Vadideki Zambak; fransız edebiyatı'ın önde gelen isimlerinden birisi olan Honor de Balzac'ın yazdığı ölümsüz bir dünya klasiğidir. Kitap Felix'in Nathalie de Minervale adında bir kadına yazdığı mektuptan ibarettir. Kitabı şahsi değerlendirmem gerekirse biraz cinsiyetçi bir tavır olacak ama ben romanlardaki aşk kavramını gerçek hayatta fazla göremediğim ve bana sirayet etmediği için bu kitabın büyülü efsanevi aşk anlatım duygusu bana geçmedi. Bu söylediklerim kitabı eleştiriyor gibi algılanmasın zaten haddime değil, tam tersine kitabı tüm içten yüreğimle sesli bir şekilde kısa bir sürede okudum ve bitirdim. Felixin saf aşkını takdir ettim. Henriete'in kocasının yaşadığı iç karartıcı dengesiz ruh ve hareketleri mösyö mortsaufa yer yer agresif biraz da acıma tavrıyla yaklaşmamı sağladı. Leydi dudleyin felixin hayatında daima ikinci bir aşık olarak kalması başlarda fedakar biri olarak düşünsem de kitabın ileriki bölümlerinde gerçek yüzünün ortaya çıkması ve iki yüzlü hal ve davranışları bu karakteri gözümde itici bir karakter olarak yer etti. Gelelim Vadinin zambağı olarak nitelendirilen Madam Mortsauf'a ( Teyzesi onu Henriete diye çağırırdı kocası ise Blanche ismiyle) eşsiz bir karakter, harika bir kişilik ve karakter abidesi, Lenocourt ailesinin doğan
3. çocukları olan bu kadın ailesi tarafından sevilmedi ve şefkate mahrum bırakıldı. Savaştan bozuk bir psikoloji ile gelen Mösyö Mortsaufa tek kızları olan bu harika kadın eş olarak mösyö mortsauf ile evlendiriildi. Felix ile tanıştıktan sonra dini değerleri gereği kocasına sadık kalmasının gerektiğine karar verdi. Birçok açıdan çocuklukları felixle aynı olan bu kadın felixe kendi öz oğlu ve dostu gibi davrandı Felix ise saf bir aşk ile sadece Henriete için kocasının tüm tavırlarına uzun süreler sabretti. Günün birinde Felix'in diplomat olarak kral tarafından başdanışman göreviyle çağırtılması üzerine Clochgourd'tan ayrılmak zorunda kalan felixe ayrılık zor gelmişti. Kitabın ileriki bölümlerinde Henriet'in Felix için nasıl yanıp tutuştuğunu, 40 gün boyunca ne yiyecek ne içecek tek bir şey bile ağzına koymamasından anlayabiliyoruz. Kitabın bence eksik kalan yönleri ise; Jackues ve Madeleine'in akıbetleri'nin ne olduğu belirtilmedi. Oysaki o çocuklar, "vadi'nin zambağı" olarak nitelendirilen Henriet'in hayatında büyük önem teşkil ettiğini okumuştuk. Bu yazdıklarım kitap hakkında ki naçizane değerlendirmelerimdi. Herkese keyifli okumalar diliyorum