Bir milletin adını tarihten silmek istiyorsanız ki bunu silahla yapamıyorsanız tek yol o milletin dilini unutturmaktır. İngilizler İrlandalılara, Ruslar Kazak Türklerine bu politikayı uygulamaya çalıştılar ve durum şimdi bizim ülkemizde de tam olarak böyle. Yani asıl amaç aslında "kültürel soykırım"...
Sinanoğlu bu kitapta dünyanın evrensel dilinin ve bilim dilinin İngilizce olmaması gerektiğini, lise ve üniversitelerde gerçekleştirilen hazırlık ve ingilizce eğitimin (ODTÜ, Boğaziçi gibi) hem gereksiz bir zaman kaybı hem de öğrencilerin işine yaramayacak aksine 'tarzanca' ingilizcesiyle öğretim süreçlerini gerçekleştireceklerinden bunun yerine hazırlıkta geçen bir yıldaki İngilizce eğitimini üç ay gibi kısa bir sürede halledilebileceğinden bahsediyor. Hazırlık sınıfları adı altında bir yıllık kayıp yaşanmayıp direkt matematik fen bilimlerini öğrenmeye başlamanın gerekli olduğunu söylüyor.
Türkiye'nin birinci meselelerinden biri de bu dil meselesidir. Kurtulu Savaşı'ndan sonra uygulanmaya başlayan İngiliz dili politikası ( bazı yabancı okulların kapatılmaması ve giderek özenti haline gelerek sayılarının oldukça artması) günümüzde çok daha etkili hale gelmiş bulunmakta. Hatta ebeveynler çocuklarına 4-5 yaşlarında İngilizce öğrensin diye kurslara vermekte. Bu nesilde bu işi bitirmeye çalışılacaktır. Diğer tüm meseleler halledilir ama dil meselesi çok daha mühimdir..
Benim için yeni ufuklar açan, farklı pencerelerden bakmamı sağlayan mükemmel bir kitaptı. Atatürk'ün son günlerinde bile Türk diline ne kadar önem verdiğini hatırlatan Türkiye'nin Einstein'ı Oktay Sinanoğluna ne kadar teşekkür etsek az. . Ruhu şad olsun.
Oktay Sinanoğlu