Kitap ana fikir ve verdiği mesajlar yönünden düşünülürse derin anlamlar içeriyor. Sonuna geldiğinizde sizde bir şeyler değiştirebilen bir kitap. Konusunun da çok orijinal olduğunu söylersem kimsenin bir itirazı olmaz diye düşünüyorum. Ancak kitabın kötü yönleri de var. İlk olarak tam olarak anlamlandıramadığımız bir anlatıcı var ve bu anlatıcının anlatımı o kadar kapalı ki kitabı okumak büyük çaba gerektiriyor. Tabii ki iyi kitaplar okuyucuyu hırpalayan kitaplar oluyor ama bu kitapta o tempo hiç düşmüyor. Örneğin bir paragrafı bile anlamadan geçersiniz olay akışı ile ilgili ciddi bir kopukluk yaşıyorsunuz. Diyalogları takip etmek gerçekten zor. Olumsuzluklar kısacası böyle. İncelemeyi biraz olumsuz yaptığıma bakarak kitabı yargılamayın çünkü üstü kapalı ifade edilen şeyler gerçekten hepimizin hayatta sorgulaması gereken şeyler.
''Tam anlamıyla insan gibi yaşayamıyorsak, en azından tam anlamıyla hayvan gibi yaşamamak için elimizden geleni yapalım.'' (s.123)
Kitapta beni en çok etkileyen karakter ise doktorun karısıydı. Üzerine düşünülmüş ilginç bir karakter olduğunu düşünüyorum. Zaten diğer karakterlerin hepsi bir olguyu temsil etmek için oluşturulmuş gibiydi yani daha belli bir çizgideydi. Yazar kendini ve düşüncelerini doktorun karısı üzerinden ifade ediyor gibiydi. Bu körlük dalgasından etkilenmeyen ve her şeyi görebilen tek kişinin doktorun karısı olması da hoş bir ironiydi bence.
Bu arada kitabı okuyup filmi izlemeyi planlayanlara tavsiyem kesinlikle izlemeyin bırakın kitap aklınızda olduğu gibi kalsın. Zira film tam bir vakit kaybı.
Okuduğunuz için teşekkürler.