Ahh, sen ne kadar harika bir kitapsın Yaban. Yeni bir yazıma hoşgeldiniz tekrar. Bu kitabı sahafta dolaşırken almıştım, lise de öğretmenlerim hep överdi bu kitabı lakin hep okumaktan kaçardım. Nedendir bilinmez Türk edebiyatına lisedeyken hep küçük gözle bakardım, yabancı edebiyatın daha güzel olduğuna inanırdım. O kadar hatalı bir bakış açısı ki, şuan çok pişmanım ama o saye de bir çok yabancı kitabı da okudum orası ayrı. Neyse konuyu çok uzattım, esas meseleye gelelim. Kitabın baş karakteri olan Ahmet Celal birinci dünya savaşı’nda gazi olan bir insandır, ailesi İstanbul’da elit bir hayata sahip bir şahsiyettir. Birinci dünya savaşından sonra Mehmet Ali’nin daveti üzerine köyüne gider. Mehmet Ali’nin köyü savaş fikrinin esamesinin geçmediği, sanki hayat güllük gülistanlıkmış gibi yaşam sürdükleri bir Eskişehir köyüdür. Ahmet Celal, köylü tarafından kabul görmeyen, yaban olarak addedilen bir kişidir. Her gün tıraş olması, kitap okuması, şehirden gazete getirmesi ve köylüye yakışmayan fikir ve davranışları onun köylü tarafından kabul edilmemesine sebep olmaktadır. Ahmet Celal bir yandan köylüleri analiz edip, hayatı sorgularken bir yandan da aklı ve fikri Kurtuluş savaşı ve Atatürk’dedir. Mehmet Ali’nin karşı köye yaptığı ziyaretler esasında görüp doğallığına hayran kaldığı kadın Emine vardır. Esasında Emine karakterinin, diğer kişilerden çok da farkı yoktur, topak topak kolları, şekilsiz vücudu ve en önemlisi doğal bir dili vardır. Mehmet Ali’nin kardeşi olan İsmail Emine ile evlenir. Bu hikayemizin uzağında köylünün fikir babası olan ve kıymetlisi Salih Ağa vardır, bu adam düzenbazlığı ve işgüzarlığıyla tanınan bir kişidir. Savaş bir gün karşılarına çıkar ve köy halkına ağır kayıplar yaşatır, köyü yakar ve mallarına el koyarlar. Ahmet Celal ise bu çemberden Emine ile kaçmak ister lakin Emine ve Celal vururlar. Mezara kadar ulaşabilen Ahmet Celal ve Emine, Emine ağır yaralı olduğu için günlüğünü Emine’ye bırakan Ahmet Celal bilinmeyen bir yola doğru yol alır. Roman aydın-köylü çatışmasını konu alan en iyi kitaplardan biridir, cehaletin gücü ve eğitimsizliğin nelere yol açabileceğini gösteren nadide bir eserdir. Teşekkürler Yakup Kadri Karaosmanoğlu, herkesin okuması gereken nadide bir eserdir kendisi.