Kitabı kısaca özetlemek gerekirse Alessandra aşıklarından pahalı hediyeler almaya alışan, soylu bir ailenin ikinci kızıdır. Ablası babasının gözdesi olduğundan ve tüm davetlere, eğlencelere, yarar sağlayabileceği yerlere götürüldüğünden Alessandra hayatını nasıl istiyorsa öyle yaşamaktadır. Fakat bir gün aşıklarından sıkılır ve daha büyük bir plan yaparak zirveye çıkmak ister. Planı Gölge Kral’ın gözüne girip önce onu kendine aşık etmek, evlendikten sonra da onu öldürüp tüm güce tek başına sahip olmaktır.
Öncelikle bu kitabı inceleyen birkaç hesapta görüp okumak için yanıp tutuşarak listeme eklemiştim. Açıkça söylemem gerekirse özgün olma anlamında Alessandra dışında pek özgün değildi ama benim beklentimi fazlasıyla karşıladı. Kadın karakterlerle aramın pek iyi değildir. Ben kendi ayakları üstünde duran, özgüveni yüksek, zeki, ne istediğini bilen ve istediklerinin peşinde koşan kadınlar isterken çoğunlukla bir adamla yıkılan, ona biçilen rollere uyan, kendi kararlarını vermekten korkan, şımarık karakterlerle karşılaşıyorum ve bu beni bir miktar sinir ediyor. İşte tam bu noktada Alessandra tam da aradığım şekilde bir karakter ve okurken ona nasıl hayran olduğumu anlatamam. Tabi Gölge Kral da en az onun kadar hoştu onu da çok sevdiğimi söylemem gerek ama Alessandra bana göre bu kitabın zirvesiydi. Ayrıca yazara akıcılık konusunda ne söylesem az kalır çünkü kitabın ne zaman başladığını ve bittiğini fark edemedim bile. Hiçbir yerde sıkılmadım, duraklamadım, ilgim hep kitapta kaldı ve dediğim gibi de çabucak bitti. Tricia Levenseller