Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·232 syf.··
2025 3. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 11 Eylül 2025 23:07
Gogol'un Burun'undan sıyrılmaya çalışan; Franz Kafka'nın Dönüşüm'ünü etkileyen; kitabın ana temasının kronolojik önemiyle örtüştüğü; sıkışmışlık ve bunaltı hissinin kusursuz işlendiği; Dostoyevski'nin bile kendince ön plana çıkarmadığı bir başyapıt. Özümsenerek okunmalı...
İkizFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 201030,4bin okunma
Puan vermedi·232 syf.··
2025 494. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 08 Kasım 2025 23:31
Ben psikolojik ve sosyolojik açıdan inceledim: Romanın kahramanı Yakov Petroviç Golyadkin, sıradan bir devlet memurudur. Toplumda var olma ve kabul görme arzusu, içsel olarak bastırdığı korku ve aşağılık duygularıyla çatışır. Bu çatışmanın sonucu olarak, kendi “ikizini” —yani kendisinin dışsallaşmış bir versiyonunu— görmeye başlar. Bu, şizofreni veya dissosiyatif kimlik bozukluğu (çoklu benlik bölünmesi) şeklinde yorumlanabilir. Golyadkin’in “ikizi”, onun bastırılmış arzularını, cesaretini ve toplumsal olarak kabul görmeyen yönlerini temsil eder. Psikolojik açıdan, “İkiz” bireyin içsel parçalanmasını, benliğin “ideal” ve “gerçek” yanları arasındaki çatışmayı somutlaştırır.Romanın geçtiği Petersburg, 19. yüzyıl Rus bürokrasisinin baskıcı, hiyerarşik ve yabancılaştırıcı atmosferini temsil eder. Golyadkin sıradan bir memurdur; sistemin dişlileri arasında ezilen, görünmez bir figür. Onun “ikizi” sistem içinde başarılı, uyumlu, dalkavuk ve sosyal açıdan beceriklidir. Bu karşıtlık, bireyin toplumsal sistem içinde kendine yer bulma mücadelesini ve toplumun “maskeli” ilişkiler düzenini yansıtır. Dostoyevski, burada modern insanın yabancılaşmasını çok erken bir dönemde sezmiştir. Marx’ın “yabancılaşma” kavramıyla örtüşen bu durum, bireyin kendi emeğine, kimliğine ve çevresine yabancılaşmasıdır. Bu kitabın yakın zamanda filmi olduğunu öğrenince okumaya karar verdim.
İkizFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 201030,4bin okunma
Dostoyevski faciası(!)
Dostoyevski'nin '' dili '' en vasat kitabını okuyor olabilirim... Maalesef kitabı yarıladım ama devam edemeyeceğim. Kitabın konusu aslında güzel ancak verilmek istenen mesaj asla verilemiyor. Kitapta hitaplar, duygular, düşünceler, kelimeler çok ama çok fazla yinelenmiş. Bir süre sonra insan bıkıyor. Okuması çok basit bir kitap ama akıcı değil. Üzülerek yarım bıraktım.
İkizFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 201030,4bin okunma
Bölünmüş Benlik
10/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2019 4. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 31 Mart 2019 16:12
Dostoyevski’nin 1846 yılında, sürgün öncesi döneminde yayınlanan romanı “İkiz” büyük bir başarısızlık olarak değerlendirilmiştir. Türkçe’ye değişik kereler “Öteki” adı ile de çevrilen “İkiz”,
Edebiyat
İkizFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 201030,4bin okunma
İkiz
Puan vermedi·232 syf.··
Beğendi
·
2018 9. kitabı
Kafka’nın dönüşüm romanı tadında.. Sanki; Kafka bu romandan etkilenmiş gibi.. güzel bir kitap idi ama sonunu tahmin etmeme rağmen heyecanlı bir bitiş göremedim. Yine de keyifli bir deneyimdi
Edebiyat
İkizFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 201030,4bin okunma
3/10
·232 syf.··
2017 12. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 01 Mayıs 2017 15:33
Konusunu ve ikizini hiç beğenmedim :) Okurken konudan kopmamak için kendimi çok zorladım. Çok sıkıldım. Tavsiye edebileceğim bir kitap değil.
İkizFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 201030,4bin okunma
9/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2018 3. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 15 Şubat 2018 15:59
Dostoyevski’nin okuduğum ikinci eseri. İnsancıklar kitabında yazarın karamsar ve gerçekçi bir tarzı olduğunu görmüştüm. Bu kitapta da böyle devam etti. Eğer “Ben hayatın sıkıcılığı içinde sürüklenip giderken beni heyecanlandıracak, farklı hayaller kurduracak bir kitap arıyorum öyle depresif şeylere gelemem” diyorsanız hiç bulaşmayın. Eğer böyle değil de benim gibi realist bir insansanız Dostoyevski favori yazarınız olabilir. İnsanları çözümleyişi başka, bunları kağıda aktarışı bir başka, sizde uyandırdıkları çok başka bir yazar. Okuyun okutun. Romanın konusuna gelecek olursak, basite indirgeyerek şöyle anlatabilirim. Bir adam var, bir gün işten çıkarken kendine tıpatıp benzeyen biriyle karşılaşıyor ve bu kişi resmen adamın hayatını başına yıkıyor. Arkadaşlarını çalıyor, işinden ediyor vesaire... Okuduğunuzda anlayacaksınız zaten bu kitapta önemli olanın konu değil, insan doğasını derin bir şekilde işleyişi olduğunu. Okuyalı uzun süre olmasaydı oturup uzuuun uzun yazabilirdim bu kitap hakkında. İyi okumalar.
İkizFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 201030,4bin okunma
2/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2019 55. kitabı
Büyük Golyadkin ile öteki ya da ikizi olan Küçük Golyadkinin çarpık bir o kadarda anlamsız hikayesi. Dostoyevski'nin eleştirilen tek kitabı. Orjinal adı Dvoynik. 19. Yüzyıl edebiyatında sıkça kullanılan kişinin gölgesi, benzeri, ya da hayal dünyasındaki eşi konu edilmiş. Aslında bir parçada şizofrenik bir hikaye. İlk yayınlandığında da pek beğenilmemiş. Sıradan bir akımın ürünü olarak değerlendirilmiş.  Kitap "ikiz", "öteki ben" ya da "öteki" ismi ile raflarda yer alıyor. Ben farklı kitap zannettim ikisinide aldım. Siz almayın. Gerçi iki çevirmen arası daki farkıda görücez. Sabri Gürses çevirdiği kitapların tarihi ile ilgili bilgilerde veriyor. Dostoyevski kitaplarında psiko analizler, sosyolojik vakalar sizi şaşırtacak betimlemelerin yer aldığı şeklinde pek çok yorum var ancak bu kitapta anlatılan dostoyevski yok. Herkesin zaman zaman ortaya çıkardığı ötekisini belki ötekilerini ortaya koymak istemiş. Herkesin ötekisi kendisine diyelim.. #okuduğunkitabıpaylaş  #bilgiylekalın  #dostoyevski  #ikiz #öteki #ötekiben
Edebiyat
İkizFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 201030,4bin okunma
Düşünsene senden bir tane daha olduğunu...
8/10
·188 syf.·
2022 5. kitabı
-Spoiler İçermez- Bir kitabın Dostoyevski'ye ait olduğunu gösteren emareler nelerdir;
Edebiyat
ÖtekiFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202530,4bin okunma
10/10
·255 syf.··
Beğendi
·
2024 7. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Ocak 2024 20:22
Kahramanımız Goldyatkin kendi olmaktan memnun değildir,kendinden kaçmak istemektedir hiç birşeyin farkında olmadan şizofreni yaşamaktadır. İşte tam orada öteki ile tanışır. Birey olma yönünde ilerlemeye çalışmak ve karşımızda toplumsal mantıksızlıklar vardır. Birey olarak buna ne kadar uyum sağlayabiliyoruz işte artık sosyal asosyal kavramıda burada karşımıza çıkıyor; ve toplumda ben değil ,mecburen öteki oluveriyoruz.
Fyodor Dostoyevski
Fyodor Dostoyevski
bize insanlardaki derin ruhsal acıları,duygu değişimlerini anlık olarak mükemmel veriyor. Kitap bana direk
Dövüş Kulübü
Dövüş Kulübü
filmini aklıma getirdi maalesef kitabını okumamıştım. Filmi izleyip beğenenler direk okuyabilir. Filimdeki kurgu kadar olmasada oldukça iyi.
Fyodor Dostoyevski
Fyodor Dostoyevski
sevenler es geçmesin zaten. İyi okumalar.
Edebiyat
ÖtekiFyodor Dostoyevski · İletişim Yayınları · 201930,4bin okunma

Yazar Hakkında

Fyodor DostoyevskiYazar · 137 kitap
Fyodor Mihayloviç Dostoyevski (Rusça: Фёдор Миха́йлович Достое́вский) (d: 11 Kasım 1821, Moskova - ö: 9 Şubat 1881, Sankt Petersburg), Rus roman yazarı. Dostoyevski, Mikhail ve Maria Dostoyevski'nin oğlu olarak 11 Kasım 1821 tarihinde Moskova'da doğdu. Altı çocuklu ailenin ikinci çocuğuydu. Babası Mikhail, askeri cerrahlıktan emekli olduktan sonra Mariinsky Hastanesi'nde yoksullara hizmet etmeye başladı. Hastane, Moskova'nın en kötü yerlerinden birinde bulunuyordu. Dostoyevski de bu hastane de doğdu. Mikhail, alkole bağımlıydı ve evini sıkı disiplin ile yönetiyordu. Çok kolay sinirlenebiliyordu. Dostoyevski'nin annesi Maria ise bir tüccar kızıydı. Dostoyevski, çocukluğunu çoğu zaman sarhoş bir baba ve hasta bir anne arasında geçirdi. Babasının çalıştığı hastaneden bulunan hastalar ile vakit geçirmeyi ve onların hikâyelerini dinlemeyi çok seven Dostoyevski, ilköğrenimini Moskova'da yaptı. Annesi tüberküloz hastalığı yüzünden öldüğü zaman, sert disipliniyle tanınan Petersburg Mühendis Okulu'na gönderildi. Arkadaşlarının, sinirli ve aşırı duyarlı bir yapıya sahip olduğu için "Ateş Fedya" lakabını verdikleri Dostoyevski, Petersburg'ta zamanını kitap okuyarak, düşüncelere dalarak ya da kardeşi Mihail ile söyleşerek geçirdi. Babasının 1839'daki ani ölümünü burada öğrendi. Okulu başarıyla bitirdikten sonra İstihkâm Müdürlüğü'ne girdi. Bir yıl sonra istifa ederek buradan ayrıldı. Ordudan ayrıldıktan sonra edebiyata yönelen Dostoyevski'nin ilk kitabı İnsancıklar, 1846 yılında yayımlandı. Bu eserinin ardından yazdığı kitaplarla beklediği başarıya ulaşamayan Dostoyevski'nin umudu kırıldı ve politikayla ilgilenmeye başladı. 1849 yılında devlet aleyhindeki bir komploya karıştığı iddiası ile tutuklandı. On ay hapishanede kalan Dostoyevski, kurşuna dizilmek üzereyken diğer sekiz tutuklu arkadaşı ile affedildi. Cezası dört yıl kürek, dört yıl da adî hapse dönüştürüldü. Cezasını çekmesi için Sibirya'da bulunan Omsk Cezaevi'ne gönderildi. Burada geçirdiği dört yılın ardından er rütbesi ile hizmete verildi. Subaylığa kadar yükseldi. 1857 yılında Maria Dmitrievna Isayeva ile evlendi. Beş yıl boyunca görev yapan Dostoyevski, 1859 yılında özgür bırakıldı ve Petersburg'a yerleşti. Petersburg'a döndükten sonra Ezilenler (1861) ve Ölüler Evinden Anılar (1862) adlı eserleri yazdı. Kardeşiyle birlikte iki dergi çıkardı. 1862'de arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar bağımlılığı yüzünden maddi açıdan darlığa düştü. Bu dönemde Yeraltından Notlar (1864), Suç ve Ceza (1866), Kumarbaz (1866), Budala (1868), Ebedi Koca (1870) ve Ecinniler (1872) gibi eserleri yazdı. Eşinin ölümünden sonra sekreteriyle evlendi. Yeniden borçlandı ve kumarhanelerde gezmeye başladı. Kızının ölümünün ardından büyük bir sarsıntı geçirdi. Delikanlı (1875), Bir Yazarın Günlüğü (1876) ve Karamazov Kardeşler (1879) adlı eserlerinde yazarlık hayatı boyunca konu edindiği temaları yeniden ele aldı. Karamazov Kardeşler adlı yapıtını üç yılda bitiren Dostoyevski, bir ciğer kanamasıyla yatağa düştü ve 9 Şubat 1881 tarihinde öldü. Dünya edebiyatını en çok etkileyen ve en çok okunan yazarlardan biri olan Dostoyevski'nin eserleri birçok 20. yüzyıl düşünürünün fikirlerini derinden etkiledi. İlk yazarlık dönemi Ordudan ayrıldıktan sonra kurgusal roman yazmaya başladı. Dostoyevski'nin ilk kitabı olan İnsancıklar (Bednye Lyudi) ilk olarak 1846 yılında yayımlandı. Dostoyevski, toplumunu acımasız kurallarında yaşlı bir adamın öksüz bir kıza duyduğu sevdayı iç dünyasındaki derin çatışmalarla işledi. Halkın sıcak ilgisiyle karşılanan bu kitap, eleştirmenlerden de övgüler aldı. Ünlü eleştirmen Belinski, romanı okuduktan sonra Dostoyevski'ye gelecekte büyük bir yazar olacağına dair övgü dolu sözler söyledi. Şair Nikolay Neksarov, Dostoyevski hakkında "Yeni bir Gogol doğdu" diye konuştu. Yazarlıkta ün sağladıktan sonra 1846 yılında Gogol esintileri bulunan kitabı Öteki (Dvoynik) yayımlandı. Yazar bu romanda, kendini ortadan kaldırmaya çalışan benzeriyle sürekli çatışma halinde bulunan bir memurun hikâyesini anlattı. Bu romanda ele aldığı çift kişilik temasını daha sonra bazı romanlarında kullansa da roman, Belinsky dahil hiçbir eleştirmence beğenilmedi. Eleştirmenler romanı sıkıcı buldu ve alay etti. 1847 yılında ise Ev Sahibesi (Hozyayka) isimli romanı yayımlandı. Dostoyevski bu eseri ile de beklediği övgülerin aksine olumsuz eleştiriler aldı. Dostoyevski, ruhsal çöküntüye düştü ve üzüntüden hasta oldu. Ancak yazarlığı bırakmayan Dostoyevski, 1848 senesinde Beyaz Geceler (Belıye Noçi) ve Bir Yufka Yürekli (Slaboye Serdtse) adlı kitapları yayımlattı. Bir Yufka Yürekli, yazara itibarını yeniden kazandırsa da beklediği başarıyı elde edemeyen Dostoyevski'nin umudunu kırdı. Yazarlıkta umudunu kırılan Dostoyevski, politikayla ilgilenmeye başladı ve genç liberallerin (Tetrashevski) grubuna girdi. İkinci yazarlık dönemi 1859'da ordudan terhis edilerek Moskova dışında küçük bir yerde kalmaya zorlanan Dostoyevski, özgürlüğüne kavuştuktan sonra Petersburg'a döndü. Kardeşi Mihail ve arkadaşı N.N. Strahov ile birlikte Vremya (Zaman) ve sonra da Epoha (Dönem) adlı dergileri hazırladı. Bu dergilerde Slavcı düşünceyi savunduğunu belirten yazılar yazdı. Ezilenler (Unijenniye i Oskorblyonniye) ve Ölü Evinden Anılar (Zapiski iz Mertvogo Doma) ile kendinden söz ettirdi. 1863 yılında arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar borçları yüzünden sıkıntıya düşen ve yayımcılardan yazmadığı romanların avanslarını alarak yaşayan Dostoyevski, Yeraltından Notlar adlı yapıtı 1864 yılında yayımlandı. Romanda bir zihnin derinliklerine indi. Suç ve Ceza (Prestuplenie i Nakazanie) ve Kumarbaz(İgrok) adlı yapıtları 1866 yılında yayımlandı. Dostoyevski, Suç ve Ceza'yı 1858 yılında Semipalatinsk'te bulunduğu zaman Roussky Slovo dergisi için uzun bir hikâye olarak tasarlamıştı. Bunun nedeni, Sibirya'dan ayrılana dek roman yazmama kararı almasıydı. Dostoyevski, kardeşi Mihail'e gönderdiği bir mektupta kitap hakkında: “ ...Konusu gerçekten çok güzel. Kahramana gelince, bugüne kadar hiç denenmemiş bir kişi. Ama bugünün Rusyasına bakacak olursak, böyle bir kişi karşımıza sık sık çıkmaktadır. Bu sonuca halkın kafasını yeni fikirleri anlayarak vardım. Öyle hissediyorum ki, yeni fikirler ve görüşlerle döndüğüm zaman, romanımı genişletmekte başarılı olacağım. Kişi aceleye gelmemelidir dostum. Ve insan iyi olanın dışında hiçbir şey yapmamalıdır... ” diye yazdı. Dostoyevski, bu eserinde bir Rus aydını olan Raskolnikov'un kendi doğrusu adına işlediği cinayetleri ve vicdanıyla hesaplaşmasını konu edindi. Yazar, küçük bir otel odasında ve kötü bir ekonomik durumla yazdığı Suç ve Ceza'yı 1866 yılında tamamlamıştı. Dostoyevski'nin yazdığı Budala (Idiot) eseri 1866, Ebedi Koca (Veçnıy Muj) 1870, Ecinniler (Besı) 1872 yılında yayımlandı. Bütün bu başyapıtlar birbirinin izledi. Karısı öldükten sonra sekreteri Anna Grigoriyevna Snitkina ile evlendi. Yeniden borçlanan ve kumaranelerde dolaşmaya başlayan Dostoyevski, bir kız çocuk sahibi oldu. Ancak kızı fazla yaşayamadı ve doğduktan kısa süre sonra öldü. Dostoyevski de bu yüzden büyük bir sarsıntı geçirdi. 1875'te Delikanlı (Podrostok), 1876'da Bir Yazarın Günlüğü (Dnevnik Pisatelya)[ ve 1879'da Karamazov Kardeşler (Bratya Karamazovi) adlı romanları yayımlandı. Hayatı boyunca eserlerinde işlediği temaları yeniden ele aldığı, insan duygularının derinliğine inen eserler yazan Dostoyevski, Karamazov Kardeşler'de Ivan ve Alyosha Karamazov adlı karakterler için filozof Vladimir Sergeyevich Solovyov'dan ilham aldı. Zosima ve Alyosha'nın öne çıkacağı Bir Büyük Günahkarın Yaşamı adlı eseri tamamlayamadı. 1881 yılının Ocak ayında bir ciğer kanaması geçirerek yatağa düştü ve 9 Şubat 1881 tarihinde öldü. Dostoyevski için yapılan cenaze töreninde yaklaşık otuz bin kişi tabutunun arkasında yürüdü. Dostoyevski, beğeniyle karşılanan ilk romanı İnsancıklar'dan sonra yazdığı Öteki ve Ev Sahibesi ile olumsuz yorumlar aldı ve depresyona girdi. Ancak yazar, kendisini ruhsal çöküntüye götüren düşüncelerden uzaklaşmayı bildi. Dış dünyadan kopan zihninin parçalanışını kendi çözen yazarın eserlerindeki ruhbilimsel açıdan en zengin tema da çift kişilik temasıdır. Kendini ortadan kaldırmaya çalışan benzeriyle sürekli çatışma hali içerisinde bulunan bir memuru anlattığı Öteki adlı yapıtında daha sonra da işleyeceği bir tema olan çift kişilik temasını işlemişti. Ellili yaşlarında içine bazen bir karamsarlık ve ağırlık çöken Dostoyevski, bu durumu ikinci eşi Anna Grigoriyevna Snitkina’ya "Sanki bir suç işlemişim gibi bir çeşit sebepsiz hüzün ve keder içindeyim" diye açıklamıştı. Ecinniler'de Stavrogin'i bir çocuğa tecavüz ettirmiş olması yüzünden de kendini hep suçlamıştı. Dostoyevski kendi çocukluğunda, annesine acı çektirmesinden, sürekli sarhoş olmasından ve hizmetkârlara kötü davranmasından dolayı babasından nefret ediyordu. Eserlerinde kullandığı, kaderine boyun eğen ve uysal kadın örneğini kendi evinde; annesinde gördü. Kadının alttan alması, erkeği daha da kızdırmaktan başka bir işe yaramayacağını görmüştü. Çok duyarlı biri olan Dostoyevski, bu yüzden babasına kin besliyordu. Babasının ölümünü haber aldığında, "Babamın ölümünde benim hiçbir suçum yok, ama bu öldürmenin kefaretini ödemeye hazırım, çünkü içimden onu öldürmek geçiyordu" diyerek Karamazov Kardeşler adlı romanında yer alan Dimitri Karamazov'un tepkisinin benzerini gösterdi. Dostoyevski, babasının ölümünü istediğini düşünerek depresyona girdi. Bazı yazarlara göre de ilk sara nöbetlerine de bu düşünce sebep oldu. Sigmund Freud ve birçok psikanalizci, babaya duyulan bu nefrete ve bunu izleyen suçluluk düşüncesine dayanarak Dostoyevski'nin hastalığının sinirsel kökenli olduğunun ortaya çıkardı. Andre Gide, Ezilenler adlı romanın, aşağılanışın insanı cehennemlik ettiği, alçakgönüllüğünse kutsallaştırdığı fikriyle dolu olduğunu söylemişti. George Steiner ise Charles Dickensvari bir havanın olduğunu söylediği Ezilenler'de bulunan temanın Ebedî Koca'da, Ecinniler'de ve Karamozov Kardeşler'da da yer aldığını söyledi. Nicholas Berdyaev, Dostoyevski'nin bütün yaratıcı gücünü insana ve insanın kaderi temasına adadığını, bunun da onu ölümsüz kılmaya yettiğini belirtti. Devlet aleyhinde bir komploya katıldığı iddiası ile tutuklandıktan sonra sekiz ay hapisanede kalan Dostoyevski, suç ve ceza kavramlarıyla en yoğun şekilde burada karşılaştı. İdam edilmek üzereyken affedildi. Cezası dört yıl kürek ve altı yıl adî hapse dönüştürüldü. Dört yılın sonunda er rütbesi ile kışlaya verildi ve 1859 yılında terhis edildi. Suç ve Ceza adlı eserini 1858 yılında oluşturmaya başladı. Bu eserinde ahlak kavramını ve siyaseti harmanladı. Dostoyevski, bu romanda sadece Rus halkını değil, tüm insanlığı tehdit eden bir kısır döngüden kurtulmanın gerçekleşebileceğini vurguladı. Yazar, John Stuart Mill'in ekonomik refah için bireysel bencilleşmeyi öneren kuramını Semyon Zaharoviç Marmeladov'un ağzından eleştirdi. Dostoyevski, düşünce ve sanat deneyimini sürekli olarak arttırdı. Tanrı'dan, ateizmden, kötülükten, özgürlükten söz eden roman karakterleri, gerçekte aynı bilincin farklı anları gibidir. Bu karakterler aracılığıyla Dostoyevski, cinleri ruhundan uzaklaştırır. Bakış açısı değişmekle beraber eserleri, gerçeğin hep aynı çoşkulu ve acı veren arayışı içerisindedir.