Biraz kızgınım aslında. Herkesin herşeyi çok çabuk unutabilir olmasına kızgınım. Bir kaç ömrü sırtlayıp, bakmayı görev edinip, herşey rutininde akarken -rutin nefret edilecek düzeyde ve hatta eziyet gibi geliyor olsa da kimsenin umurunda değilsin- seviliyordun. Yani işe yaradığın kadar mısın? kimse seni anlamaya çalışmadı, iyileştirmek için yol aramadı, hatta senin sen olduğuna bile ihtimal vermedi. Çarpıcı çünkü dramatik. Sen vaadettiğin işlevi yerine getirmiyorsan eğer, artık bir sen yoktur. Artıklar ile besleniyor olsan bile fazlalıksın, yüksün, ölmesi umud edilen bir varlıksın. Bir evlat, bir abi, bir adam değilsin. Varlığın ve yokluğun birdi fakat yokluğun herkesi sevindirdi. Bugün her şeyken yarın hiçbir şeysin. Ölmek beni hüzünlendirmedi dedin ama bence yalan söyledin. Bana ağır geldi böyle yalnız oluşun. Yarın biz de başka biri olabiliriz..
Not: Son sayfalarına moonlight sonata hüznü çok yakışıyor