·184 syf.··Beğendi
···Okunma: 11 Mayıs 2023 16:40 Kitabın akıcılığı ve kitabın okura o duygu ve düşünceleri aktarma ve hissettirme şekli bir kısma kadar çok etkileyici ve güzeldi fakat bir yerden sonra kitabım okura verdiği his belirgin bir şekilde değişti ki bunun sebebi Stefan Zweig'in kitabı tamamlamadan intihar etmiş olması. Acaba Stefan'ın aklındaki son nasıldı çok merak ediyorum, eğer Stefan Zweig kitabı tamamlayabilseydi kesinlikle mükemmel bir kitap olacaktı.
(Bundan sonraki kısımda !!Spoiler!! bulunur)
Clarissa bir subayın kızıdır. Ancak bu subay işini en iyi, disiplinli ve düzenli şekilde yapmaya o kadar önem vermiştir ki işi onun takıntısı haline gelmiştir. Bu yüzden sevgisini göstermeye çalışırken bile istatistiklerden yararlanır ancak sevgisini göstermekte başarılı olamaz. Clarissa ise her şeyin çok düzenli olduğu sıkı bir manastır okulunda okumuştur. Bu monotonluk yüzünden okul hakkında pek bir anısı yoktur. Clarissa babasının yurtdışına çıkma gereksinimi olduğundan manastır okulundan ayrılıp tek başına yaşamaya başlar, artık bir bireydir. Clarissa babasından aldığı disiplini kendi hayatında da kullanır ve bir profesörün bu disiplini sevip fark etmesiyle Clarissa profesörün yanında asistan olarak çalışmaya başlar. Geçirdikleri onca zaman sonucunda baba kız yaknlığına gelirler.
Clarisa profesör adına yurtdışında bir organizasyona katılması gerekir. Bu organizasyonu düzenleyen fransızıla tanışır ve arkadaş olurlar. Fransızın, Leonardın yanında Clarissa ilk kez kendini olduğu gibi hissediyor ve hayatının mutluluğunu bulduğunu düşünüyordur. Organizasyon bittikten sonra ikisi dış dünyadan , karmaşadan kendilerini soyutlayarak köyleri geziyor ve tesadüfen tanıştıkları insanlarla tanışıyorlardı. Kısaca sadece yaşıyorlardı ki Avusturalyanın Sırbistana savaş ilan ettiğini Clarissanın babası tarafından gönderilen mektupla öğrenene kadar. Onlar artık bu dünyaya göre düşman; kendilerine göre birdiler, birlikteydiler. İkisi de vatana yararda bulunmak için yolları ayrılır. Clarissa yaralı askerlerin bakıldığı bir hastanede vatan görevini yerini getirir ve Leonardı düşünmemek için kendisine düşünmek ve kendine bakmak için zaman bırakmaz. Ancak bu koşuşturmanın içinde Leonarddan bir bebeğe hamile olduğunu çok geç olmasa da bir süre sonra öğrenir. Clarissa çaresiz durumdadır. Düşman tarafının çocuğuna sahiptir, babasının onurunu zedeleyecek bir olgu değil miydi bu? Bu yüzden Clarissa; askerlik görevinden korkup kaçan, Clarissa dışında herkesi hasta olduğuna inandıran bir adamla çocuğunun bir babaya, soyadına sahip olması ve şüphe çekmemek için sahte bir evlilik yapar . Çocuk doğar ancak Clarissanın çocuğu dışında hiç bir şeyi yoktur, yalnızdır; evlendiği adamın bir kaçakçı olduğunu öğrenir. Clarissa, Leonardın onu unuttuğuna inanmasına rağmen ona mektup yazar ancak geri dönüş alamadığı için öldüğünü düşünür. Aslında o mektuplar Clarissanın babasına gitmiştir ve Clarissa artık babası için bir gurur değil utanç kaynağıdır. Clarissanın babası sandığı adama alışmış bir çocuğu olduğundan artık Leonardla birlikte olmak imkansızdı. Clarissa bundan sonraki yıllarda sadece çocuğu için yaşar ancak bedenen.
Gerçekten kitapta ihtimaller fazlasıyla düşünüdürüyor, belki de Clarissa çocuğu aldırsaydı Leonarda mutlu, kendi olabildiği bir hayat yaşayacaktı. Ama savaş her zaman küçük büyük herkesin hayatını mahveder.
Evet kitap kurgu ancak Stefan Zweig de savaş yüzünden hayatında son verdiği için, her kurgunun altında bir yaşanmışlık vardır :c .