Gönderi

8/10
·438 syf.··
Beğendi
·
2023 18. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 21 Mayıs 2023 12:45
Yaşar Nuri Öztürk'ün okuduğum ikinci eseri oldu. Yine dine bakış ve dini anlama noktasında referans olarak kabul edebileceğim kaynaklardan biri oldu diyebilirim. Yaşar Nuri Öztürk, çok iyi bir ilâhiyat profesörüdür. Dini, yüzeysel değil de derine inerek inceleyen bir zattır. Siyasete girmesi bence onu birçoklarının gözünde geri plana itse de düşünceleri itibariyle sıradan olmaktan çok öte bir manaya sahiptir. Sıradanlığa tezattır kendisi. Kitap, genel itibariyle 7 ayetten oluşan Maun süresinin, İslam için önemine işaret etmektedir. Sureyi , ayetleri ile derinlemesine incelemekte ve sure üzerinden ülkemiz ve dünya üzerine bir panaroma sunmaktadır. Ona göre Maun suresi, Fatiha suresi ile beraber Kur'an'daki en önemli iki sureden biridir. Ve içerdiği anlam itibariyle, dini araç edinenlere ters düştüğü için bilinçli olarak sürekli arka plana itilmekte, mevzu bahis edilmemektedir. Çünkü sure, Allah ile aldatanların, dindar olmayıp dinci olanların; yani dini kendisine araç edinenlerin Allah'ın vuruşu ile karşı karşıya bırakılacağını ilân etmektedir. Özellikle Kur'an'ı mealini bilmeden okumanın, anlamını bilmeden ibadet etmenin dini açıdan sakıncalarından bahsetmektedir. Özellikle dine riya katanları; yani dışarıdan dindar görünüp özünde dini kullanıp Allah'a şirk koşanları yerden yere vurmaktadır. Tüm kötülüklerine Allah'ı ve şovenist ibadetlerini maske yapanların, insanları din ile uyatanların da Allah'ın gazabıyla karşı karşıya kalacaklarını ayetlerle biz okuyucuya aktarmış hoca. Ve bir sıkça bahsedilen husus da kamu malının gerektiği yerlere ulaşmasına engel olanları, kamu malını dillerine pelesenk olmuş Allah, kitap kelimeleri ile gasp edenleri, her türlü pisliğin içine batmış olup kendilerini yine yaradanın zikri ile arındırma riyakarlığını yapanları da yerden yere vuran bölümler mevcut. O kadar çok cümle çıkarıp buraya koyabilirim ki. Hoca sıkça uyarmış gelinecek nokta konusunda ama maalesef dedikleri de teker teker ortaya çıkıyor. Bir taraf zenginlik, şatafat, lüks içinde dillerinden Allah, Kur'an kelimelerini düşürmeden yaşarken; öteki taraf ise yoksulluğun dibine batırılmış durumda, bu şatafat ve lükse seyirci konumda pozisyon alıp hâline şükrettirilen duruma gelmiştir. Din, paylaşımcı olmayı öğütlerken, pastanın kocaman dilimlerini Allah ile aldatanlar midelerine indirirken kendilerine kırıntıları reva görmüş bir topluluktan söz etmek mümkün. İslam bu mudur? Din, iman bu mudur ? Allah'ın müslümana reva gördüğü daha doğrusu müslümanın kendisine reva görmesini istediği tam olarak bu mudur? Siz muhasebesini yapın bir zahmet.
Maun Suresi Böyle BuyurduYaşar Nuri Öztürk · Yeni Boyut Yayınları · 2011237 okunma
·
213 Gösterim
2 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Benim sözüm size değil zaten,ben genel kanının siyasete giriyor demesini anlamsız buluyorum…Kitapta zikrettiği parti Maun Suresini ihlal ettiği için parti ismini zikretmek zorunda bana göre…Yani zikrettiği partiyi Kur’an’a göre değerlendiriyor, kendi siyasi görüşüne göre değil…Bu durumu siyasete giriyor diye yorumlayanlar bana anlamsız geliyor…
Merhaba! Yorumunuzu yeni gördüm…Ben şu anda bu kitabı okuduğum için incelemelere bakarken gördüm…İncelemenizde “siyasete girmesi geri plana düşmesine sebep oldu “ demişsiniz…Bence girmesi gerekiyor çünkü kitabında dini kullanan siyasetçilerden bahsediyor ve Maun Suresinin de bu kişiler hakkındaki hükümleri var…Dine en büyük zararı veren ve insanları şirke bulaştıran bu kişiler çünkü…
Sercan Yıldız
Gönderi Sahibi
Merhaba Perihan hanım, ben Yaşar Nuri Öztürk hayranı biriyim. Genel kanı bu yönde, bunu belirtmek istedim. Dinin siyasete alet edildiği ortada onun da taraf olup dine dair görüşlerini ifade etmesi, kendisine aksi yönde bulunanlara başta olmak üzere birçok kesime malzeme çıkardı. Çünkü genel itibariyle kitabında direkt olarak parti adı zikrederek görüşlerini şekillendirmiş. Takdir edersiniz ki bu da sevildiği kadar nefret edilmesine de zemin hazırlamıştır. Yoksa benim gözümde çok değerlidir. Görüşleri çok kıymetlidir. Keza ben de onun gibi dindar ile dinci kavramlarının karıştırıldığını; dincinin çok tehlikeli olduğunu her fırsatta dile getiriyorum.