Öncelikle, Kürk Mantolu Madonna kitabının abartıldığı kadar bir kitap olmadığını belirtmek isterim. Ancak Türk edebiyatındaki öneminin farkındayım.
Raif Efendi, ölüm döşeğindeyken Rasim Beyden günlük tarzı defterini yakmasını söyler. Ancak Rasim Efendi, onun yanında bir gün daha kalmasını ve defteri sonra yakmasını ister. Roman asıl burada başlar.
Raif Efendi, babasının isteği üzerine Berlin'e gittiği yirmili yaşlarında, bir sanat galerisinde kürk mantolu madonna tablosunu görür ve gözlerini alamaz. Tablonun ressamıyla ve tablodaki kadın olan Maria Puder ile tanışır ve hayatı değişir. Babasının ölümünden sonra Türkiye'ye geri dönmek zorunda kalan Raif Efendi, o sırada Maria'nın hamile olduğu haberinden habersiz mektuplaşmaya devam eder. Ancak Ekim başlarında, Raif Efendi'nin iade edilen mektuplarından Maria'nın artık onu sevmediğini ve ilişkilerini bitirdiğini düşünürken, tesadüfen on yıl aradan sonra Ankara'da Maria'nın akrabasıyla karşılaşır ve Maria'nın öldüğünü öğrenir. Akrabanın yanında bulunan kız çocuğunun Maria'nın ve Raif Efendi'nin çocuğu olduğunu öğrenmeden habersiz geçer gider.
Rasim Bey, Raif Efendiyle hiç dertleşmediği halde okuduğu defterinden dolayı dertleşmiş gibi hisseder. Defteri geri götürdüğünde ise Raif Efendi'nin ölümüyle sonlanır.