·80 syf.··Beğendi
···Okunma: 07 Haziran 2023 00:00 Cemile, Cengiz Aytmatovun ilk çıraklık eseri. Yazar ikinci dünya savaşında yaşamış olduğundan ötürü kitabında da savaşın izlerini görüyoruz. Bir Fransız yazarın dediği dünyanın en güzel aşk hikayesi sözleri üzerine okumaya başladım ama bu sözlerin karşılığını bulamadım kitapta. Evet kitap akıcı bir dille yazılmıştı ama yinede konu bakımından beni etkilemedi. Aşk kitabından çok savaşın etkileri ve yasak aşk bir aldatma hikâyesi olarak görmek daha doğru olacaktır. Ufak bir özet geçmek gerekirse; Cemile, sadık ile evlendikten kısa bir süre sonra ikinci dünya savaşı başlar ve köydeki her erkek gibi sadık da savaşa gitmek durumunda kalır. Cemile sadıkın ailesi ile birlikte yaşar ve askerlere yemek için küçük kaynı ile birlikte diğer köy halkı gibi buğday taşır. Cemile; sert, açık sözlü, utanmadan her şeyi insanların yüzüne söyleyen birazda maskülen bir tiptir. Kaynanası cemileyi bu özelliklerinden ötürü kendine benzetir ve onu hep kayırır. Savaştan mektup yollayan kocası sadık cemileye sadece selam ederim şeklinde bahseder geleneklerine bağlı büyüklerin yanında karısında söz etmeyen biridir. Bu durum cemilenin hiç hoşuna gitmesede belli etmez. Bir süre sonra savaştan yaralı dönen danyar adında bir genç köylerine gelir onlarla birlikte buğday taşır. Danyar sessiz sakin acısını içinde yaşayan duygusal öksüz bir gençtir. Zamanla gönlünü cemileye kaptırır. Aşkını söylediği türkülerde anlatır. Cemilenin küçük kaynı danyarın bu halinin sebebini zamanla öğrenir. Ve bakar ki cemilede danyara aşıkdır. Cemilenin kaynı, cemileyi herkesten kıskanır ve korur ama danyarın bu tavırları karşısında hiçbir şey yapamaz aşklarını yaşamalarına kendince müsaade eder. Cemilede kocası sadıkın ilgisizliği savaşta oluşu onu bezdirir ve danyar ile birlikte aşkını yaşamak için kaçarlar. Küçük kayın onların bu aşkını resmeder ve farkeder ki aslında o da bunca zamandır cemileye aşık. Resime olan tutkusu cemile ve danyarın aşkıyla tekrar alevlenince resim alanında ilerlemek için savaşı, cemileyi artık düşünmez ve akademiye başlar..
Bu kitapta da en etkilendiğim alıntı şudur; Doğruyu insanların yüzüne karşı söylemeyi sever. Böylesi dedikodu yapmaktan, dolaylı ve iğneli sözler söylemekten iyidir. Sizinkiler erdemli görünüp saman altından su yürütürler. Kokmuş yumurtalar da hep böylelerinden çıkar. Dıştan bakınca bembeyaz, ama içi burnumuzun direğini kırar..
Son yorumum ise Cemile ve danyar için dünyanın en güzel aşk hikayesi densede benim için bir sadakatsizlik ve aldatma hikâyesi olarak kalacaktır.