·310 syf.····Okunma: 08 Haziran 2023 00:00 Ağaca Tüneyen Sweeny, tek kelimeyle dâhiyane kaleme alınmış, bugün bile kalıpların oldukça dışında ve çok etkileyici olduğunu düşünürsek, 1939’da yayımlandığında zamanının çok ötesinde ve özel bir zihinle sıra dışı bir yeteneğin ürünü olduğu aşikar bir roman.
İrlandalı yazar Flann O’Brien’ın ilk romanı olan eser, kısaca, Dublin’de amcasıyla beraber yaşayan bir edebiyat öğrencisini ve onun edebi çalışmalarını anlatıyor. Fiziksel olarak oldukça tembel, yatağından çıkmayı pek sevmeyen karakterimiz bu yönüyle Oblomov’u çağrıştırsa da, zihinsel dünyasının aslında son derece hareketli olduğunu arkadaşlarıyla sohbetlerinde ve daha da önemlisi edebiyat çalışmalarında görüyoruz.
Kurgu içinde kurgu içinde kurgu biçimine sahip metin ve yazar daha ilk sayfadan ‘Bir hikâye üç şekilde başlayabilir’ diyerek bunun sinyalini veriyor aslında. Karakterimizin edebi çalışmalarıyla beraber başka başka kurgulara, adeta matruşka bebekleri anımsatan bir kurgu sarmalına giriyorsunuz; karakterimizin kaleme aldığı kurgunun yazarının da yarattığı karakterler ve hikayeler dahil oluyor kitaba. İlerledikçe daha da acayip, çılgın ama bir o kadar da keyifli ve yazarın zekasının okuru büyülediği bir metne dönüşüyor; kovboylarla halk kahramanının aynı hikayede buluştuğu, karakterlerin hikayenin yazarını uyutup kurgunun gidişatına yön verdiği ve hatta ona başkaldırdığı absürt ve oyunlu bir hikayenin içinde buluyorsunuz kendinizi. Sonuna da hem hikayenin başını bir çember gibi tamamlaması hem de bu oyunlu yapısına uygun olması nedeniyle ayrıca bayıldım.
Yazar tüm bu hikayelerle İrlanda mitolojisi ve tarihine göndermelerde de bulunuyor. Ancak romanın bu farklı yapısı sebebiyle, iyilik-kötülük çatışması gibi daha evrensel mitler dışındakileri ya da hepsini anlamasanız dahi okurken çok keyif alıyorsunuz.
Okurken biraz dikkatinizi yoğunlaştırdığınızda hatta kimi detayları yakalayabilmek için çok da uzun zamana yaymadan okuduğunuzda aldığınız keyfin katlanacağı bir kitap. Bir de kitabın girişinde çevirmenin de önerdiği gibi, hangi kurgu kimin kaleminden çıktı, hangi karakteri kim yaratmıştı konusunu not alarak ilerlemeyi tavsiye ederim ben de okuyacaklara. Hem okurken büyük keyif aldım hem de kafası böyle farklı çalışan bir yazarı tanımış olmanın hazzını yaşadım bitirdikten sonra. Özellikle postmodern edebiyattan hoşlananlar, farklı metinler okumak isteyenler ya da yazmaya gönül verenler bence mutlaka okumalı.