Bir adam trafik ışıklarında aniden kör olur ve bu körlüğün beyaz olduğu, beyaz felaket olduğu anlaşılır. Kısa sürede tüm kente yayılır..
98'de Nobel edebiyat ödülü almış yazarımız toplumun değer yargılarının, medeniyetin ve hayvanı duygulardan uzak o tüm şatafatlı insani değerlerin bir felaket karşısında nasılda yerle bir olduğunu çok basit ve açık bir dille gösteriyor.
İnsanlığın geriye dönüşü bu şekilde olmasa da bukadar basit olur muydu?
Ya da insan ırkının yok oluşu degil de insan medeniyetinin ve değer yargılarının hizli ve kökten yok oluşu bu kadar basit olur muydu?
Bu ve benzer soruların cevapları muhakkakki tartışmaya açık olacaktır ancak bu soruları sormak veya bu soruların cevaplarını tartışmak bile yazarın amacına ulastiginin göstergesi.
....cevirisinden mi yoksa orijinali mi böyle bilmiyorum ama konuşmalar ve düşünceler arka arkaya sıralanmış ve bunların ayırımı sadece virgullerle sağlanmış. Bu durumdan ötürü insan ilkin afalliyor ama buna alışmak için bikac sayfa okumak yeterli oluyor.
....yazarin ulusal bir üne kavuşması 50 yaşından sonra olmuş ve o vakte kadarda ürün vermiş ancak diğer kitaplarına baktığımda bu kitabı kadar ilgi gören başka kitabı pek yok.
.... insanın bazı duygusal yanlarını sorgulaması açısından bu farklı konuyu işleyen kitabı okumanızı tavsiye ederim.
İyi okumalar dilerim.