Puan vermedi·396 syf.····Okunma: 03 Temmuz 2023 19:05 Daha önce hiç Alman sömürgeciliğine dair bir şey okudunuz mu?Ben ilk defa okudum, hiç fikrim yoktu. Hatta bu kitap için 2.Dünya Savaşı’nı kast ederek Almanların daha eski günahlarına değinmiş denildiğini gördüm. 1900lerin başlarında şu anda Namibya olarak bilinen Afrika ülkesini Almanların ele geçirmelerini anlatıyor. Morenga da yerlilerin isyancı çetelerinin lideri. Lakin kitap boyu kendisine hep uzaktan ve çok kısa süreli baktığımız için uzunca bir süre kitaba başka isim verilse daha iyi olurmuş dedirtti.
Kitap sömürgeciliğe dair değerli bilgiler içerse de bu bilgilerin büyük bir çoğunluğunu askeri raporlar şeklinde didaktik bir anlatımla verdiği için akmıyor. Yoğun bir bilgi aktarımı, karakter çokluğu böyle bir anlatımla birleşince yordu beni. Aslında gerçekle kurguyu harmanlamış ama ben aktarım dilini sevemedim. O yüzden çok heveslendiğim bu kitaptan üzgün ayrıldım.
Oradaki yerliler olan Hotantolar onlara gönderilen onca Alman misyonere rağmen geleceğe dair kaygı duymadan(çünkü biri darda olunca diğerlerinin ona yardımcı olacağını bilen bir kavim)eğlenmek için yaşamayı seviyorlar. Keşke biz onları örnek alsaydık dedim. Aslında misyonerlerin (en çok Klügge’ninkini sevdim)hikayelerini doğrusal olmayan güzel bir örgüyle dahil etmiş ama bu bile kitabın akışkanlığına katkı
Hotanto kafatasından yapılmış bir hediyeyi, yerlileri deri bir kamçı yerine urgan ucuyla kamçılamayı uzun uzun tartıştıkları askeri raporu okuyunca insan denen varlığa tiksinti duymamak elde değil. Ama Gottschalk gibi , günlüklerini de ara ara okuduğumuz aslında ana kahramanımız diyebileceğimiz veteriner, her şeye rağmen insanca kalmaya çalışanlar umudu devam ettiriyor.