Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

7/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2024 7. kitabı
Bir başkasının size deklare ettiği ama sizin bundan ta ki o ana kadar haberinizin olmadığını ve artık gerçeklerin farkına vardığınız anda olayların çığrından çıkmaya başladığını hissedersiniz. İçinde bulunduğunuz durum gittikçe daha kötü bir hal almaya başlar. Ve gitgide kötüleşen akıl sağlığınızın size oyunlar oynamaya başlar, toparlamaya çalıştıkça daha da kötüleşen yaşamınız kaotik bir girdabın içinde dönüp durur ve sonunda hakimiyeti sağlayamazsanız sizi ele geçiren siz, düşmanınız olur. Ders niteliğinde bir Roman. Bana kalırsa 7.5/10
Öteki BenFyodor Dostoyevski · Antik Kitap · 201530,4bin okunma
oyunnn okutunn
10/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2019 19. kitabı
Eveeet yine ruhunuza çiçek aşısı gibi gelecek bir inceleme ile merhaba Kitabın içeriğini anlatirken biraz da bana kitabın neler kattığından, hangi gizemli, daha önce bilmediğim görmediğim alemlere götürdüğünden bahsetmek isterim. Insanoğlu çift yaratılmıştır der kimileri. Buna somut olarak da soyut olarak da inanmışımdır hep. Soyuttan kasıt ne diye soracak olursanız. Şöyleki Dostoyevski "öteki ben " kitabında bunu somut olan kadar belirgin göstermiş. Kahramanımız Golyadkin, psikolojik rahatsızlıklarından dolayı çevresinde çok fazla düşmanı olduğunu düşünüyor. Aslında buna sebep ötekileşmiş olma, toplum tarafından sevilmeme gibi durumlardır. Kahramanımız düşmanlarından (çevresindekilerden) sürekli kaçar iken kendisine tıpa tıp benzeyen hatta ismi bile aynı olan biri ile karşılaşır. Toplum öteki Golyadkin'i yani sonradan geleni yalakalığından, çalışkanlığından dolayi daha çok sever. Zavallı gerçek Golyadkin'imiz ise olayları düzeltim der iken daha çok birbirine katar ve toplum tarafından iyice dışlanır. Olaylar işin içinden çıkılmaz durum alırken zavallı Golyadkin hep yanlış anlaşılır. Ve devamında ise okursanız göreceksiniz . Şaşırtıcı olaylar olacaktır. Psikolojik bir roman olup etkisinde kalacağınızı söyleyebilirim. Trajik olaylar ve ayrıca trajikomik olaylar mevcut. Dostoyevski amcayı okuyun okutun. Bol bol keyifli okumalar dilerim sevgili dost 1k ekibi .
İnsan ve Duygular
Öteki BenFyodor Dostoyevski · Antik Kitap · 201530,4bin okunma
Öteki Ben
10/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2020 220. kitabı
Merhaba... Psikojinizi bozabilir bu kitap... Büyük usta Dostoyevski'nin "ileride Öteki Ben'den benim başyapıtım olarak bahsedecekler" dediği eser, kahramanımız bay Golyadkin'in, kısa süre içinde adım adım şizofreniye nasıl yaklaştığını anlatır... Dostoyevski çevresiyle uyumlu ilişkiler kurmayı başaramamış kendi içinde de kişiliğini oturtamamış ve dengesizlikler yaşayan Bay Goldyadkin'in 4 gün boyunca yaşadığı gel-gitleri zihin karmaşasını o kadar etkili anlatmış ki, kitabı bitirene kadar çok gerildim hatta uzunca bir süre psikolojik kitap okumama kararı aldım... Bay Golyadkin'in kendisine yabancılaşıp zihninde ikiizini yaratıp onunla girdiği çatışma şizofreni olarak tanımlansa da aslında okurken hastalığının günümüzün moda hastalığı olan bipolar hastalığa daha çok benzediğini farkettim... "O ahlaksız adam başka, ben başka... Biz apayrı iki kişiyiz " diyen bay Golyadkin de sanırım bu fikrimi doğruluyor... Gerçi o yıllarda şizofreni bile tam olarak tanımlanmış bir hastalık değilken, bu kadar ayrıntılı ve etkili aktarabilmiş olması da Dostoyevski'nin büyüklüğünden kaynaklanıyor olsa gerek..
1000Kitap
Öteki BenFyodor Dostoyevski · Antik Kitap · 201530,4bin okunma
Okuyun okutun
10/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2018 41. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 18 Temmuz 2018 00:06
Eveeet yine ruhunuza çiçek aşısı gibi gelecek bir inceleme ile merhaba      Kitabın içeriğini anlatirken biraz da bana kitabın neler kattığından, hangi gizemli, daha önce bilmediğim görmediğim alemlere götürdüğünden bahsetmek isterim.     Insanoğlu çift yaratılmıştır der kimileri. Buna  somut olarak da soyut olarak da inanmışımdır hep.  Soyuttan kasıt ne diye soracak olursanız. Şöyleki Dostoyevski  "öteki ben " kitabında bunu somut olan kadar  belirgin göstermiş. Kahramanımız Golyadkin, psikolojik rahatsızlıklarından dolayı çevresinde çok fazla düşmanı olduğunu düşünüyor. Aslında buna sebep ötekileşmiş olma, toplum tarafından sevilmeme gibi durumlardır. Kahramanımız düşmanlarından (çevresindekilerden) sürekli kaçar iken kendisine tıpa tıp benzeyen hatta ismi bile aynı olan biri ile karşılaşır. Toplum öteki Golyadkin'i yani sonradan geleni yalakalığından, çalışkanlığından dolayi daha çok sever.  Zavallı gerçek Golyadkin'imiz ise olayları düzeltim der iken daha çok birbirine katar ve toplum tarafından iyice dışlanır. Olaylar işin içinden çıkılmaz durum alırken zavallı Golyadkin hep yanlış anlaşılır. Ve devamında ise okursanız göreceksiniz . Şaşırtıcı olaylar olacaktır. Psikolojik bir roman olup etkisinde kalacağınızı söyleyebilirim. Trajik olaylar ve ayrıca trajikomik olaylar mevcut. Dostoyevski amcayı okuyun okutun. Bol bol keyifli okumalar dilerim sevgili dost 1k  ekibi .
İlişkiler
Öteki BenFyodor Dostoyevski · Antik Kitap · 201530,4bin okunma
9/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2018 18. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2018 14:55
İlk olarak bu kitabı okurken çok heyecanlıydım, çünkü bir Dostoyevski yapıtı. Yeraltından Notları okuduğumda yazarın psikolojik gözlem ve çıkarımları harikaydı. Bu kitap da ise çok daha derin anlamlar yüklenmiş. Eğer siz de benim gibi karakterlerin iç dünyalarını yansıtan eserleri seviyorsanız bunu okumanızı şiddetle tavsiye ederim. Özellikle Dostoyevski'nin bütün kitaplarını. '' Beni unutacak olursan, Ben seninim hatırla! Hayat hızla gelip geçerken, Sen de beni hatırla. ''
Öteki BenFyodor Dostoyevski · Antik Kitap · 201530,4bin okunma
Puan vermedi·152 syf.··
2021 1. kitabı
Tavsiye üzerine okudum ve çok beğendim. Kendi içindeki şizofreniyi keşfeden bir yapıt , çok çarpıcı, sürükleyici ve psikolojik ... Yakov Petroviç Golyadkin’e selamlar ...
Öteki BenFyodor Dostoyevski · Antik Kitap · 201530,4bin okunma
8/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2017 2. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 10 Mart 2017 00:00
ÖTEKİ KİM Dostoyevski..Ne kadar güzel anlatıyor şu rezil hallerimizi..sanırsınız gün boyu oturup insanları izliyor da artık her halini her hareketini ezbere biliyor.. Kitap boyunca gerçekten Bay Golyadkin'in bir ikizi var zannettim, insanın bir ötekisinin var olduğunu göstermek bu kadar başarılı anlatılabilir. Kitabı bitirince bizle birlikte yaşayan öteki ben değil, ÖTEKİ ONLAR'ın var olduğunu düşünmeye başladım.. ve öteki onlar canının istediğini yaparken ben istemediklerimi yapıyordum, kitaptaki gibi ben bir börek yerken öteki Bay Golyadkin 11 börek yiyor, karnı doyuyor ve mutlu oluyordu.. Hayatımız kendimiz ve ötekimizle mücadele ile geçiyor VE NE TAM KENDİMİZ NE TAM ÖTEKİMİZ OLABİLİYORUZ, bu yorucu düzen geçip giden hayatı istediğimiz gibi yaşamamıza engel oluyor..
Öteki BenFyodor Dostoyevski · Antik Kitap · 201530,4bin okunma
Puan vermedi
Selamlar Sevgili Kitapseverler... Yazarın az bilinen bu eseri, 1846 da yayımlanmış, diğer kült kitaplarıyla kıyaslandığında daha kısa, filmi de olduğunu öğrenince senaryo olarak filme uyarlaması çok uygundur diye düşündüğüm eserini okudum. ÖTEKİ BEN/ FYODOR DOSTOYEVSKİ Yakov Petroviç Golyadkin dokuzuncu dereceden bir memurdur. Daire arkadaşlarının aksine sosyal hayata uyum sağlayamayan, kendisiyle sürekli çatışma halindeki kişiliğiyle toplumda da kendine bir yer edinememiş, zihinsel tutarsızlıklarıyla da insanlarla iletişimi iyice zorlaşmıştır. Diğer insanlarla olduğu gibi uşağı Petruşka' yla da sorunlar yaşar. Bir sabah daireye geldiğinde masasının karşısında kendiyle aynı adı taşıyan, ikizi benzerliğinde Öteki Ben Golyadkin' i görür. Bu ikili (!) arasında kahramanımızı deliliğe kadar sürükleyecek gülünç bir mücadele başlar. Yazarın insan psikolojisinin en derinine nüfuz eden eşsiz psikolojik anlatımıyla Golyadkin'in iki parçalı zihninde okur da bir yolculuga çıkıyor. Sürükleyici bu yolculukta gerilim düşmezken, yazar ayni zamanda okuru düşündürüyor. Goldyadkin'in düştüğü gülünç durumlar Yazarın ruhsal betimlemelerdeki farkını hissettiriyor okura, tavsiyemdir.
Öteki BenFyodor Dostoyevski · Antik Kitap · 201530,4bin okunma
7/10
·277 syf.··
2018 17. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 07 Şubat 2018 12:17
Kitabın sonuna kadar ne olduğunu anlamak zor. Karışık duygular içinde yuvarlanan bir karakter var karşımızda. Anlık bilinç kapanışları gerçekleşiyor. Kitap boyunca baş karakter kendinin bir ikizi ile mücadele içerisine girişiyor. Öteki ben'i kendisinin zıddı bir karaktere sahip. Kitap boyunca baş karakterimizin bakış açısıyla olaylar anlatılıyor. Kitabın sonuna kadar insan kendini paranoid şizofren bir kişiliğin ruhsal bunalımlarıyla karşı karşıya buluyor. Bazen diyorum ki Dostoveski'nin "Suç ve Ceza" kitabından önce keşke bu kitabını okusaydım. Bu kitabı elime aldığımda beklentim çok yüksekti. Hayal kırıklığına uğradım.
Öteki BenFyodor Dostoyevski · Antik Kitap · 201530,4bin okunma
5/10
·212 syf.··
2021 78. kitabı
Yakov Petroviç Golyadkin toplumda kendine yer edinemeyen, kendisiyle sürekli çatışan, sosyal hayatın dışına itilen bir anti kahramandır. Romanda, Golyadkin'in zihinsel tutarsızlığının insanlarla iletişimini zorlaştırması, kendisinin giderek ötekileşmesi anlatılır..
1000Kitap
Öteki BenFyodor Dostoyevski · Antik Kitap · 201530,4bin okunma

Yazar Hakkında

Fyodor DostoyevskiYazar · 137 kitap
Fyodor Mihayloviç Dostoyevski (Rusça: Фёдор Миха́йлович Достое́вский) (d: 11 Kasım 1821, Moskova - ö: 9 Şubat 1881, Sankt Petersburg), Rus roman yazarı. Dostoyevski, Mikhail ve Maria Dostoyevski'nin oğlu olarak 11 Kasım 1821 tarihinde Moskova'da doğdu. Altı çocuklu ailenin ikinci çocuğuydu. Babası Mikhail, askeri cerrahlıktan emekli olduktan sonra Mariinsky Hastanesi'nde yoksullara hizmet etmeye başladı. Hastane, Moskova'nın en kötü yerlerinden birinde bulunuyordu. Dostoyevski de bu hastane de doğdu. Mikhail, alkole bağımlıydı ve evini sıkı disiplin ile yönetiyordu. Çok kolay sinirlenebiliyordu. Dostoyevski'nin annesi Maria ise bir tüccar kızıydı. Dostoyevski, çocukluğunu çoğu zaman sarhoş bir baba ve hasta bir anne arasında geçirdi. Babasının çalıştığı hastaneden bulunan hastalar ile vakit geçirmeyi ve onların hikâyelerini dinlemeyi çok seven Dostoyevski, ilköğrenimini Moskova'da yaptı. Annesi tüberküloz hastalığı yüzünden öldüğü zaman, sert disipliniyle tanınan Petersburg Mühendis Okulu'na gönderildi. Arkadaşlarının, sinirli ve aşırı duyarlı bir yapıya sahip olduğu için "Ateş Fedya" lakabını verdikleri Dostoyevski, Petersburg'ta zamanını kitap okuyarak, düşüncelere dalarak ya da kardeşi Mihail ile söyleşerek geçirdi. Babasının 1839'daki ani ölümünü burada öğrendi. Okulu başarıyla bitirdikten sonra İstihkâm Müdürlüğü'ne girdi. Bir yıl sonra istifa ederek buradan ayrıldı. Ordudan ayrıldıktan sonra edebiyata yönelen Dostoyevski'nin ilk kitabı İnsancıklar, 1846 yılında yayımlandı. Bu eserinin ardından yazdığı kitaplarla beklediği başarıya ulaşamayan Dostoyevski'nin umudu kırıldı ve politikayla ilgilenmeye başladı. 1849 yılında devlet aleyhindeki bir komploya karıştığı iddiası ile tutuklandı. On ay hapishanede kalan Dostoyevski, kurşuna dizilmek üzereyken diğer sekiz tutuklu arkadaşı ile affedildi. Cezası dört yıl kürek, dört yıl da adî hapse dönüştürüldü. Cezasını çekmesi için Sibirya'da bulunan Omsk Cezaevi'ne gönderildi. Burada geçirdiği dört yılın ardından er rütbesi ile hizmete verildi. Subaylığa kadar yükseldi. 1857 yılında Maria Dmitrievna Isayeva ile evlendi. Beş yıl boyunca görev yapan Dostoyevski, 1859 yılında özgür bırakıldı ve Petersburg'a yerleşti. Petersburg'a döndükten sonra Ezilenler (1861) ve Ölüler Evinden Anılar (1862) adlı eserleri yazdı. Kardeşiyle birlikte iki dergi çıkardı. 1862'de arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar bağımlılığı yüzünden maddi açıdan darlığa düştü. Bu dönemde Yeraltından Notlar (1864), Suç ve Ceza (1866), Kumarbaz (1866), Budala (1868), Ebedi Koca (1870) ve Ecinniler (1872) gibi eserleri yazdı. Eşinin ölümünden sonra sekreteriyle evlendi. Yeniden borçlandı ve kumarhanelerde gezmeye başladı. Kızının ölümünün ardından büyük bir sarsıntı geçirdi. Delikanlı (1875), Bir Yazarın Günlüğü (1876) ve Karamazov Kardeşler (1879) adlı eserlerinde yazarlık hayatı boyunca konu edindiği temaları yeniden ele aldı. Karamazov Kardeşler adlı yapıtını üç yılda bitiren Dostoyevski, bir ciğer kanamasıyla yatağa düştü ve 9 Şubat 1881 tarihinde öldü. Dünya edebiyatını en çok etkileyen ve en çok okunan yazarlardan biri olan Dostoyevski'nin eserleri birçok 20. yüzyıl düşünürünün fikirlerini derinden etkiledi. İlk yazarlık dönemi Ordudan ayrıldıktan sonra kurgusal roman yazmaya başladı. Dostoyevski'nin ilk kitabı olan İnsancıklar (Bednye Lyudi) ilk olarak 1846 yılında yayımlandı. Dostoyevski, toplumunu acımasız kurallarında yaşlı bir adamın öksüz bir kıza duyduğu sevdayı iç dünyasındaki derin çatışmalarla işledi. Halkın sıcak ilgisiyle karşılanan bu kitap, eleştirmenlerden de övgüler aldı. Ünlü eleştirmen Belinski, romanı okuduktan sonra Dostoyevski'ye gelecekte büyük bir yazar olacağına dair övgü dolu sözler söyledi. Şair Nikolay Neksarov, Dostoyevski hakkında "Yeni bir Gogol doğdu" diye konuştu. Yazarlıkta ün sağladıktan sonra 1846 yılında Gogol esintileri bulunan kitabı Öteki (Dvoynik) yayımlandı. Yazar bu romanda, kendini ortadan kaldırmaya çalışan benzeriyle sürekli çatışma halinde bulunan bir memurun hikâyesini anlattı. Bu romanda ele aldığı çift kişilik temasını daha sonra bazı romanlarında kullansa da roman, Belinsky dahil hiçbir eleştirmence beğenilmedi. Eleştirmenler romanı sıkıcı buldu ve alay etti. 1847 yılında ise Ev Sahibesi (Hozyayka) isimli romanı yayımlandı. Dostoyevski bu eseri ile de beklediği övgülerin aksine olumsuz eleştiriler aldı. Dostoyevski, ruhsal çöküntüye düştü ve üzüntüden hasta oldu. Ancak yazarlığı bırakmayan Dostoyevski, 1848 senesinde Beyaz Geceler (Belıye Noçi) ve Bir Yufka Yürekli (Slaboye Serdtse) adlı kitapları yayımlattı. Bir Yufka Yürekli, yazara itibarını yeniden kazandırsa da beklediği başarıyı elde edemeyen Dostoyevski'nin umudunu kırdı. Yazarlıkta umudunu kırılan Dostoyevski, politikayla ilgilenmeye başladı ve genç liberallerin (Tetrashevski) grubuna girdi. İkinci yazarlık dönemi 1859'da ordudan terhis edilerek Moskova dışında küçük bir yerde kalmaya zorlanan Dostoyevski, özgürlüğüne kavuştuktan sonra Petersburg'a döndü. Kardeşi Mihail ve arkadaşı N.N. Strahov ile birlikte Vremya (Zaman) ve sonra da Epoha (Dönem) adlı dergileri hazırladı. Bu dergilerde Slavcı düşünceyi savunduğunu belirten yazılar yazdı. Ezilenler (Unijenniye i Oskorblyonniye) ve Ölü Evinden Anılar (Zapiski iz Mertvogo Doma) ile kendinden söz ettirdi. 1863 yılında arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar borçları yüzünden sıkıntıya düşen ve yayımcılardan yazmadığı romanların avanslarını alarak yaşayan Dostoyevski, Yeraltından Notlar adlı yapıtı 1864 yılında yayımlandı. Romanda bir zihnin derinliklerine indi. Suç ve Ceza (Prestuplenie i Nakazanie) ve Kumarbaz(İgrok) adlı yapıtları 1866 yılında yayımlandı. Dostoyevski, Suç ve Ceza'yı 1858 yılında Semipalatinsk'te bulunduğu zaman Roussky Slovo dergisi için uzun bir hikâye olarak tasarlamıştı. Bunun nedeni, Sibirya'dan ayrılana dek roman yazmama kararı almasıydı. Dostoyevski, kardeşi Mihail'e gönderdiği bir mektupta kitap hakkında: “ ...Konusu gerçekten çok güzel. Kahramana gelince, bugüne kadar hiç denenmemiş bir kişi. Ama bugünün Rusyasına bakacak olursak, böyle bir kişi karşımıza sık sık çıkmaktadır. Bu sonuca halkın kafasını yeni fikirleri anlayarak vardım. Öyle hissediyorum ki, yeni fikirler ve görüşlerle döndüğüm zaman, romanımı genişletmekte başarılı olacağım. Kişi aceleye gelmemelidir dostum. Ve insan iyi olanın dışında hiçbir şey yapmamalıdır... ” diye yazdı. Dostoyevski, bu eserinde bir Rus aydını olan Raskolnikov'un kendi doğrusu adına işlediği cinayetleri ve vicdanıyla hesaplaşmasını konu edindi. Yazar, küçük bir otel odasında ve kötü bir ekonomik durumla yazdığı Suç ve Ceza'yı 1866 yılında tamamlamıştı. Dostoyevski'nin yazdığı Budala (Idiot) eseri 1866, Ebedi Koca (Veçnıy Muj) 1870, Ecinniler (Besı) 1872 yılında yayımlandı. Bütün bu başyapıtlar birbirinin izledi. Karısı öldükten sonra sekreteri Anna Grigoriyevna Snitkina ile evlendi. Yeniden borçlanan ve kumaranelerde dolaşmaya başlayan Dostoyevski, bir kız çocuk sahibi oldu. Ancak kızı fazla yaşayamadı ve doğduktan kısa süre sonra öldü. Dostoyevski de bu yüzden büyük bir sarsıntı geçirdi. 1875'te Delikanlı (Podrostok), 1876'da Bir Yazarın Günlüğü (Dnevnik Pisatelya)[ ve 1879'da Karamazov Kardeşler (Bratya Karamazovi) adlı romanları yayımlandı. Hayatı boyunca eserlerinde işlediği temaları yeniden ele aldığı, insan duygularının derinliğine inen eserler yazan Dostoyevski, Karamazov Kardeşler'de Ivan ve Alyosha Karamazov adlı karakterler için filozof Vladimir Sergeyevich Solovyov'dan ilham aldı. Zosima ve Alyosha'nın öne çıkacağı Bir Büyük Günahkarın Yaşamı adlı eseri tamamlayamadı. 1881 yılının Ocak ayında bir ciğer kanaması geçirerek yatağa düştü ve 9 Şubat 1881 tarihinde öldü. Dostoyevski için yapılan cenaze töreninde yaklaşık otuz bin kişi tabutunun arkasında yürüdü. Dostoyevski, beğeniyle karşılanan ilk romanı İnsancıklar'dan sonra yazdığı Öteki ve Ev Sahibesi ile olumsuz yorumlar aldı ve depresyona girdi. Ancak yazar, kendisini ruhsal çöküntüye götüren düşüncelerden uzaklaşmayı bildi. Dış dünyadan kopan zihninin parçalanışını kendi çözen yazarın eserlerindeki ruhbilimsel açıdan en zengin tema da çift kişilik temasıdır. Kendini ortadan kaldırmaya çalışan benzeriyle sürekli çatışma hali içerisinde bulunan bir memuru anlattığı Öteki adlı yapıtında daha sonra da işleyeceği bir tema olan çift kişilik temasını işlemişti. Ellili yaşlarında içine bazen bir karamsarlık ve ağırlık çöken Dostoyevski, bu durumu ikinci eşi Anna Grigoriyevna Snitkina’ya "Sanki bir suç işlemişim gibi bir çeşit sebepsiz hüzün ve keder içindeyim" diye açıklamıştı. Ecinniler'de Stavrogin'i bir çocuğa tecavüz ettirmiş olması yüzünden de kendini hep suçlamıştı. Dostoyevski kendi çocukluğunda, annesine acı çektirmesinden, sürekli sarhoş olmasından ve hizmetkârlara kötü davranmasından dolayı babasından nefret ediyordu. Eserlerinde kullandığı, kaderine boyun eğen ve uysal kadın örneğini kendi evinde; annesinde gördü. Kadının alttan alması, erkeği daha da kızdırmaktan başka bir işe yaramayacağını görmüştü. Çok duyarlı biri olan Dostoyevski, bu yüzden babasına kin besliyordu. Babasının ölümünü haber aldığında, "Babamın ölümünde benim hiçbir suçum yok, ama bu öldürmenin kefaretini ödemeye hazırım, çünkü içimden onu öldürmek geçiyordu" diyerek Karamazov Kardeşler adlı romanında yer alan Dimitri Karamazov'un tepkisinin benzerini gösterdi. Dostoyevski, babasının ölümünü istediğini düşünerek depresyona girdi. Bazı yazarlara göre de ilk sara nöbetlerine de bu düşünce sebep oldu. Sigmund Freud ve birçok psikanalizci, babaya duyulan bu nefrete ve bunu izleyen suçluluk düşüncesine dayanarak Dostoyevski'nin hastalığının sinirsel kökenli olduğunun ortaya çıkardı. Andre Gide, Ezilenler adlı romanın, aşağılanışın insanı cehennemlik ettiği, alçakgönüllüğünse kutsallaştırdığı fikriyle dolu olduğunu söylemişti. George Steiner ise Charles Dickensvari bir havanın olduğunu söylediği Ezilenler'de bulunan temanın Ebedî Koca'da, Ecinniler'de ve Karamozov Kardeşler'da da yer aldığını söyledi. Nicholas Berdyaev, Dostoyevski'nin bütün yaratıcı gücünü insana ve insanın kaderi temasına adadığını, bunun da onu ölümsüz kılmaya yettiğini belirtti. Devlet aleyhinde bir komploya katıldığı iddiası ile tutuklandıktan sonra sekiz ay hapisanede kalan Dostoyevski, suç ve ceza kavramlarıyla en yoğun şekilde burada karşılaştı. İdam edilmek üzereyken affedildi. Cezası dört yıl kürek ve altı yıl adî hapse dönüştürüldü. Dört yılın sonunda er rütbesi ile kışlaya verildi ve 1859 yılında terhis edildi. Suç ve Ceza adlı eserini 1858 yılında oluşturmaya başladı. Bu eserinde ahlak kavramını ve siyaseti harmanladı. Dostoyevski, bu romanda sadece Rus halkını değil, tüm insanlığı tehdit eden bir kısır döngüden kurtulmanın gerçekleşebileceğini vurguladı. Yazar, John Stuart Mill'in ekonomik refah için bireysel bencilleşmeyi öneren kuramını Semyon Zaharoviç Marmeladov'un ağzından eleştirdi. Dostoyevski, düşünce ve sanat deneyimini sürekli olarak arttırdı. Tanrı'dan, ateizmden, kötülükten, özgürlükten söz eden roman karakterleri, gerçekte aynı bilincin farklı anları gibidir. Bu karakterler aracılığıyla Dostoyevski, cinleri ruhundan uzaklaştırır. Bakış açısı değişmekle beraber eserleri, gerçeğin hep aynı çoşkulu ve acı veren arayışı içerisindedir.