Yaşamda aynı ağızda beliren ağrılı yaralara benzer şekilde ruhu yalnızlık girdabında kemiren ve yavaş yavaş yok eden yaralar vardır… Kör Baykuş
Daha ilk cümlesiyle etkisi altına alan, sona erdiğinde insanı allak bullak eden bir roman. İsimsiz, melankolik, kötümser bir ressamın hayatını alt üst eden kâbuslarını, dolaylı yoldan okura bir baykuşu anlatma çabası, bir noktadan sonra gerçekle gerçekte var olmayan şeyleri görmenin birbirine karıştığı itiraflar ve sayıklamalar mevcut. Betimlemelerin hummalığı ile olayın her anını yaşattı bana. Kendimi hayalle gerçeğin arasında zamanın ve mekanın değiştiği uzun bir yolculuğun içinde buldum kitabın sonunda.