"Dedesi erik çalmış torununun dişi kırılmış" diye bir söz vardır, malum; ben kendi adıma aile dizimi gibi meselelerin varlığından haberdar olana kadar üzerine düşünmemiştim bu cümlenin. Genetiğin sadece biyolojik değil aynı zamanda zihinsel ve duygusal olarak da aktarıldığı son yıllarda bir hayli trendtopic olunca bu söz de yine dillere dolanmaya başladı; meğer atalar neler biliyormuş. Kitaba gelince; kitabı bitirebilmek için öncelikle maneviyatın güçlü olması gerekiyor. Maneviyatın güçlü olmasından kastım dindar olmak demek değil; aksine her türlü kural ve kaideden bağımsız bir alanın (bilinçaltının ve gücünün) var olabildiğine inanmaya, en azından inanmayı denemeye hazır olmak gerekiyor. Sadece kendi çocukluğunuz değil, atalarım da yaşadıkları ve duygularının etkileri üzerine analizler sentezler yaptırıyor kitap. İnsan olarak her birimiz ayrı bir bilmeceyiz; duygular, tepkiler , korkular çok değişken ; fakat bunları etkileyenler sadece küçükken bizi tırmalayan kedi olmayabiliyor işte kitaba göre. Kısacası kendi bulmacasını tamamlamaya çalışan insanlar için güzel ve farklı bir yol çiziyor kitap; sadece kendi yaşadıklarımızın bugünümüzü şekillendirdiğini söyleyen psikoloji kitaplarının rafına, hem genetik aktarım hem de psikoloji barındırdığı için bu kitabı da ekleyin derim. Hayatımda kalıcı bir etkisi olur/olmaz bilmiyorum henüz; öte yandan şimdiden birkaç konuda kamerayı farklı bir açıya çevirmeme vesile olmuşluğu var .