·159 syf.····Okunma: 16 Nisan 2023 21:43 Acımak başlığına yaraşır bir sondu. Yazar bir insanda bulunması gereken en güzel hasletlerden birini, toplumda en çok bulunması gereken mesleklerin başında gelen öğretmenlik üzerinden aktarmış. Bunu yaparken de sıradan bir olay çerçevesi içinde değil de tesiri büyük olacak bir olayla akıllara kazınacak şekilde ince ince işlemiş. Bir başlığa bu denli sahip çıkan ve roman boyunca karşı tarafa geçirebilen bir üslup. Harikaydı.
Bir de bazı şeyler çoğu kez sandığımızın aksi. Dinlemek, anlamak ve öğrenmek için şans vermeli. Öfkemizin ve kinimizin ardında dimdik durmamalı.
Sonunda hem çok pişman hem de acımayı öğrenmiş bir Zehra gördük. Sevmeye geç kaldıysa da Acımaya geç kalmamayı öğrendi. Zehra’nın kazandığı şey pişmanlıkla da olsa bir ömür hafızasında güzel yer edinecek olan babası. Ayrıca öğrendiği duygu. Oysa Mürşit bey sevdiklerine dair hiçbir şey kazanamadan öldü. Sevildiğini bile bilmeden… oysa Zehra artık sevildiğini biliyor. Gizem çözüldü. Mürşit bey avazı çıktığı kadar bağırsa da duyuramayacak kadar kör ve sağır insanlarla yaşadı. Ve kimsesiz öldü. Hak etmediği bir hayattı. Zehra ise şimdi bu bildikleriyle yaşamak istediği hayatı kurabilir…
Ben çok sevdim. Umarım sizde seversiniz.