·35 syf.····Okunma: 20 Mayıs 2023 20:46 Sadece beş bölümden oluşan eser, birbirinden farklı ve ağırlıklı olarak hüznün ve acının yer aldığı hikayelerden oluşmaktadır. Özellikle benim en hoşuma giden hikayeler; “Ses, Mehtaplı Bir Gece ve Köstence Güzellik Kraliçesi” oldu. İsterseniz biraz da kitap içeriğinden bahsedeyim. Yazarımız ses hikayesini yazarken üç kahramana ağırlık vermektedir bu kitap kahramanları; kitabın anlatıcısı, müzikle uğraşan arkadaşı ve Sivaslı Ali. Açıkçası ben en çok Sivaslı Ali’yi sevdim çünkü gerek söylediği şarkıların anlamları gerekse saza olan tutkusuyla adeta diğer kahramanları gölgede bıraktı. İtiraf etmeliyim ki hikâyenin sonunda Ali’nin gerçekten başarılı olup hayatını bir şekilde değiştirmesini arzu ederdim. Okuyacak olanlar için daha fazla detaya girmiyorum ve bir diğer hikâyeye geçiyorum.
“Mehtaplı Bir Gece” hikayesinde üç gündür aç olan hasta bir adamın son anda hayata tutunma çabasını konu ediniyor. Bir gün bu adamın tam umudunu kaybedip baygınlık geçirdiği bir akşamüzeri, pekte güzel olmayan hatta neredeyse çirkin olarak nitelendirdiği bir kadınla karşılaşıyor. Kadının esmer ve yağlı çehresinde çiçek hastalığının en korkunç tahribatını yüzünde taşırken genç adam onu da diğer insanlar gibi zannedip bir an önce gitmesi için ısrar etse de sonunda kendisini baygınlık geçirdiği biranda bu kadının evinde buluyor. Kadın onu bir köşeye yatırdıktan sonra göğsüne başını koyup hiç tanımadığı bir adam için ağlamaya başlayınca hasta adam, yeryüzünde birazda olsa insanlık kırıntılarının kaldığını anlıyor.
Son hikayemiz ise “Köstence Güzellik kraliçesi”, açıkçası ben hikâyeyi okumadan önce kraliçelere layık güzellikte bir kadın düşlemiştim. Umduğum gibi de oldu. Ne yazık ki hayatı pek de bu güzelliğine yaraşır şekilde olmadı o ayrı. Neyse gelelim hikâyenin içeriğine. Berlin de dört yıldır yaşayan bir adamın tesadüfen müzik sesi duyduğu bir gazinoya oturmasıyla hikâye başlıyor. Kısa bir süre sonra yanına mavi gözlü bir adam oturur ve aralarında kısa bir sohbet geçer. Tabii bu sohbetin başlamasına vesile olan kişi yanına gelen kadındır. Zaten hikâye de bu kadın üzerinden ilerliyor. Bana kalırsa hikâyenin sonu biraz eksik bitti. Zaten bende eksik biten birkaç hikâye olduğu için iki puan kırdım. Yine de yazarın dili olağanüstü olduğu için hikâyenin eksik bitmesi o kadar da gözünüze batmıyor. Sabahattin Ali sever bütün okuyuculara tavsiye ediyorum. Esen kalın.