*Dinlendim, yoruldum, günler devirdim, geçmedi. s14
* Dünyaya dert olmamak için derdini içinde tutmuştu. s51
*boğazım düğüm düğüm, konuşsam ağlayacağım. s59
Kitabın kapağı gibi küçük mahallelerde köylerde geçer mekânları.
diri diri gömülen kız çocuklarına armağan etmiş kendi gibi genç olan yazarımız Elif Genç
Fakat sanmayın ki kitap o dönemi anlatır. Okuyunca neden öyle yazmış fark edeceksiniz.
Çoğunlukla kızlarımızın ve delikanlılarımızın ya da büyüme çağındaki çocukların ayrı ayrı yarım kalmış aşkları, başkaları tarafından hüsrana uğratılmışlıkları, aile sorunları, tamamlanamamış hayatlar, yaşanamamış güzel günler, gitmek isteyip de gidemeyişler, ulaşılamayan hayaller çaresizlikler, umutsuzluklar...
Her sayfa her hikaye hüzün dolu,
İsterdim ki gerçekten Hızır gelsin, kurtarsın gençlerimizi çekip alsın bu yaşanılan hayatlardan. Güzel olana ışınlasın dert tasa kalmasın. Ne demiş Franz Kafka '' her düşlediğini yapamıyor insan. Her düş çiçek açmıyor.
Bazen gidebildiğin yer dağın tepesi olur avazın çıktığı kadar haykırmak istersin defolup gitmek istersin bu diyarlardan kimsenin nerede olduğunu bilmediği başka diyarlara. Kurtulmak istersin bu insanlardan,bu yaşamdan.
Gerçekleştiremediklerinle kaderine boyun eğersin ancak.
---
Kitap dert miydi deva mıydı bilemem.
Bende yarattığı hüzün. Kocaman hüzün.
Yazarın ilk kitabı olmasına rağmen dili anlaşılır ve akıcı idi. 16 farklı hikayeden oluşuyor. Hikayelerin Kısa ve çoğunluğu hüzün üzerine bitmesi sıktı beni biraz. Eğer raflarda ilerleyen yıllarda tekrar göz göze gelirsem tekrar okurum.