Arkadaşımın hediye etmesiyle şans eseri okuma ve tanıma şansı bulduğum bu kitap, kediler üzerinden insanın varlığını ve hayatı anlamlandırma çabasını inceliyor. Montaigne'ın dediği gibi "İnsan, tüm yaratıkların en çürüğü ve zayıfıdır; üstüne üstlük, en kibirli olanıdır.". Neden kedileri eğitmek yerine onlardan bir şey öğrenmeye çalışmıyoruz? diye soran yazarımız, kedileri gözlemliyor. Onların ahlakını, hayat amaçlarını ve yaşama şekillerini anlamaya çalışıyor. Bu yolda, insanın huzursuzluğunun kaynağının özbilinç olduğunu keşfediyor. "Felsefenin nafile yere dindirmeye çabaladığı bitmez tükenmez huzursuzluğun kaynağı, insanın özbilincidir.".
Montaigne, Pascal, Spinoza gibi farklı düşünürlerin ve çeşitli düşünme okullarının hayata nasıl baktığını da öğrendiğimiz kitapta insanın varoluşu sorgulanıyor. Kedilerin genel memnuniyeti ve bu hoşnutluk haline nasıl sahip olunduğu merak ediliyor.
Çok fazla detay vermek istemiyorum, zaten oldukça kısa bir kitap. Eğer kedileri seviyorsanız ve felsefeyle ilgileniyorsanız okumanızı tavsiye ederim. Birkaç güzel alıntı bırakıyorum, keyifli okumalar :3
"İnsanlar hayattaki amaçlarının mutlu olmak olduğunu söylediklerinde, aslında mutsuz olduklarını dile getirirler."
"Kediler eğer avlanmıyorlar, çiftleşmiyorlar, bir şeyler yemiyorlar ya da oyun oynamıyorlarsa, uyuyorlardır. Onları devamlı eylem halinde olmaya zorlayan içsel bir ıstırap hissetmezler."
"Hiç kimse hayatına son vermeyi tercih etmez: İntihar eden kişi, dünya tarafından öldürülen bir kişidir."
"Kediler insanın anlam anlayışını fark edebilselerdi, muhtemelen bunun abesliği karşısında keyifle mırıldanırlardı. Salt kedi olduklarından dolayı, hayat zaten onlar için yeterince anlam ifade eder. İnsanlar ise, kendi hayatlarını aşan bir anlam aramadan edemezler."
"Uyandığında daha çok çalışabilmek uğruna uyumak, acınası bir yaşam biçimidir."