·552 syf.··Beğendi
···Okunma: 14 Mayıs 2023 11:51 Kitabı okurken takdir ettiğim yönlerinin yanında eleştirdiğim yönleri de oldu. Diğer incelemeleri okurken fark ettim. Çoğunluk ya tamamen övmüş ya da tamamen yermiş kitabı. Ben bunu doğru bulmuyorum. O yüzden önce olumlu sonra olumsuz eleştirilerimi yazarak kitap hakkındaki düşüncelerimi itinayla belirtmek istiyorum.
Öncelikle huzur sokağı tamamen hayallerimdeki, ahlâki boyutu yüksek bir sokak. Zaten ilk sayfalarda da sokakta bulunan kişilerin faziletleri ve kötü şeylerden itinayla kaçınmaları özenle anlatılmış. Artı olarak anlatılan ahlaki ölçütler gerçekten tüm insanlık aleminin hoşuna gidecek cinsten. Bir çocuk doğduğunda onu yetiştiren tek kişi anne babası değil, tüm mahalledir tabiri güzel bir şekilde hikayeleştirilmiş. Üniversitede yaşanan kötü durumlardan bahsetmiş yazar. Bir kızın arkadaş ortamında kafede kendilerince eğlenirlerken içtiği şeye ilaç katılarak tecavüz edilmesi ve sonrasında buna dayanamayarak intihar etmesi... Geçmişte de günümüzde de bu tür iğrençliklere rastlanıldığı için hikayenin gerçekçi boyutu da var kitapta. Onun dışında tesettür konusunda ben de yazar gibi düşünüyorum. Sünnete riayet eden kurallara uyuduktan sonra örtünün şeklinin nasıl olacağı, karşı tarafta nasıl bir hissiyat oluşturacağı (bana göre) güzel bir şekilde anlatılmış.
Ve olumsuz yönlerine gelecek olursak; gerçekten şaşırtıcı biçimde yazarın kafasında kurduğu kadın profilinin günümüz şartlarına hiç mi hiç uymadığını gördüm. Aksiyon yönü çok düşük bir kadın profili var karşımızda. Hakkını aramayan ve çok fazla itaat kelimesine maruz kalan bir kadın profili. Bir diğer eleştirdiğim nokta ise Bilal'in yanlış tercihi. Sırf istediği profile uymuyor diye Feyza ile her ne kadar sevse de bir araya gelmiyor. Buraya kadar bir sıkıntı yok tamam. Fakat gönlünde sevdiği birisi varken Hacer ile evleniyor Bilal. Hacer'in günahı ne şimdi, neden başkasını seven bir adamla evleniyor?
Ben açıkçası bu hikâyede en çok Hacer'e üzüldüm.
Artı olarak yazarın kullandığı sivri dil beni çok şaşırttı açıkçası. Açık kadınlar hakkında çok iğneli tabirler kullanmış. Oysa yazarın hayatını dinlediğimde oldukça yumuşak üsluplu biri olduğunu düşünmüştüm. Kitapta ise bunun tam tersi bir ifadeyle karşılaştım ve bu beni gerçekten üzdü.
Bir de yazarın kitapta kurguladığı bir islam profili var. Karakterler üzerinde bunu ayrıntılı olarak görebiliyoruz. Takdir ettiğim bazı yönleri olmasına karşın, acaba islam gerçekten bunu mu emrediyor diye düşündüğüm ve onaylamadığım bazı satırlar oldu.
Daha yazacak çok fazla şey var ama incelemeyi daha fazla uzatmak istemiyorum.
Sadece okuyacak olanlara şunu söylemek istiyorum. Yazar hikayeyi ankesörlü telefonların kullanıldığı bir zamanda yazmış. O zamanda kullanılan (bazı kavramlar!!!) şu anda çok farklı anlamlar kazanmış mahiyette. Mesela örnek olarak ittat kelimesi şu anda çok ağır bir anlam ifade etmesine karşın eskiden bu kadar derin bir anlamı yokmuş.
O yüzden (bazı kelimelerin) ağırlığının altında çok da ezilmemek gerektiğinin kanaatindeyim.
İyi okumalar...