Puan vermedi·520 syf.····Okunma: 15 Mayıs 2023 13:30 Martin Eden ismini ilk duyduğumda arkadaşıma o ne demiştim ismi bana bir kitap ismi gibi değil de bir bilim adamı, ünlü bir yazar gibi gelmişti. Biraz araştırınca ve son zamanların popüler kitapları arasında yer alınca kitabı almak istedim.
Kitabın başında bir kitap kahramanına aşık olacağım hiç aklıma gelmemişti.
Roman, yarı otobiyografik bir romandır.
Kitap aslında bir aşk üzerine kurulu gibi duruyor fakat mesajları anlamak zor değil. Zengin kız, fakir erkek aşkı aynı zamanda aristokratlar grubu, işçi sınıfı ve çatışmalarını anlatıyor.
Martin ve Ruht’un karşılaşması tam olarak şans eseri gerçekleşiyor. Her şey bir akşam yemeğinde Martin’in Ruht’u görmesi ve onu insan üstü varlık olarak nitelendirmesi ile başlıyor. Bu nitelendirme zaten Martin’in içindeki aşkı anlamlandırmamıza yetiyor.
Martın’ın Ruth’a ulaşmak için, o zengin Sınıf içerisinde var olmak için verdiği mücadeleden bahsediyor. Tanrı olarak gördüğü sınıfın içerinde var olduktan sonra Martın nefretini dile geriyor ve onların içinin boş olduğunu anlatıyor.
Kitabın sonunda ise Martın istediği her şeye sahip oluyor ve bunalıma giriyor.
- Bir taşın kalbini eritebilecek kadar çok sevdim seni.
Bu kitabı özetleyen bir alıntı cümlesi sadece bu olabilir diye düşündüm.