Erasmus, reform ve hümanizm
Puan vermedi·208 syf.··
2023 10. kitabı
On altıncı yüzyıl Avrupa ve dünya tarihi için dönüm noktası olayların yüzyılıdır: coğrafi keşifler, reform, rönesans, hümanizim… Bu olayların arka planını özellikle reform hareketlerinin iç yüzünü ve temsilcilerinin yaklaşımlarını merak edenler için Vicdan Zorbalığa Karşı ya da Castello Calvin'e ile birlikte güzel bir kitap. Bu kitap, “Bütün dünya ortak ortak bir vatandır” diyen, Avrupa Birliği düşüncesinin de en önemli temsilcilerinden biri olarak kabul edilen, dönemi içinse korkaklığa varan aşırı ihtiyatlılığı yüzünden kahraman olamayan, belki olmak da istemeyen, Rotterdamlı Erasmusun hikayesidir. Avrupa’da kan gövdeyi götürürken, “aman ağzımızın tadı kaçmasın Ali Rıza Bey” tadında yaklaşımıyla, Luther gibi ateşli reformistler tarafından kıyasıya eleştirilmiştir. Aralarındaki ayrılığı en iyi yine Luther ifade etmiş: “O, insanların sorunlarına din sorunlarından daha çok önem veriyor” Luther için yeryüzündeki en büyük sorun din, Erasmus için ise insanca olandır. Yazar durumu şöyle özetler: “Eğer Erasmus atılımcı olsaydı, bu gücü dünya tarihine geçecek, Reformcu bir eylem doğrultusunda diktatörce kullanabilirdi. Ama onun dünyası, eylem değildir. O, açıklık getirebilir, ama yeni bir biçim veremez, hazırlayıcı olabilir, ama gerçekleştirici olamaz. Reform hareketi, alnında onunkini değil, bir başkasının adını taşıyacaktır, Erasmus' un ektiğini bir başkası biçecektir.” Erasmus hümanisttir. Nedir Hümanizm? Stefan Zweig’ın hümanizm tahlili bence kitabın en değerli kısmı: “Hümanizm, emperyalist değildir, düşman tanımaz, uşakları da yoktur.” Öte yandan demoktrat ve liberal de değildir. Seçkinci zümrenin altında gölgelendiği bir tür sığınaktır; yani hümanizm ile demokrat ve liberalizmin öncülüğünü görmek yanılgı olur. Esasen hümanistlerdeki kendini farklı konumlandırma çöken aristroksinin yerine yükselen akademik kendini beğenmişlikte görülebilir. Düşledikleri bir oligarşidir, kültür aristrokrasisinin egemenliği. Böylece temele inildiğinde hümanizm şövalyeliğin reddedilişi değil, tinsel biçimde yenilenmesidir. “Halkı anlamaya ve ondan bir şeyler öğrenmeye çalışmak yerine, halka tepeden bakarak ders vermeye çalışması, organik açıdan hümanizmin temel yanlışıydı. Bu akademik idealistler, imparatorluklarının sinırları geniş olduğundan, tüm ülkelerde, saraylarda, üniversitelerde, manastırlarda ve kiliselerde, o güne değin barbarlığın kol gezdiği bölgelerde eruditio (eğitim) ve eloquentia'nın (hitabet sanatı) ilerlemelerini onlara gururla haber veren görevlileri bulunduğundan, artık iktidarın kendilerinde olduğuna inanmışlardı; oysa aslında imparatorluk, yalnızca incecik bir üst yüzeyi kapsamına almaktaydı ve gerçeklerle olan bağları da son derece zayıftı.”
Biyografi-Edebiyat
Rotterdamlı ErasmusStefan Zweig · Can Yayınları · 2019834 okunma
·
34 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.