italyan yazar giovanni boccaccio tarafından kaleme alınan dünya edebiyatındaki ilk hikaye yapıtı.aslında ben bu yapıta başlamayı düşünürken ön yargılıydım çünkü edebiyatın çoğu alanında bilindiği üzere ilk olan yapıtlar genellikle yalın ayrıntıların ve dilinin fazla önemsenmediği kurguda ise daha çok halkı bilinçlendirme adına olduğundan didaktik unsurlar taşıması, bir de okurun yapıtı kendi orijinal dilinde değilde yapıtı çevirilmiş bir biçimde okuyunca eser okuyucuya çok sadeleşmiş basit bir yapıtmış gibi geliyor.işte bendeki bu düşünce beklediğim gibi de olmadı.her ne kadar kendim çevirilmiş dilinden okusamda sanki orijinal diliymiş gibi sunulmuş okuyucuya.eminim ki orijinalindeki dilin işlevi ile çevirideki dilin işlevinin arasında çok da fark olmadığını düşünüyorum. decameron'un alanındaki diğer yapıtlardan ayıran en büyük farkı nezlimce dönemine ve ilk olmasına rağmen müthiş olan dili ve kurgusudur.kitabın konusu dünya tarihinin en büyük salgını olan kara ölüm 1348 yılındaki veba salgınından kaçan üç delikanlı yedi hanım kızımızın olduğu on kişilik bir topluluğun on gün içinde yaşadıkları sergüzeştlerini anlatır.bu sergüzeştte toplulukta herkes bir gün sırasıyla kral/kraliçe olur.her gün boyunca herkes topluluktaki kral/kraliçenin seçtiği konuya göre birer hikaye anlatır ve toplam bir günde on hikaye anlatılır ve on gün sonunda toplam yüz hikaye anlatılmış olur.hikayelerin genel olarak temaları; aşk,din adamları,intikam,
sergüzeşt,iyilik,kötülük,toplumun aksayan yanları yerme vb kategorize edemediğim içeriği kapsıyor ama genel olarak yapıtta aşk ve toplumun aksayan yönlerinin ağır bastığını söylemekte fayda var.yanılmıyorsam bkz kitabın sonunda yaklaşık sekiz sayfa filan boccaccio abimizin serzenişleri vardı kitapta.yapıtında kullandığı hikaye kurgusunun kendisinin olduğunu ve hikayelerinin içeriğinde kötü kahramanları kötülük temalarınıda işlemesini doğru bulduğunu vurguluyor ve yanlış bulanlar ile fazla tartışmaya girmek istememesi onlara sadece nedenleri sıraladığını söyleyebilirim.
keza yukarıda belirtmeyi unutmuşum ben kitabı alfa yayınevi'nden okudum ve çeviri işine hayran kaldım.çeviren nevin yeni ablamıza çok teşekkür ederim umarım kendisini alfa yayınevi'nde değilde iş kültür yayınevi'nde görme fırsatımız olur.iş kültür zaten ülkede bence rakipsiz bir yayınevi.son zamanlarda yanılmıyorsam iş kültürdeki bazı çevirmenler yeni çıkan baskılarda bazı yapıtlarda yazım yanlışları yapıyorlar gerek okulda hocamında söylemesi ve gerek kendim iş kültür yayınevi'nin sosyal medya hesaplarında insanların yorumlarından gözlemlediğim kadarıyla bu sorun var.iş kültüründe nitelikli çevirmene ihtiyacı var.neyse konu nereden buralara geldi anlayamadım ama senin vaktini daha fazla almamak adına sana son kez bu yapıtla ilgili bir şey söyleceğim. o da eğer kitap beni hem sarsın hem kalın bir kitap olsun diyorsan hiç düşünme derim.