Kendime neden böyle bir kötülük yapıp bu kitabı okudum ki diyorum. Varoluşsal çözümlenemeler okumayı, Camus , Paul Sartre ve Kafka okumayı seven biri olarak bu kitabı da seveceğimi düşünerek başlamıştım ama vakit kaybıydı böyle düşünmeme sebep olan çok fazla şey var kitabın içinde... gün içinde devamlı saplantı derecesinde çocukluğuna dönüp duran birini okuyoruz, devamlı olarak kendi ile konuşan, yaşamak isteyen ama aynı zamanda da istemeyen ve sefih düşünceleri içinde kaybolmak isteyen ama bunun için bile gereken gücü gösteremeyen, göstermek istemeyen ve tüm bunlar için suçlayacak kişiler, olaylar arayan birinin iç monologlarını okumak inanılmaz yorucu. Aynı minvalde çok fazla cümle yazabilirim ama vaktime üzüldüğüm için kısa kesiyorum