Değerli okurlar!
Kitap Ergenekon destanımızın romanlaştırılmış hali diyebiliriz kısaca. Kitapta hata olarak bahsedebileceğim birkaç şey var ancak birine özellikle dikkat çekmek istiyorum ki bir destan da olsa roman yazarken gerçekçiliğe de en azından belli konular için dikkat edilebilir. Kitabın birkaç yerinde okçuları anlatırken tek gözünü kapayıp oku çekti diyor ki bu Türk okçuları için doğru değildir zira Türk okçuları hedeflerini ''Hissi'' atış denilen bir sistemle yıllar içerisinde çalışmalarının verdiği bir sistemle sadece görmeleri hedef almaları anlamına gelecek şekilde vururlar. Akdeniz çekişi gibi sistemlerin özelliğinde tek gözü kapayıp nişan almak vardır ancak Türk okçularının da kullandığı Asya tipi çekiş sistemi olan baş parmak çekişinde buna gerek kalmaz zira baş parmak çekişinin üstünlüğü hem yaya hem de at üstünde çok büyük rahatlık sağlar okçuya, bu sayede okçular sabit kalmaz düşmanı kovalaya bilir bu özellik Türklere has bir özelliktir savaşçılık ruhunun bir parçasıdır. Bu kısmı söylememin sebebi Yazarların bazen gözden kaçan hataları olabilir anlayışla karşılamamız gerekir.
Genel olarak akıcı bir kitap aksiyonlu bölümler var hüzünlü bölümlerin olduğu mesela savaş içerisindeyken Kağan'ımız uçmağa varınca onun cesedini düşmanlar ele geçirmesin amacıyla yakılır Kağan'ın Onuru ve Şerefi için yapılır Türklere has bir özelliktir, kitabımız bu tür ayrıntılara yer vermiştir.
Güzel bir Türk Destanı kitabı, tabii ki Türk Tarihi'ni anlatmak için kelimeler yetersiz kalır Şanlı bir Ecdadımız var hepsinin yeri Uçmağa olsun ruhları Şâd olsun. Mustafa Kemal Atatürk'ün de dediği gibi:
''Benim en büyük olağanüstülüğüm Türk olmaktır!''
Hayatta övünebileceğiniz en büyük özellik doğuştan gelen Türklüğünüzdür, esen kalın değerli okurlar.