Gönderi

Seni Işıltısız Seviyorum
10/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2023 7. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2023 23:46
“Seni ışıltısız seviyorum” Bu sözü kitapta gördüğüm andan itibaren düşünmeye başladım. Sevgi bu dünyada bize verilen belki de en güzel duygulardan birisi. Ben yokluğunu düşünemiyorum adımlarımı sevgiyle atarım, bu sadece insan sevgisi de değil her şeyi sevmek… Attığın adımı, yürüdüğün yolu, soluduğun havayı… Sana hiç bir çaba göstermeden hizmetine sunulmuş ama eksikliğini görmediğin için farketmediğin, düşünmediğin ve şükretmediğin o kadar çok şey var ki oysa. Bunlar dedim bize hepimize ışıltılarını göstermedikleri için mi şükranlarımızı severek sunmuyoruz. Ve bunlar bize ışıltılarını göstermese de sevgimizi yine de şükranlarımızla göstermemek için neyi bekliyoruz ? Işıltısız da olsa sevmek, sevebilmek ne güzel… Kitabı elime ulaştığı andan itibaren okumaya başladım. Bir kitabı okumadan önce ilk ne yaparız arka kapağına şöyle bi göz gezdiririz neler içeriyor diye fikir sahibi oluruz değil mi ? Ben bu sefer fikir sahibi olmadan bu kitaba başlamak istedim. Elimde bir kitap vardı ve ne içerdiğini bilmiyordum. Ara ara kendime böyle küçük heyecanlar katmayı severim. İçsel bir konuşma mı acaba, belki bir deneme ?Her şey olabilirdi. İlk bir kaç sayfayı okuduktan sonra mizahi bir bakış açısıyla ve inanılmaz güzel ve orjinal betimlemelerle yazılmış içsel konuşmalardan oluşan mini yazılar olabileceğini düşündüm. Ama kitap beni sayfalar ilerledikçe şaşırtmaya devam etti. İnanılmaz güzel olay örgüsüyle şekillenmiş, akıcı ve dili de bir o kadar orjinal bir kitap elimde tutuyordum. Bu konuda yazarımız Mustafa TanMustafa Tan çok tebrik ettim doğrusu. Benzetmeleri ve o mizahi konuşmasını ve güncel olayları kitabın içeriğine eklemesini çok sevdim. Kitabı okuyan herkesin de benimle hemfikir olacağına bir o kadar eminim. Gelgelelim içeriğine; kesişen 3 hayat hikayesi var kitapta ana karakterleri sunacak olursak; Ufuk, Hüseyin Amca ve Yusuf… Üçünün kesişen hayatları… Bir kitabın içeriği kendinde gizli kalmalı bence Ve o iki kapak arasındaki 120 sayfada aşkın, sevginin vefanın farklı hallerini göreceksiniz. “Herkesin bir hikayesi vardır” demiş yazarımız bunu da okuyarak anlamlandıracaksınız. Kitapta benim en etkilendiğim kısma gelecek olursak; küçük bir makarna olayı derdim. Artık her makarna yediğimde biraz mizah biraz da hüznü yaşayacağım. Mizah kısmı, kitabın içinde kalsın ben sevginin hüznünü anlatacağım; Sevgiyi ifade edebilecek farklı cümleler vardır ucu bucağı yok ama bir insana “Seni seviyorum” demeden de sevgi ifade edilebilir. Hatta edilebilir değil edilmeli bu bir şart hali… Bence kelimeleri kullanmak çok daha kolaydır ama bunu davranışlarla düşüncelerle destekleme kısmı çok daha zor olan kısmıdır. Ve ben sevginin aslında bunlarla bütünleşmesi gerektiğine inananlardanım. Karşındaki insanı düşünmüyorsan, kıyamıyorsan ön planda sadece kendin kalıyorsa “seni seviyorum” demenin yoğunluğu ve içeriğini hiçe saymışsın demektir. Ve “mış” gibi sevgilerdir bunlar. Kitapta buna çok güzel değinilmiş bir insanın seviyorum demeden de sevgisini gösterebileceği işlenmiş. Makarnalar üstünden… Bu nasıl olabilir derseniz okumadan bilemezsiniz diyeceğim :) Son bir sorum buraya kadar okuyup geldiyseniz önce teşekkürü bir borç bilirim :) sonrasında ise merak ettiğim bir olgu var sizce seviyorum demeden sevginizi nasıl gösterebilirsiniz ya da nasıl gösteriyorsunuz ?
Edebiyat
Güneş Özümü AlıyorMustafa Tan · Destek Yayınları · 2023332 okunma
··1 alıntı·
5 +1'leme
·
117bin Gösterim
23 Yorum
Bu yorum görüntülenemiyor
Bu yorum görüntülenemiyor
O kadar güzel anlatmışsınız ki bir sonraki kitap alışveriş listeme eklemek istedim.Teşekkürler
Merube
Gönderi Sahibi
İncelemeyi okuduğunuz için özellikle teşekkür etmek istiyorum 😊 Mutlaka okunmalı diyebilirim memnun kalacağınıza eminim 🤗🍀
Bu yorum görüntülenemiyor
Bu yorum görüntülenemiyor
Reklam
Allah kainatı ve insanları niçin yarattı? Kainat ve insanlar neden var? Bu sorunun biri Allah’a, diğeri insanlara dönük iki yönlü cevabı vardır. Rabbimiz açısından düşündüğümüzde şunları söyleyebiliriz. Allah hiçbir sıfatını sonradan kazanmış değildir. O’nun bütün sıfat ve özellikleri kendisiyle birlikte hep vardı ve var olmaya devam edecektir. Rabbimizin sıfatlarından biri “hâlık” yani “yaratıcı” olmasıdır. Allah yaratandır ve yaratıcı olduğu için kâinatı ve insanı yaratmıştır. Yoktan var eden bir varlığa “neden yarattın” denilemez. Bu güneşe neden ışığın var demek gibi bir şeydir. Güneş ışık saçan bir varlıktır, o nedenle ışığı vardır. Bir sanatçı, sanatçılık özelliği sebebiyle sanat eserleri meydana getirir ve sanatının görülüp bilinmesiyle sanatçı olarak anılır. Ona “sen neden sanatçısın, neden sanat eseri yapıyorsun” denilemez. İnsan akıl sahibi, düşünebilen bir varlık olarak herhangi bir gezegen hakkında düşünebilir. Düşündüğü zaman “gezegenler hakkında neden düşünüyorsun” denilemez. Düşünmek isterse düşünür. Düşünmediği zaman bu onun düşünen bir varlık olması özelliğini yok etmez. Allah da yaratıcı olmasının ayrılmaz parçası, yaratıcılık sıfatının bir sonucu olarak kâinatı ve insanları yaratmıştır. Yaratmayı dilemeseydi bile, bu O’nun yaratıcılık özelliğinden hiçbir şey kaybettirmezdi. Rabbimizin bir diğer sıfatı “rahman” yani “yaratılmışlar hakkında hayır ve merhameti tercih eden” olmasıdır. Allah sonsuz merhamet sahibi olmasının sonucu olarak insanı var etmiştir. Var olmak bir nimettir. Dünyadaki insanlara sorulsa neredeyse tamamı yok olmak yerine var olmayı seçer. Rabbimiz insanı var olmakla şereflendirmiş ve ona değer vermiştir. Bu O’nun rahmetinin sonucudur. İnsan açısından düşündüğümüzde, Kur’an’ın ifadesine göre o yeryüzünün halifesi olarak yaratılmıştır. İnsanın yeryüzünde halife olmasını, Allah’ın mülkünde O’nun iradesi ve talimatına uygun bir şekilde yaşamak olarak anlayabiliriz. Rabbimiz hiç kimseye gücünün yetmediği bir sorumluluk yüklemeyeceğini ifade eder. İnsan “emanet” yani akıl ve iradesi ile yeryüzünde Allah’ın düzenini korumak için sorumlu tutulmuştur. Yeryüzünde Allah’ın iradesini gerçekleştirmek için görevlendirilmiş ve varlık kategorisinde diğer yaratılmışlara üstün kılınmıştır: “Andolsun ki biz insanoğlunu şerefli kıldık. Onları karada ve denizde taşıdık. Kendilerini en güzel ve temiz şeylerden rızıklandırdık ve onları yarattıklarımızın birçoğundan üstün kıldık.” Rabbimiz irade sahibi olan insanı diğer varlıklardan ayrı tutmuştur. İnsan ve cinler dışındaki varlıklar, yaratılışı gereği sürekli olarak Allah’ı yüceltirken insan seçim yapma konusunda özgür bırakılmış ve ondan kendi hür iradesiyle Allah’ı bilmesi ve O’na kulluğu tercih etmesi istenmiştir. Bununla birlikte insan, Allah’ı bilmek, tanımak ve O’na kulluk etmek için yaratılmıştır. Allah Kur’an’da, insanları ve cinleri sadece kendisine kulluk etmeleri için yarattığını  açıkça ifade eder. Kulluk, bilmek ve tanımak için gösterilen çabayı da içine alır. Dolayısıyla insan bu çabayı gerçekleştirmediği, buna aykırı bir yaşam sürdüğünde yaratılışına ters davranmış olur. Bu yüzden de huzursuzluk duyar, diğer seçenekler onun tatmin olmasını sağlayamaz. Bir diğer ayette Rabbimiz insanlardan hangisinin daha güzel davranacağını sınamak için ölümü ve hayatı yarattığını söyler. Yani insanlar imtihan edilmek için yaratılmıştır. Sonuç olarak Kur’an’da yaratılış bir amaç ve anlamla ilişkilendirilmiş, Rabbimiz kâinatı ve insanı boşu boşuna ve anlamsız bir şekilde, başıboş bırakılmak için değil, bir amaç uğruna ve bir anlam çerçevesinde yarattığını ifade etmiştir.
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.