kendi içinde kaybolmak
9/10
·724 syf.··
2023 73. kitabı
tutunamayanlar,1970 yılında trt roman ödülü'nü kazanan oğuz atay'ın ilk romanı.nezlimce de türk edebiyatının en sansasyonel yapıtı.kendim bu yapıtı okumadan önce çevremde olsun internette olsun hatta ekşi sözlük'te olsun birbirine zıt iki farklı düşünceyle karşılaştım."tutunamayanları anlamak ya da anlayamamak".çünkü baktığında kitaplarla arası çok iyi olup bu yapıtı okuduktan sonra bir gram bile ne okuduğunu idrak edemeyen,kitaplarla arası fazla iyi olmayan ama bu yapıtı da gerçekten anlayan birbirine zıt iki kitle var.bana kalırsa bu kitlelerden tutunamayanları okuyup okuduğundan gram anlamayanların hiçbir şey kaybetmediği,bu kitabı bkz gerçekten anlayanlarında nezlimce kendine çok şey kattığı bir yapıt.naçizane fikrim bence tutunamayanları anlamak istiyorsan öncellikle kitabın konusunu ve yazılış akımını,anlatım tekniklerini kesinlikle ama kesinlikle iyice bilmelisin.yanılmıyorsam da yapıtın arka kısmında konusu ile ilgili herhangi bir açıklama yok.yapı kredi yayınları daha çok yazarın biyografisini ve yazarın aldığı ödüllere yer vermişler.kendim kitabın konusunu kısaca sana özetleyecek olursam yapıt:intihar eden arkadaşının geçmişini araştıran turgut özben'in söz konusu arkadaşı selim ışık'ın hayata neden "tutunamadığını" öğrenme çabasını anlatıyor.bir diğer hususa yapıtın yazılış akımının,dilinin neden önemli olduğuna neden bilmen gerektiğine gelecek olursam kısaca sana nedeni en basitinden şöyle söyleyeyim yapıt da bir bölüm var yaklaşık 70/80 sayfa ve bu sayfalarda herhangi ama herhangi bir noktalama işareti yok.yapıt ağırlıklı olarak postmodernizm akımından,iç çözümlemelerden,betimlemelerden,ruh tahlilerinden ve bilinç akışı tekniklerinden besleniyor.hâl böyle olunca da bunları okurken idrak edemiyorsan yapıta da tutunamıyorsun.yapıtın kendisi ile ilgili düşüncelerime gelecek olursam kendim okurken çok keyif aldım.yanılmıyorsam da 4/5 gün içerisinde bitirmişdim.yapıtı bitirdikten sonra sen bana deseydin bu oğuz atay'ın ilk yapıtı,sana güler geçerdim.çünkü gerçekten hiç ilk gibi durmuyor.yazılışı dili gerçekten çok başarılı ama bence oğuz atay birazcık fazla akımın etkisinde kalmış.anlatım tekniklerinde birazcık işin dozunu kaçırmış.zaten bu yapıta tutunamayanların nedeni de bence bu.okuyucu okurken gereksiz ayrıntılarla boğuluyor,sıkılıyor.hâl böyle olunca da okuyucu bir süre yapıtı okurken bunalıyor farklı şeyler düşünmeye başlıyor ve sonrada yapıttan kopuyor.tabii ki de burada suçlu olan okuyucu ona bende katılıyorum ama eğer daha önce yapıtı okuma fırsatı bulduysan benim ne demek istediğimi gayet iyi anlamışsındır.karakterlere gelecek olursak iki karakterde yapıtı okurken beni oldukça etkiledi.bir nevi okurken ikisinde de kendimi çokça buldum.onlarca ortak özelliklerimi fark ettim.selim ışık yaşasaydı türk tutunamayanları ansiklopedisine beni de ekleyeceğine adım kadar eminim.keza turgut özben ile dertleşeceğim,paylaşacağım çok konu olurdu.yazımı fazla uzatıp seni sıkmayayım eğer hayatında benim gibi yalnız olduğunu,hayata tutunamayanlardan olduğunu düşünüyorsan bu yapıtı okumanı öneririm.son olarak da yapıtı okurken çokça etkilendiğim söz ile bu yazımı bitirmek istiyorum. 'kelimenin bittiği yerde başladı; kelime söylenemeden önce başladı.. kelimeler, yalnızlığı unutturdu ve yalnızlık, kelimeyle birlikte yaşadı insanın içinde.. kelimeler, yalnızlığı anlattı ve yalnızlığın içinde eriyip kayboldu.. yalnız kelimeler acıyı dindirdi ve kelimeler insanın aklına geldikçe, yalnızlık büyüdü, dayanılmaz oldu.'
Edebiyat
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202475bin okunma
·
32 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.