi ve adaşı yani öteki Bay Golyadkin'in öyküleri psikolojik bir çerçeveden yansıtılmış okuyucular. Her ne kadar yayınlandığı tarihte beklediği ilgiyi görmese de hatta günümüzde bile çoğu kişi bilmese de bireyin iç dünyasını anlatan eserleri seven kişilerin kesinlikle okuması gereken bir kitap.
ÖtekiFyodor Dostoyevski · İletişim Yayınları · 201930,4bin okunma
Ha ordaki
Puan vermedi·255 syf.··
Beğendi
·
2020 90. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Ekim 2020 19:19
Dostoyevski'nin kronolojik olarak okuduğum ikinci kitabı. Bu sıra ile gitmenin okumalarımı daha verimli kılacağını düşünüyorum. Bu yöntemle okuma yapmak yazarın yazın hayatını psikolojik durumunu ve
ÖtekiFyodor Dostoyevski · İletişim Yayınları · 201930,4bin okunma
Puan vermedi·255 syf.··
2021 8. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 31 Ocak 2021 21:41
Verilmek istenen mesajı tam olarak alamasam da farklı bir bakış açısı oluşturdu, ki Dostoyevski sonrasında kabul etmiş fikrini doğru şekilde ifade edemediğini. Kitabı ya hayal ya da gerçek diye kabul edemiyoruz. Sonuçta herkesin devlet hiyerarşisini sorguladığı veya toplumda yaşadığı olayları içinde tekrar değerlendirdiği bir ''öteki''si vardır. Yazarın 1800lü yıllarda şizofreni ve kişilik bölünmesi fikrini işlemesi son derece çarpıcı. Yine de bu karakteri okumak fazlasıyla yorucuydu.
ÖtekiFyodor Dostoyevski · İletişim Yayınları · 201930,4bin okunma
Öteki
9/10
·255 syf.··
2020 6. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 10 Şubat 2020 18:50
Dostoyevski'nin anlatımında olduğu gibi "Kahramanımız"; yani Yakov Petroviç Golyadkin'in hikayesi anlatılmıştır. Kronolojik olarak ikinci ve sonradan düzenlenen romanlarıdır. Bu romandan sonra idam cezasına çarptırılacak ve sonrasında idam cezası kaldırılıp sürgüne gönderilecektir. Kitaba dönecek olursak, Kahramanımız, dokuzuncu dereceden memurdur. Bu haliyle astlarına hakir gören bakışlarla bakmaktadır, lüks yemekler yiyip kiraladığı araçlarla gezmektedir. Tabi o elim geceye kadar her şey yolundadır... Gittiği davette, üstelik beğendiği kadına da görünecekken davetli listesinde olmadığı gerekçesiyle zorla dışarı çıkartılmasıyla ikilemleri ve hırslarıyla olan mücadelesi başlar. Kitabın efsunlu kısmı ise; Bu kriz gecesinde yaşadığı şokun etkisiyle kendisini Petersburg sokaklarına savurduğunda birisiyle karşılaşır. Bu karşılaştığı kişi " Öteki" olarak anılacaktır. Küçük Golyadkin yani "Öteki", kahramanımızın cismen çok benzeridir. Golyadkin'in iç hesaplaşmaları ve zorla bastırdığı kabalığını okuyacaksınız. Mükemmel bir kitap okudum. Herkese tavsiye ederim.
Edebiyat
ÖtekiFyodor Dostoyevski · İletişim Yayınları · 201930,4bin okunma
6/10
·255 syf.··
2020 21. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 07 Şubat 2020 14:40
Patavatsız olmamdan mütevellit, sonda söyleyeceğimi başta söyleyeyim ki hemen afaroz edebilesiniz beni: Sevmedim. Dövüş Kulübü benzetmesi yapıldığını da bilmiyordum üstelik, okuduktan sonra dedim "ben önemli bir yerini kaçırdım herhalde, diğer yorumlara da bir bakayım", o vesileyle öğrendim bu benzerliği. Benim aklıma Dövüş Kulübü'nden ziyade Dr. Jekyll ve Bay Hyde gelmişti okurken; sonuçta kişilik bölünmesi teması aşağı yukarı benzer şekilde işleniyor edebiyatta. O yüzden çok sarsılmadım, belki hikaye kısa olduğu için giremedim içine. Nedenini bilemiyorum ama Dostoyevski bu değil onu biliyorum. Muhteşem kitaplarıyla Dostoyevski okumaya devam elbette...
ÖtekiFyodor Dostoyevski · İletişim Yayınları · 201930,4bin okunma

Yazar Hakkında

Fyodor DostoyevskiYazar · 137 kitap
Fyodor Mihayloviç Dostoyevski (Rusça: Фёдор Миха́йлович Достое́вский) (d: 11 Kasım 1821, Moskova - ö: 9 Şubat 1881, Sankt Petersburg), Rus roman yazarı. Dostoyevski, Mikhail ve Maria Dostoyevski'nin oğlu olarak 11 Kasım 1821 tarihinde Moskova'da doğdu. Altı çocuklu ailenin ikinci çocuğuydu. Babası Mikhail, askeri cerrahlıktan emekli olduktan sonra Mariinsky Hastanesi'nde yoksullara hizmet etmeye başladı. Hastane, Moskova'nın en kötü yerlerinden birinde bulunuyordu. Dostoyevski de bu hastane de doğdu. Mikhail, alkole bağımlıydı ve evini sıkı disiplin ile yönetiyordu. Çok kolay sinirlenebiliyordu. Dostoyevski'nin annesi Maria ise bir tüccar kızıydı. Dostoyevski, çocukluğunu çoğu zaman sarhoş bir baba ve hasta bir anne arasında geçirdi. Babasının çalıştığı hastaneden bulunan hastalar ile vakit geçirmeyi ve onların hikâyelerini dinlemeyi çok seven Dostoyevski, ilköğrenimini Moskova'da yaptı. Annesi tüberküloz hastalığı yüzünden öldüğü zaman, sert disipliniyle tanınan Petersburg Mühendis Okulu'na gönderildi. Arkadaşlarının, sinirli ve aşırı duyarlı bir yapıya sahip olduğu için "Ateş Fedya" lakabını verdikleri Dostoyevski, Petersburg'ta zamanını kitap okuyarak, düşüncelere dalarak ya da kardeşi Mihail ile söyleşerek geçirdi. Babasının 1839'daki ani ölümünü burada öğrendi. Okulu başarıyla bitirdikten sonra İstihkâm Müdürlüğü'ne girdi. Bir yıl sonra istifa ederek buradan ayrıldı. Ordudan ayrıldıktan sonra edebiyata yönelen Dostoyevski'nin ilk kitabı İnsancıklar, 1846 yılında yayımlandı. Bu eserinin ardından yazdığı kitaplarla beklediği başarıya ulaşamayan Dostoyevski'nin umudu kırıldı ve politikayla ilgilenmeye başladı. 1849 yılında devlet aleyhindeki bir komploya karıştığı iddiası ile tutuklandı. On ay hapishanede kalan Dostoyevski, kurşuna dizilmek üzereyken diğer sekiz tutuklu arkadaşı ile affedildi. Cezası dört yıl kürek, dört yıl da adî hapse dönüştürüldü. Cezasını çekmesi için Sibirya'da bulunan Omsk Cezaevi'ne gönderildi. Burada geçirdiği dört yılın ardından er rütbesi ile hizmete verildi. Subaylığa kadar yükseldi. 1857 yılında Maria Dmitrievna Isayeva ile evlendi. Beş yıl boyunca görev yapan Dostoyevski, 1859 yılında özgür bırakıldı ve Petersburg'a yerleşti. Petersburg'a döndükten sonra Ezilenler (1861) ve Ölüler Evinden Anılar (1862) adlı eserleri yazdı. Kardeşiyle birlikte iki dergi çıkardı. 1862'de arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar bağımlılığı yüzünden maddi açıdan darlığa düştü. Bu dönemde Yeraltından Notlar (1864), Suç ve Ceza (1866), Kumarbaz (1866), Budala (1868), Ebedi Koca (1870) ve Ecinniler (1872) gibi eserleri yazdı. Eşinin ölümünden sonra sekreteriyle evlendi. Yeniden borçlandı ve kumarhanelerde gezmeye başladı. Kızının ölümünün ardından büyük bir sarsıntı geçirdi. Delikanlı (1875), Bir Yazarın Günlüğü (1876) ve Karamazov Kardeşler (1879) adlı eserlerinde yazarlık hayatı boyunca konu edindiği temaları yeniden ele aldı. Karamazov Kardeşler adlı yapıtını üç yılda bitiren Dostoyevski, bir ciğer kanamasıyla yatağa düştü ve 9 Şubat 1881 tarihinde öldü. Dünya edebiyatını en çok etkileyen ve en çok okunan yazarlardan biri olan Dostoyevski'nin eserleri birçok 20. yüzyıl düşünürünün fikirlerini derinden etkiledi. İlk yazarlık dönemi Ordudan ayrıldıktan sonra kurgusal roman yazmaya başladı. Dostoyevski'nin ilk kitabı olan İnsancıklar (Bednye Lyudi) ilk olarak 1846 yılında yayımlandı. Dostoyevski, toplumunu acımasız kurallarında yaşlı bir adamın öksüz bir kıza duyduğu sevdayı iç dünyasındaki derin çatışmalarla işledi. Halkın sıcak ilgisiyle karşılanan bu kitap, eleştirmenlerden de övgüler aldı. Ünlü eleştirmen Belinski, romanı okuduktan sonra Dostoyevski'ye gelecekte büyük bir yazar olacağına dair övgü dolu sözler söyledi. Şair Nikolay Neksarov, Dostoyevski hakkında "Yeni bir Gogol doğdu" diye konuştu. Yazarlıkta ün sağladıktan sonra 1846 yılında Gogol esintileri bulunan kitabı Öteki (Dvoynik) yayımlandı. Yazar bu romanda, kendini ortadan kaldırmaya çalışan benzeriyle sürekli çatışma halinde bulunan bir memurun hikâyesini anlattı. Bu romanda ele aldığı çift kişilik temasını daha sonra bazı romanlarında kullansa da roman, Belinsky dahil hiçbir eleştirmence beğenilmedi. Eleştirmenler romanı sıkıcı buldu ve alay etti. 1847 yılında ise Ev Sahibesi (Hozyayka) isimli romanı yayımlandı. Dostoyevski bu eseri ile de beklediği övgülerin aksine olumsuz eleştiriler aldı. Dostoyevski, ruhsal çöküntüye düştü ve üzüntüden hasta oldu. Ancak yazarlığı bırakmayan Dostoyevski, 1848 senesinde Beyaz Geceler (Belıye Noçi) ve Bir Yufka Yürekli (Slaboye Serdtse) adlı kitapları yayımlattı. Bir Yufka Yürekli, yazara itibarını yeniden kazandırsa da beklediği başarıyı elde edemeyen Dostoyevski'nin umudunu kırdı. Yazarlıkta umudunu kırılan Dostoyevski, politikayla ilgilenmeye başladı ve genç liberallerin (Tetrashevski) grubuna girdi. İkinci yazarlık dönemi 1859'da ordudan terhis edilerek Moskova dışında küçük bir yerde kalmaya zorlanan Dostoyevski, özgürlüğüne kavuştuktan sonra Petersburg'a döndü. Kardeşi Mihail ve arkadaşı N.N. Strahov ile birlikte Vremya (Zaman) ve sonra da Epoha (Dönem) adlı dergileri hazırladı. Bu dergilerde Slavcı düşünceyi savunduğunu belirten yazılar yazdı. Ezilenler (Unijenniye i Oskorblyonniye) ve Ölü Evinden Anılar (Zapiski iz Mertvogo Doma) ile kendinden söz ettirdi. 1863 yılında arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar borçları yüzünden sıkıntıya düşen ve yayımcılardan yazmadığı romanların avanslarını alarak yaşayan Dostoyevski, Yeraltından Notlar adlı yapıtı 1864 yılında yayımlandı. Romanda bir zihnin derinliklerine indi. Suç ve Ceza (Prestuplenie i Nakazanie) ve Kumarbaz(İgrok) adlı yapıtları 1866 yılında yayımlandı. Dostoyevski, Suç ve Ceza'yı 1858 yılında Semipalatinsk'te bulunduğu zaman Roussky Slovo dergisi için uzun bir hikâye olarak tasarlamıştı. Bunun nedeni, Sibirya'dan ayrılana dek roman yazmama kararı almasıydı. Dostoyevski, kardeşi Mihail'e gönderdiği bir mektupta kitap hakkında: “ ...Konusu gerçekten çok güzel. Kahramana gelince, bugüne kadar hiç denenmemiş bir kişi. Ama bugünün Rusyasına bakacak olursak, böyle bir kişi karşımıza sık sık çıkmaktadır. Bu sonuca halkın kafasını yeni fikirleri anlayarak vardım. Öyle hissediyorum ki, yeni fikirler ve görüşlerle döndüğüm zaman, romanımı genişletmekte başarılı olacağım. Kişi aceleye gelmemelidir dostum. Ve insan iyi olanın dışında hiçbir şey yapmamalıdır... ” diye yazdı. Dostoyevski, bu eserinde bir Rus aydını olan Raskolnikov'un kendi doğrusu adına işlediği cinayetleri ve vicdanıyla hesaplaşmasını konu edindi. Yazar, küçük bir otel odasında ve kötü bir ekonomik durumla yazdığı Suç ve Ceza'yı 1866 yılında tamamlamıştı. Dostoyevski'nin yazdığı Budala (Idiot) eseri 1866, Ebedi Koca (Veçnıy Muj) 1870, Ecinniler (Besı) 1872 yılında yayımlandı. Bütün bu başyapıtlar birbirinin izledi. Karısı öldükten sonra sekreteri Anna Grigoriyevna Snitkina ile evlendi. Yeniden borçlanan ve kumaranelerde dolaşmaya başlayan Dostoyevski, bir kız çocuk sahibi oldu. Ancak kızı fazla yaşayamadı ve doğduktan kısa süre sonra öldü. Dostoyevski de bu yüzden büyük bir sarsıntı geçirdi. 1875'te Delikanlı (Podrostok), 1876'da Bir Yazarın Günlüğü (Dnevnik Pisatelya)[ ve 1879'da Karamazov Kardeşler (Bratya Karamazovi) adlı romanları yayımlandı. Hayatı boyunca eserlerinde işlediği temaları yeniden ele aldığı, insan duygularının derinliğine inen eserler yazan Dostoyevski, Karamazov Kardeşler'de Ivan ve Alyosha Karamazov adlı karakterler için filozof Vladimir Sergeyevich Solovyov'dan ilham aldı. Zosima ve Alyosha'nın öne çıkacağı Bir Büyük Günahkarın Yaşamı adlı eseri tamamlayamadı. 1881 yılının Ocak ayında bir ciğer kanaması geçirerek yatağa düştü ve 9 Şubat 1881 tarihinde öldü. Dostoyevski için yapılan cenaze töreninde yaklaşık otuz bin kişi tabutunun arkasında yürüdü. Dostoyevski, beğeniyle karşılanan ilk romanı İnsancıklar'dan sonra yazdığı Öteki ve Ev Sahibesi ile olumsuz yorumlar aldı ve depresyona girdi. Ancak yazar, kendisini ruhsal çöküntüye götüren düşüncelerden uzaklaşmayı bildi. Dış dünyadan kopan zihninin parçalanışını kendi çözen yazarın eserlerindeki ruhbilimsel açıdan en zengin tema da çift kişilik temasıdır. Kendini ortadan kaldırmaya çalışan benzeriyle sürekli çatışma hali içerisinde bulunan bir memuru anlattığı Öteki adlı yapıtında daha sonra da işleyeceği bir tema olan çift kişilik temasını işlemişti. Ellili yaşlarında içine bazen bir karamsarlık ve ağırlık çöken Dostoyevski, bu durumu ikinci eşi Anna Grigoriyevna Snitkina’ya "Sanki bir suç işlemişim gibi bir çeşit sebepsiz hüzün ve keder içindeyim" diye açıklamıştı. Ecinniler'de Stavrogin'i bir çocuğa tecavüz ettirmiş olması yüzünden de kendini hep suçlamıştı. Dostoyevski kendi çocukluğunda, annesine acı çektirmesinden, sürekli sarhoş olmasından ve hizmetkârlara kötü davranmasından dolayı babasından nefret ediyordu. Eserlerinde kullandığı, kaderine boyun eğen ve uysal kadın örneğini kendi evinde; annesinde gördü. Kadının alttan alması, erkeği daha da kızdırmaktan başka bir işe yaramayacağını görmüştü. Çok duyarlı biri olan Dostoyevski, bu yüzden babasına kin besliyordu. Babasının ölümünü haber aldığında, "Babamın ölümünde benim hiçbir suçum yok, ama bu öldürmenin kefaretini ödemeye hazırım, çünkü içimden onu öldürmek geçiyordu" diyerek Karamazov Kardeşler adlı romanında yer alan Dimitri Karamazov'un tepkisinin benzerini gösterdi. Dostoyevski, babasının ölümünü istediğini düşünerek depresyona girdi. Bazı yazarlara göre de ilk sara nöbetlerine de bu düşünce sebep oldu. Sigmund Freud ve birçok psikanalizci, babaya duyulan bu nefrete ve bunu izleyen suçluluk düşüncesine dayanarak Dostoyevski'nin hastalığının sinirsel kökenli olduğunun ortaya çıkardı. Andre Gide, Ezilenler adlı romanın, aşağılanışın insanı cehennemlik ettiği, alçakgönüllüğünse kutsallaştırdığı fikriyle dolu olduğunu söylemişti. George Steiner ise Charles Dickensvari bir havanın olduğunu söylediği Ezilenler'de bulunan temanın Ebedî Koca'da, Ecinniler'de ve Karamozov Kardeşler'da da yer aldığını söyledi. Nicholas Berdyaev, Dostoyevski'nin bütün yaratıcı gücünü insana ve insanın kaderi temasına adadığını, bunun da onu ölümsüz kılmaya yettiğini belirtti. Devlet aleyhinde bir komploya katıldığı iddiası ile tutuklandıktan sonra sekiz ay hapisanede kalan Dostoyevski, suç ve ceza kavramlarıyla en yoğun şekilde burada karşılaştı. İdam edilmek üzereyken affedildi. Cezası dört yıl kürek ve altı yıl adî hapse dönüştürüldü. Dört yılın sonunda er rütbesi ile kışlaya verildi ve 1859 yılında terhis edildi. Suç ve Ceza adlı eserini 1858 yılında oluşturmaya başladı. Bu eserinde ahlak kavramını ve siyaseti harmanladı. Dostoyevski, bu romanda sadece Rus halkını değil, tüm insanlığı tehdit eden bir kısır döngüden kurtulmanın gerçekleşebileceğini vurguladı. Yazar, John Stuart Mill'in ekonomik refah için bireysel bencilleşmeyi öneren kuramını Semyon Zaharoviç Marmeladov'un ağzından eleştirdi. Dostoyevski, düşünce ve sanat deneyimini sürekli olarak arttırdı. Tanrı'dan, ateizmden, kötülükten, özgürlükten söz eden roman karakterleri, gerçekte aynı bilincin farklı anları gibidir. Bu karakterler aracılığıyla Dostoyevski, cinleri ruhundan uzaklaştırır. Bakış açısı değişmekle beraber eserleri, gerçeğin hep aynı çoşkulu ve acı veren arayışı içerisindedir.