Gönderi

Hasan Ekrem

, bir kitap okudu
Puan vermedi·288 syf.·
Beğendi
·
4 günde okudu
·
2023 21. kitabı
Laurent Gounelle
8.3/10 · 716 okunma
·
455 Gösterim
22 Yorum
Yaşam bizim kuruntularımızdaki kaygıları gerçeğe dönüştürmeyi iyi bilir. Korkaklar işkenceye uğrarlar, yükselememekten çekinen insanlar başarısız olurlar, reddedilmekten korkanlar er geç reddedilirler. Güven eksikliğinden dolayı her şeyi kontrol etmeye kalkışanlar da sonunda hiçbir şeyi kontrol edemez hale gelirler. Karını kontrol altında tutarsın, seni aldatır. Çocuklarını kontrol altında tutarsın, başkaldırırlar. Halkını kontrol altında tutarsın, devrim yaparlar.
Yaşamayı Öğrendiğim Gün
Yaşamayı Öğrendiğim Gün
80
“Dur tahmin edeyim: Televizyonu suçlayacaksın, interneti, sosyal ağları,video oyunlarını, cep telefonlarına yağan mesajları, e-postaları...” “Ben hiçbir şeyi suçlamıyorum, bütün bunlar çok yararlı şeyler, tabii eğer tuzağa düşmeyecek kadar uyanık kalmayı başarabilirsek. Çünkü bunlara bağımlı hale gelmemizin nedeni nedir, biliyor musun?” “Hayır.” “Çünkü onlar içimizde duygular uyandırıyor. Bizler de duyguları hissettiğimizde yaşadığımızın farkına varıyoruz. Bu yüzden de hep daha fazlasını, daha fazlasını istiyoruz. Bütün bu sosyal ağlara bağlı kalmamızın nedeni de bu işte. Bir mesaj ilgimizi çektiği anda bir duygu hissediyoruz. Bir haber bizi endişelendirdi mi? Bir duygu. Biri beni mi düşünüyor? Bir duygu. Bir ülkeyi kasırga mı vurmuş? Bir duygu. Bütün bunlarda da hiçbir kötülük yok elbette ama dışarıdan gelen şeylere çok fazla daldıkça kendi kendimizle bağımızı koparıyoruz. Duygularımız dışardan gelen uyancılarla harekete geçirildikçe onları kendi düşünce, eylem ve hislerimizin içine yedirmekte gitgide zorlanır hale geliyoruz. Sanki lunaparktaki bir sürat treninin vagonunda yaşıyormuş gibi, bütün bir gün boyunca kimin sürdüğünü, ne yöne gitmekte olduğunu hiç bilmediğimiz bir trenin içinde bir aşağı bir yukarı savrulup duruyoruz.” 79
Arzularının tatmini yaşamda ilerlemeni sağlıyor, öyle dememiş miydin? Bunun farkında mısın? Ne kadar koşullandırılmış olduğumuzu görebiliyor musun? Sonra da peşinden koşturduğumuz bütün o şeylere aslında hiç de ihtiyacımız olmadığını fark etmeden çalışarak kendimizi helak ediyoruz...
Yaşamayı Öğrendiğim Gün
Yaşamayı Öğrendiğim Gün
73
“Bizler tamamlanmış varlıklarız ve doğa bize bunu derinden hissettiriyor, oysa toplum içimizde bir eksiklik yaratıyor. Bizi mutlu olmamız için bir şeylerin eksik olduğuna, bir şeylere gerek duyduğumuza inandırıyor, bizde bu hissi uyandırıyor. Elimizde olanla, olduğumuz gibi tatmin olmamızı bize yasaklıyor. Bizi sürekli tamamlanmamış olduğumuza inandırıp duruyor.” 67
Eğer ellerimizdeki çizgiler bize yaşamımız hakkında bir şeyler söyleyebiliyor olsaydı bunu bilim adamlarının şimdiye kadar çoktan keşfetmiş olmaları gerekmez miydi?
Yaşamayı Öğrendiğim Gün
Yaşamayı Öğrendiğim Gün
42
Reklam
Gerzeklerin krallığında salakların dilinden konuşabilenler kral olurlar. Berkeley ya da Stanford’da, C programlama dili veya Visual Basic yerine bu dili öğretmeleri gerekir aslında. Hem zaten politikada da bu böyledir: İnsanlara duymayı istedikleri saçmalıkları söyleyen kişiler seçilirler. Söylem ne kadar aptalca olursa, o kadar iyi iş yapar.
Yaşamayı Öğrendiğim Gün
Yaşamayı Öğrendiğim Gün
21
“ölümün farkındalığı insanın yanılsamalarından kurtulmasına izin verir,” dedi Margie. “Yaşamımızda aslında neyin değerli olduğunu birden fark ederiz. O zamana kadar dikkatimizi ve enerjimizi harekete geçiren başka her şey bir kerede ikincil hale düşer. Körlüğümüzden kurtuluruz, içimizdeki kuruntular yok olur. Kendimize kendimiz olma, hissettiklerimizi ifade etme, yaşamak istediklerimizi yaşama izni veririz.”
Yaşamayı Öğrendiğim Gün
Yaşamayı Öğrendiğim Gün
278
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.