Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

9/10
·188 syf.··
Beğendi
·
2018 32. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Nisan 2018 02:17
Kitapla ilgili anlatmak istediklerim öyle dağınık dağınık ki bir araya toparlamayı başarabilirsem incelemenin altından kalkabileceğim. Adım adım kendime not tutar gibi yazmayı deneyeyim. Kitapla ilgili elimizde olan veriler; - Öncelikle kitabı Varlık Yayınları -Nihal Yalaza Taluy çevirisi ile okudum, başarılı buldum okurken garip kelimeler ya da cümleler çıkmadı karşıma ya da cümleleri anlamakta zorlanmadım. - Dostoyevski'nin yazdığı 2.kitabı... - İnsancıklar ile yakaladığı büyük çıkış sonrası yazdığı bu kitap hiç beğenilmemiş. (Dostoyevski'nin düşmanlarının kurduğu tuzak olabilir mi?) (Nasıl pişmandırlar şimdi, böyle popüler olacağını düşünemedikleri için.) - Kitapla ilgili meşhur dövüş kulübü benzetmesi sebebiyle bütün kitap boyunca bunun ortaya çıkacağı sahneyi beklerken okumamın tadı kaçtı diyebilirim. - Dostoyevski neden edebiyatın peygamberi kabul edilir sorusunun cevabını bulabileceğimiz bir kitap olabilir bu, çünkü 19.yy da kişilik bölünmesi ve şizofreniyi böyle işleyebilmesi gerçekten saygı duyulası. Daha Freud portakalda vitaminken, Dosto psikanalizin temellerini atmış diyebiliriz. Memur Goladkin bir gece davet edilmediği doğum günü balosuna zorla sızıp, yaka paça dışarı atılınca kendisini bir böcek gibi hissederek yeraltındaki bir fare deliğine tıkılmak ister. (Evet evet biliyorum.) Balo günümüz tabiriyle sosyetik bir partidir, Goladkin ise sıradan, normal bir memurdur. Fakat o çevreye kendini kabul ettirmek istemektedir. Bu yüzden yaşadığı yerden taşınıp sosyete mahallesinde ev tutmuştur, hatta saygın kimseler gibi kendisine bir uşak tutar, kupa arabasıyla gezintiler yapıp pahalı dükkanları ziyaret eder ve alıcıymış gibi pazarlık yaparak gövde gösterisinde bulunur. O kadar ki büyük paraları cüzdanı şişkin gözüksün diye bozdurur. :) Gel gelelim yine de
Edebiyat
ÖtekiFyodor Dostoyevski · Varlık Yayınları · 201830,4bin okunma
10/10
·188 syf.··
Beğendi
·
2018 49. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 06 Temmuz 2018 14:40
İnsan her gün,her mevsim,her sene başka biri olarak hayatını sürdüren varlık. Tabi bu sürekli değişim içinde bazen de eski benliğine rastlıyor bir yerlerde. Bazen 15 yaşında 40 yaş olgunluğu sergileyip, bazen 55 yaşında 20 yaş heyecanı yaşaması da buna dahil. Siz şimdi “insan” bilmecesini çözmeye çalışın iyisi mi.. Bugün ötekine daha yakınım, aslında ötekileşmem için çok sebep var ama kimseyi suçlayıp da kendimi aklamak istemiyorum. Bizler genellikle her hareketimize bir bahane bulmakta çok yetenekliyizdir hem. Mesela o kız ya da o adam bizi terk etmeseydi böyle olmazdık, çünkü iyilik meleği olmak istiyorduk aslında. Hep onun yüzünden, kalleş işte acımadı. Biz aslında çocukluk yaralarımızı anlatmak istiyorduk ama sıra ona gelmedi. Öteki var ya öteki ,işte onun yüzünden hep, çünkü zayıflık yakışmazdı bize . Öteki, bize kendimizi çok kolay unutturuyor. Çılgın,manyak,arsız,telaşlı,saldırgan,gamsız,tekinsiz biri çünkü öteki. Yakamıza öyle bir yapışıyor ki bütün saf duygularımızı geçersiz kılıyor bir anda, bunu da yaparken utanmıyor tabi ki kendine yakışır şekilde. Kendini aynada görünce bile tanıyamayan biz, ötekini sokağa adım attığımız anda tanıyoruz nasıl oluyorsa ? Dostoyevski kadar iyi anlatan kaç yazar var; insani çelişkileri, ikiyüzlülüğü,zaafları.. Hasta bir adam tabi ki, hasta olmasa anlatamazdı yani bunu tartışmayın benimle lütfen sizi üzmek istemiyorum, ötekiyim çünkü ve hiç acımam yani. “-Sizin en büyük yanlışınız eve kapanıp oturmanız -Ama ben sessizlikten hoşlanırım” Kitap falan da okuyor bu öteki olmayan, sessizlikten hoşlanıyormuş. Ama ötekini bir yakalasa hiç bırakmıyor peşini, sessiz falan da değil yani inanmayın. “İkiyüzlülüğe tenezzül etmem,iftiradan,dedikodudan tiksinirim. Maskeyi ancak maskeli balolara gittiğim zaman kullanırım, başka
ÖtekiFyodor Dostoyevski · Varlık Yayınları · 201830,4bin okunma
7/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2019 95. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 25 Ağustos 2019 13:39
ÖTEKİ... Dostoyevski' nin ikinci kitabıdır. İnsancıklar'dan sonra bu eser hiç beğenilmemiş, oldukça eleştiri almıştır. Belki o dönemde okusak biz de aynı güruha katılacaktık şimdi beğenmeyen insanları hakir görmenin de bir mantığı yok. Bana biraz da Gogol'un ' Bir Delinin Hatıra Defteri' öyküsü fikir vermiş gibi hissettirdi. Elbette burada ki karakterin problemi oldukça farklı. Kendinden bir tane daha görmeye başlıyor. Pek çoğumuzun ruhunun en derinliklerine gömdüğü biraz çatlak biraz havai ikinci bir kişiliği vardır, ya da yoktur bilmiyorum, "kendi adına konuş" diye bir yorum almıştım bir fikir beyanıma o geldi şimdi aklıma, kendi adıma konuşacak olursam benim var. Yalnız kitapta sevgili Dostoyevski Öteki'ni anlatırken toplumun değer yargılarını ve insanlara biçtikleri değerleri aldıkları ölçüyü ciddi ciddi eleştirmiş ki bunda da oldukça başarılı ve yerden göğe kadar haklı. Psikolojik bir kitap, okurken kitabın içine dalıp yardıma koşasınız geliyor bazen. Zaten kahraman psikolojik destek alıyor aynı zamanda ve yaşadığı sıkıntılar aktarılıyor. Dostoyevski kronolojik okuma yaptığım için bu eseri de okumam şarttı iyiki de okudum pek çok ortamda dile getirdiğim gibi, pek çok insandan da duyduğum gibi sevgili Dostoyevski alışveriş listesi yapmış ise onu dahi okurum ki onu kesinlikle okurum sahi ne yer içerdi acaba bak şimdi merak ettim. Doğru dürüst bir insan olmaya kalkışırsanız ötekileştirilirsiniz, sıradanlığı reddederseniz ötekileştirilirsiniz, dedikodu muhabbetlerine katılmayıp bir köşede kitap okursanız ötekileştirilirsiniz...Ötekileştirilen siz olursunuz... Yazar burada gerçek karakterin toplum nezdinde öteki olmasına karşın gerçek bay Goladkin'e diğer zırtapoz ( affınıza sığınarak) Goladkin'den öteki diye bahsettiriyor. Burada ciddi bir
ÖtekiFyodor Dostoyevski · Varlık Yayınları · 201830,4bin okunma
"Maskeli gezen insan öyle çok ki..."
Puan vermedi·143 syf.··
2026 12. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 23 Mart 2026 00:22
》Bazen kendimiz olamayız; gittiğimiz yere, karşımızdaki kişilere göre bir tavır takınır, özümüzü gizlemek için maskeler takarız. Bazen de kişilikler yaratırız içimizde. Olamadığımız, belki olmak istediğimiz, olursak kendimizi kabul ettirebileceğimize inandığımız bir sürü kişilik... 》Bu kitap da Petersburg bürokrasisinin donuk ve ruhsuz atmosferinde geçen, bir kimlik krizinin ve toplumsal yabancılaşmanın keskin bir portresidir. 》Romanın başkahramanı Yakov Petroviç Golyadkin, St. Petersburg’da yaşayan, silik, sosyal açıdan beceriksiz ve sürekli dışlandığını hisseden orta halli bir devlet memurudur. ​Hikaye, Golyadkin’in bir sabah uyandığında kendisinin tıpatıp aynısı olan bir adamla — "Öteki"siyle— karşılaşmasıyla başlar. Ancak bu "İkinci Golyadkin", orijinalinin aksine son derece girişken, kurnaz, dalkavuk ve sosyal hayatta başarılı biridir. Toplumda kabul görme arzusu ile reddedilme korkusu arasında sıkışan Golyadkin, kendi ötekisini kendi yaratır adeta. 》Kimlik Kaybı: Golyadkin, "öteki"nin kendi yerini aldığını, itibarını çaldığını ve onu toplumdan tamamen dışladığını gördükçe deliliğin eşiğine sürüklenir. Sosyal Hiyerarşi: Kitap, Çarlık Rusyası'nın katı bürokratik yapısında "var olmaya" çalışan küçük insanın dramını anlatır. Paranoya: Okur, kitabın sonuna kadar bu ikinci kişinin gerçek mi yoksa Golyadkin’in şizofrenik bir sanrısı mı olduğunu sorgular. 》Kitabın en çarpıcı yönü Dostoyevski'nin gerçeklikle nasıl oynadığı bence. Roman, bir anda bir komediye, bir anda derin bir psikolojik drama dönüşüyor. Öteki Golyadkin, orijinal Golyadkin'in tam tersine sosyal, becerikli ve girişken biridir. O, ana karakterin olmadığı her şeydir. Bu durum, Golyadkin'in kendi benliğine duyduğu güvensizliği ve toplum içinde aradığı onaylanma ihtiyacını bir fener gibi aydınlatır. İç
Alıntı
ÖtekiFyodor Dostoyevski · Varlık Yayınları · 201830,4bin okunma
8/10
·144 syf.··
2020 166. kitabı
Hepiniz yaşamışsınızdır, rüyalarda bir çaresizlik yaşama ve kabullenme durumu vardır. Hani rüyada imkansız ya da çok saçma bir şey olur fakat çevredeki kişiler buna hiç şaşırmaz ve aşırı tepki vermez, içimizden deriz ki nasıl olur? Ama çevremizdekilerin tepkisizliğini görünce kafamızda bahaneler uydurarak normalleştirmeye çalışırız bu durumu. Bu kitap bana aynen bu duyguları yaşattı. Okurken ne demek istediğimi anlayacaksınız. İyi okumalar
Edebiyat
ÖtekiFyodor Dostoyevski · Varlık Yayınları · 201830,4bin okunma
6/10
·144 syf.··
2021 60. kitabı
Bu kitap Dostoyevski'nin ikinci eseriymiş. Bu yönden baktığımızda oldukça başarılı fakat eksikleri de var. Öykü iyi başlıyor, merak uyandırıyor, daha sonra sıkıcı oluyor ve kafa karıştırıcı şekilde bitiyor. Şahsen ben hikayenin ne kadarı gerçek, ne kadarı Goladkin karakterinin hayali dünyası onu ayırt edemedim. Goladkin karakteri ilerici derecede şizofren bir tip (bunu okumada ilerledikçe anlayacaksınız), ani bunalımlar ve histeriler geçiyor sürekli. Kafasında kurduğu şeylere kendi de inanıyor ve gerçek sanıyor. Oldukça gerilimli ve yer yer rahatsız edici bir kitap. Goladkin karakterinin kendiyle mücadelesini hayretle okudum. Dostoyevski'nin mit eserlerine nazaran (Suç ve Ceza, Karamazov Kardeşler, Budala gibi) çok başarılı olmasa da okunmayı hak eden bir eser.
ÖtekiFyodor Dostoyevski · Varlık Yayınları · 201830,4bin okunma
Puan vermedi
Dostoyevski'nin "Öteki" adlı kitabı, ana karakter Yakov Petroviç Golyadkin'in hikayesini anlatır. Golyadkin, St. Petersburg'da yaşayan bir devlet memurudur. Hayatında ve işinde sıkıntılar çeken Golyadkin, bir gün kendisinin tıpatıp aynısı olan bir doppelgänger ile karşılaşır. Bu doppelgänger, Golyadkin'in hayatını ele geçirmeye başlar ve onu daha da zor duruma sokar. Kitap, kimlik, delilik ve toplumun birey üzerindeki baskısı gibi temaları işler. Dostoyevski, bu romanında insan psikolojisinin derinliklerine iner ve Golyadkin'in içsel çatışmalarını detaylı bir şekilde ele alır.
ÖtekiFyodor Dostoyevski · Varlık Yayınları · 201830,4bin okunma
Gogol'ün Gölgesi Düşmüş Üzerine!
Puan vermedi·144 syf.··
2022 5. kitabı
“Göründüğüm gibiyim: Sade, yaldızsız bir adamım.” Her şeyden önce incelememde paylaştığım bilgileri Henri Troyat’ın “Dostoyevski” biyografisinden edindiğimi belirtmek istiyorum. 7. derece bir memur olan Yakov Petroviç Golyadkin, dürüst, namuslu, alçakgönüllü iyi niyetli bir adamcağızdır. Bir gün yeni bir memur gelir ve bu durum işleri birazcık karıştırır. Gelen kişi Yakov Petroviç Golyadkin’in tıpkısının aynısıdır. Lakin alaycı, kötü, utanmaz, hilebaz bir şarlatandır. Yani ötekidir! Dostoyevski’nin, İnsancıklar’ın basılmasını beklemeden yazmaya başladığı bir eserdir Öteki. 1846’da yayınlanmıştır; ikinci kitabıdır. Daha sonraları Dostoyevski bu eserinden “İtiraf” diye söz edecektir. Henri Troyat “Evet, Golyadkin’in onuru kırılmış halde dönüşleri, onun dönüşleridir; balonun göz kamaştıran gösterişlerinden sonra karanlık odasına kavuşunca Golyadkin’in hafiflemesi, onun hafiflemesidir: Genç dilber Klara Olsufyevna’nın önünde Golyadkin’in duyduğu yürek daralmaları, onun Seniavana ya da Bayan Panayeva karşısında duyduklarının tıpkısıdır.” Diye yazar biyografisinde. Ve devamında: “Bir yanda alçak gönüllü, üzgün, hiç yoktan öfkelenen, gerçek Fyodor Mihayloviç; öbür yanda, başarının şımarttığı, belini doğrultmuş gösteriş budalası, yerli yersiz saldırışlar yapan Fyodor Mihayloviç.” Diyerek Golyadkin’in Dostoyevski’nin ta kendisi olduğunu gösterir. Ve tabi ötekinin de! Roman ya da öykülerde geçen hummalı sayıklamalar, hayal-gerçek çatışmaları, psikolojik sorunlar, hastalıklar ve hatta dehşete düşüren olaylar her zaman ilgimi çekmeyi başarmış ve beni esere bağlamıştır. Bilhassa dehşet unsuru yüreğimin kapılarını sonuna kadar açar kitaba. Bu kitaptaki kişilik bölünmesi ile de eseri severek ve ilgiyle okudum. Henüz büyük usta yazar yoktur karşımızda. Lakin
ÖtekiFyodor Dostoyevski · Varlık Yayınları · 201830,4bin okunma
Öteki
8/10
·144 syf.··
2021 8. kitabı
Bazı düşünceler gelir, uykumuz kaçar içimizdeki asıl ben ile öteki ben kavgaya tutuşur. Düşüncelerimizin üstünden onun elini çekip alamayız, düşeriz, bir daha da kalkamayız. Acaba kim galip geldi, kendi kavgamızda? İyi okumalar.
ÖtekiFyodor Dostoyevski · Varlık Yayınları · 201830,4bin okunma
Puan vermedi·144 syf.··
2024 20. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 25 Nisan 2024 19:21
Dostoyevski'den bir başyapıt daha.. Her zaman düşünmüştüm acaba yolda giderken bana tıpatıp benzeyen birisini görsem ne yapardım ne hissederdim diye. Siz de düşündünüz mü böyle? İşte yazar bu hissi müthiş bir şekilde anlatıyor. Kitabın yazıldığı 1846 yılında şizofreni,kişilik bölünmesi,paranoya hakkında ne kadar bilgi var ne kadar çalışma var bilmiyorum ama Sayın Fyodor Mihayloviç kesinlikle bir çok Psikiyatri Uzmanına taş çıkarıyor.Öyle ki kitabı okurken ben bile paranoya olmaya başladım bir yerden sonra. İşte bu Dostoyevski'nin gücüdür ve "Öteki" onun en iyi eseri bile sayılmaz.Onun ilerde neler yazacağına dair en büyük işaretlerden birisi bu kitap. Eksileri yok mu tabii ki var .Ama Dostoyevski'nin en vasat eseri bile herhangi bir yazarın en büyük başyapıtı olabilecek bir kaliteye sahip olduğu için size kesinlikle okumanızı öneriyorum.
ÖtekiFyodor Dostoyevski · Varlık Yayınları · 201830,4bin okunma

Yazar Hakkında

Fyodor DostoyevskiYazar · 137 kitap
Fyodor Mihayloviç Dostoyevski (Rusça: Фёдор Миха́йлович Достое́вский) (d: 11 Kasım 1821, Moskova - ö: 9 Şubat 1881, Sankt Petersburg), Rus roman yazarı. Dostoyevski, Mikhail ve Maria Dostoyevski'nin oğlu olarak 11 Kasım 1821 tarihinde Moskova'da doğdu. Altı çocuklu ailenin ikinci çocuğuydu. Babası Mikhail, askeri cerrahlıktan emekli olduktan sonra Mariinsky Hastanesi'nde yoksullara hizmet etmeye başladı. Hastane, Moskova'nın en kötü yerlerinden birinde bulunuyordu. Dostoyevski de bu hastane de doğdu. Mikhail, alkole bağımlıydı ve evini sıkı disiplin ile yönetiyordu. Çok kolay sinirlenebiliyordu. Dostoyevski'nin annesi Maria ise bir tüccar kızıydı. Dostoyevski, çocukluğunu çoğu zaman sarhoş bir baba ve hasta bir anne arasında geçirdi. Babasının çalıştığı hastaneden bulunan hastalar ile vakit geçirmeyi ve onların hikâyelerini dinlemeyi çok seven Dostoyevski, ilköğrenimini Moskova'da yaptı. Annesi tüberküloz hastalığı yüzünden öldüğü zaman, sert disipliniyle tanınan Petersburg Mühendis Okulu'na gönderildi. Arkadaşlarının, sinirli ve aşırı duyarlı bir yapıya sahip olduğu için "Ateş Fedya" lakabını verdikleri Dostoyevski, Petersburg'ta zamanını kitap okuyarak, düşüncelere dalarak ya da kardeşi Mihail ile söyleşerek geçirdi. Babasının 1839'daki ani ölümünü burada öğrendi. Okulu başarıyla bitirdikten sonra İstihkâm Müdürlüğü'ne girdi. Bir yıl sonra istifa ederek buradan ayrıldı. Ordudan ayrıldıktan sonra edebiyata yönelen Dostoyevski'nin ilk kitabı İnsancıklar, 1846 yılında yayımlandı. Bu eserinin ardından yazdığı kitaplarla beklediği başarıya ulaşamayan Dostoyevski'nin umudu kırıldı ve politikayla ilgilenmeye başladı. 1849 yılında devlet aleyhindeki bir komploya karıştığı iddiası ile tutuklandı. On ay hapishanede kalan Dostoyevski, kurşuna dizilmek üzereyken diğer sekiz tutuklu arkadaşı ile affedildi. Cezası dört yıl kürek, dört yıl da adî hapse dönüştürüldü. Cezasını çekmesi için Sibirya'da bulunan Omsk Cezaevi'ne gönderildi. Burada geçirdiği dört yılın ardından er rütbesi ile hizmete verildi. Subaylığa kadar yükseldi. 1857 yılında Maria Dmitrievna Isayeva ile evlendi. Beş yıl boyunca görev yapan Dostoyevski, 1859 yılında özgür bırakıldı ve Petersburg'a yerleşti. Petersburg'a döndükten sonra Ezilenler (1861) ve Ölüler Evinden Anılar (1862) adlı eserleri yazdı. Kardeşiyle birlikte iki dergi çıkardı. 1862'de arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar bağımlılığı yüzünden maddi açıdan darlığa düştü. Bu dönemde Yeraltından Notlar (1864), Suç ve Ceza (1866), Kumarbaz (1866), Budala (1868), Ebedi Koca (1870) ve Ecinniler (1872) gibi eserleri yazdı. Eşinin ölümünden sonra sekreteriyle evlendi. Yeniden borçlandı ve kumarhanelerde gezmeye başladı. Kızının ölümünün ardından büyük bir sarsıntı geçirdi. Delikanlı (1875), Bir Yazarın Günlüğü (1876) ve Karamazov Kardeşler (1879) adlı eserlerinde yazarlık hayatı boyunca konu edindiği temaları yeniden ele aldı. Karamazov Kardeşler adlı yapıtını üç yılda bitiren Dostoyevski, bir ciğer kanamasıyla yatağa düştü ve 9 Şubat 1881 tarihinde öldü. Dünya edebiyatını en çok etkileyen ve en çok okunan yazarlardan biri olan Dostoyevski'nin eserleri birçok 20. yüzyıl düşünürünün fikirlerini derinden etkiledi. İlk yazarlık dönemi Ordudan ayrıldıktan sonra kurgusal roman yazmaya başladı. Dostoyevski'nin ilk kitabı olan İnsancıklar (Bednye Lyudi) ilk olarak 1846 yılında yayımlandı. Dostoyevski, toplumunu acımasız kurallarında yaşlı bir adamın öksüz bir kıza duyduğu sevdayı iç dünyasındaki derin çatışmalarla işledi. Halkın sıcak ilgisiyle karşılanan bu kitap, eleştirmenlerden de övgüler aldı. Ünlü eleştirmen Belinski, romanı okuduktan sonra Dostoyevski'ye gelecekte büyük bir yazar olacağına dair övgü dolu sözler söyledi. Şair Nikolay Neksarov, Dostoyevski hakkında "Yeni bir Gogol doğdu" diye konuştu. Yazarlıkta ün sağladıktan sonra 1846 yılında Gogol esintileri bulunan kitabı Öteki (Dvoynik) yayımlandı. Yazar bu romanda, kendini ortadan kaldırmaya çalışan benzeriyle sürekli çatışma halinde bulunan bir memurun hikâyesini anlattı. Bu romanda ele aldığı çift kişilik temasını daha sonra bazı romanlarında kullansa da roman, Belinsky dahil hiçbir eleştirmence beğenilmedi. Eleştirmenler romanı sıkıcı buldu ve alay etti. 1847 yılında ise Ev Sahibesi (Hozyayka) isimli romanı yayımlandı. Dostoyevski bu eseri ile de beklediği övgülerin aksine olumsuz eleştiriler aldı. Dostoyevski, ruhsal çöküntüye düştü ve üzüntüden hasta oldu. Ancak yazarlığı bırakmayan Dostoyevski, 1848 senesinde Beyaz Geceler (Belıye Noçi) ve Bir Yufka Yürekli (Slaboye Serdtse) adlı kitapları yayımlattı. Bir Yufka Yürekli, yazara itibarını yeniden kazandırsa da beklediği başarıyı elde edemeyen Dostoyevski'nin umudunu kırdı. Yazarlıkta umudunu kırılan Dostoyevski, politikayla ilgilenmeye başladı ve genç liberallerin (Tetrashevski) grubuna girdi. İkinci yazarlık dönemi 1859'da ordudan terhis edilerek Moskova dışında küçük bir yerde kalmaya zorlanan Dostoyevski, özgürlüğüne kavuştuktan sonra Petersburg'a döndü. Kardeşi Mihail ve arkadaşı N.N. Strahov ile birlikte Vremya (Zaman) ve sonra da Epoha (Dönem) adlı dergileri hazırladı. Bu dergilerde Slavcı düşünceyi savunduğunu belirten yazılar yazdı. Ezilenler (Unijenniye i Oskorblyonniye) ve Ölü Evinden Anılar (Zapiski iz Mertvogo Doma) ile kendinden söz ettirdi. 1863 yılında arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar borçları yüzünden sıkıntıya düşen ve yayımcılardan yazmadığı romanların avanslarını alarak yaşayan Dostoyevski, Yeraltından Notlar adlı yapıtı 1864 yılında yayımlandı. Romanda bir zihnin derinliklerine indi. Suç ve Ceza (Prestuplenie i Nakazanie) ve Kumarbaz(İgrok) adlı yapıtları 1866 yılında yayımlandı. Dostoyevski, Suç ve Ceza'yı 1858 yılında Semipalatinsk'te bulunduğu zaman Roussky Slovo dergisi için uzun bir hikâye olarak tasarlamıştı. Bunun nedeni, Sibirya'dan ayrılana dek roman yazmama kararı almasıydı. Dostoyevski, kardeşi Mihail'e gönderdiği bir mektupta kitap hakkında: “ ...Konusu gerçekten çok güzel. Kahramana gelince, bugüne kadar hiç denenmemiş bir kişi. Ama bugünün Rusyasına bakacak olursak, böyle bir kişi karşımıza sık sık çıkmaktadır. Bu sonuca halkın kafasını yeni fikirleri anlayarak vardım. Öyle hissediyorum ki, yeni fikirler ve görüşlerle döndüğüm zaman, romanımı genişletmekte başarılı olacağım. Kişi aceleye gelmemelidir dostum. Ve insan iyi olanın dışında hiçbir şey yapmamalıdır... ” diye yazdı. Dostoyevski, bu eserinde bir Rus aydını olan Raskolnikov'un kendi doğrusu adına işlediği cinayetleri ve vicdanıyla hesaplaşmasını konu edindi. Yazar, küçük bir otel odasında ve kötü bir ekonomik durumla yazdığı Suç ve Ceza'yı 1866 yılında tamamlamıştı. Dostoyevski'nin yazdığı Budala (Idiot) eseri 1866, Ebedi Koca (Veçnıy Muj) 1870, Ecinniler (Besı) 1872 yılında yayımlandı. Bütün bu başyapıtlar birbirinin izledi. Karısı öldükten sonra sekreteri Anna Grigoriyevna Snitkina ile evlendi. Yeniden borçlanan ve kumaranelerde dolaşmaya başlayan Dostoyevski, bir kız çocuk sahibi oldu. Ancak kızı fazla yaşayamadı ve doğduktan kısa süre sonra öldü. Dostoyevski de bu yüzden büyük bir sarsıntı geçirdi. 1875'te Delikanlı (Podrostok), 1876'da Bir Yazarın Günlüğü (Dnevnik Pisatelya)[ ve 1879'da Karamazov Kardeşler (Bratya Karamazovi) adlı romanları yayımlandı. Hayatı boyunca eserlerinde işlediği temaları yeniden ele aldığı, insan duygularının derinliğine inen eserler yazan Dostoyevski, Karamazov Kardeşler'de Ivan ve Alyosha Karamazov adlı karakterler için filozof Vladimir Sergeyevich Solovyov'dan ilham aldı. Zosima ve Alyosha'nın öne çıkacağı Bir Büyük Günahkarın Yaşamı adlı eseri tamamlayamadı. 1881 yılının Ocak ayında bir ciğer kanaması geçirerek yatağa düştü ve 9 Şubat 1881 tarihinde öldü. Dostoyevski için yapılan cenaze töreninde yaklaşık otuz bin kişi tabutunun arkasında yürüdü. Dostoyevski, beğeniyle karşılanan ilk romanı İnsancıklar'dan sonra yazdığı Öteki ve Ev Sahibesi ile olumsuz yorumlar aldı ve depresyona girdi. Ancak yazar, kendisini ruhsal çöküntüye götüren düşüncelerden uzaklaşmayı bildi. Dış dünyadan kopan zihninin parçalanışını kendi çözen yazarın eserlerindeki ruhbilimsel açıdan en zengin tema da çift kişilik temasıdır. Kendini ortadan kaldırmaya çalışan benzeriyle sürekli çatışma hali içerisinde bulunan bir memuru anlattığı Öteki adlı yapıtında daha sonra da işleyeceği bir tema olan çift kişilik temasını işlemişti. Ellili yaşlarında içine bazen bir karamsarlık ve ağırlık çöken Dostoyevski, bu durumu ikinci eşi Anna Grigoriyevna Snitkina’ya "Sanki bir suç işlemişim gibi bir çeşit sebepsiz hüzün ve keder içindeyim" diye açıklamıştı. Ecinniler'de Stavrogin'i bir çocuğa tecavüz ettirmiş olması yüzünden de kendini hep suçlamıştı. Dostoyevski kendi çocukluğunda, annesine acı çektirmesinden, sürekli sarhoş olmasından ve hizmetkârlara kötü davranmasından dolayı babasından nefret ediyordu. Eserlerinde kullandığı, kaderine boyun eğen ve uysal kadın örneğini kendi evinde; annesinde gördü. Kadının alttan alması, erkeği daha da kızdırmaktan başka bir işe yaramayacağını görmüştü. Çok duyarlı biri olan Dostoyevski, bu yüzden babasına kin besliyordu. Babasının ölümünü haber aldığında, "Babamın ölümünde benim hiçbir suçum yok, ama bu öldürmenin kefaretini ödemeye hazırım, çünkü içimden onu öldürmek geçiyordu" diyerek Karamazov Kardeşler adlı romanında yer alan Dimitri Karamazov'un tepkisinin benzerini gösterdi. Dostoyevski, babasının ölümünü istediğini düşünerek depresyona girdi. Bazı yazarlara göre de ilk sara nöbetlerine de bu düşünce sebep oldu. Sigmund Freud ve birçok psikanalizci, babaya duyulan bu nefrete ve bunu izleyen suçluluk düşüncesine dayanarak Dostoyevski'nin hastalığının sinirsel kökenli olduğunun ortaya çıkardı. Andre Gide, Ezilenler adlı romanın, aşağılanışın insanı cehennemlik ettiği, alçakgönüllüğünse kutsallaştırdığı fikriyle dolu olduğunu söylemişti. George Steiner ise Charles Dickensvari bir havanın olduğunu söylediği Ezilenler'de bulunan temanın Ebedî Koca'da, Ecinniler'de ve Karamozov Kardeşler'da da yer aldığını söyledi. Nicholas Berdyaev, Dostoyevski'nin bütün yaratıcı gücünü insana ve insanın kaderi temasına adadığını, bunun da onu ölümsüz kılmaya yettiğini belirtti. Devlet aleyhinde bir komploya katıldığı iddiası ile tutuklandıktan sonra sekiz ay hapisanede kalan Dostoyevski, suç ve ceza kavramlarıyla en yoğun şekilde burada karşılaştı. İdam edilmek üzereyken affedildi. Cezası dört yıl kürek ve altı yıl adî hapse dönüştürüldü. Dört yılın sonunda er rütbesi ile kışlaya verildi ve 1859 yılında terhis edildi. Suç ve Ceza adlı eserini 1858 yılında oluşturmaya başladı. Bu eserinde ahlak kavramını ve siyaseti harmanladı. Dostoyevski, bu romanda sadece Rus halkını değil, tüm insanlığı tehdit eden bir kısır döngüden kurtulmanın gerçekleşebileceğini vurguladı. Yazar, John Stuart Mill'in ekonomik refah için bireysel bencilleşmeyi öneren kuramını Semyon Zaharoviç Marmeladov'un ağzından eleştirdi. Dostoyevski, düşünce ve sanat deneyimini sürekli olarak arttırdı. Tanrı'dan, ateizmden, kötülükten, özgürlükten söz eden roman karakterleri, gerçekte aynı bilincin farklı anları gibidir. Bu karakterler aracılığıyla Dostoyevski, cinleri ruhundan uzaklaştırır. Bakış açısı değişmekle beraber eserleri, gerçeğin hep aynı çoşkulu ve acı veren arayışı içerisindedir.