Gönderi

Puan vermedi·481 syf.··
2023 3. kitabı
·
53 günde okudu
·
Okunma: 30 Haziran 2023 15:45
Serenad, Zülfü Livaneli'nin ilk okuduğum kitabı. Sürükleyici ve bilgilendirici bir deneyim oldu benim için bu roman. Mekanlar tarihin ruhunu taşıyan kapılardır bana göre. Serenad da bu ruhu yakaladığım bir kapı oldu. Romanda tarihi olaylar karakterler etrafında kurgulanarak yazılmış. Maya, azimli, araştırmayı seven ve hayata tutunmayı başarmış güçlü bir karakter. Maximillian Wagner ise 60 yıl sonra İstanbul'a tekrar gelip Maya ile tanışıp hikayesini anlattığında kendimi 1930'ların savaş yıllarına ışınlanmış gibi hissettim. Karısı Nadia ile tanışması, Nazilerin Yahudi Soykırımı, Struma gemisi ve hüzünlü bir aşk dramı, Pera Palas'ın duvarlarında yeniden gün yüzüne çıkıyor... Wagner'in karısı Nadia için bestelediği Serenad für Nadia ise böyle anlamlı bir hediyenin günümüz materyalist dünyasında sadece kitaplarda görebileceğimiz bir incelik olabileceğini yüzümüze vurur gibi adeta. Kitapta sadece Wagner değil Maya'nın anneanne ve babaannesi üzerinden de Mavi alay gibi tarihi olayların kurgusal bir hikayesini görmekteyiz. Romanda Avrupalıların, Müslümanlar ve Müslüman kadına olan geçmişte ve günümüzde değişimini açıklarken yazarın bakış açısı beni rahatsız etti. Geçmişte Müslümanları Arap kültürüyle bağdaştıran bir bakış açısı hakimken günümüzde küreselleşmenin etkisiyle bu anlayış büyük oranda terkedilmiş durumda. Fakat romanda Maya üzerinden anlatılan Müslüman kadın her ne kadar eğitimli, çağdaş ve yeniliklere açık gibi olumlu özelliklere sahip olsa da alkol tüketimi ve ahlaki yaşantı olarak yadırganmayan bir Müslüman kadın portresini ben yadırgadım. Son olarak 'çünkü ancak hikayesi anlatılan insanlar var oluyordu' cümlesi ile acaba bir gün var olacak bir hikayeyi mi yazıyorum sorusunu sordum kendime...
Edebiyat
SerenadZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2020163,8bin okunma
·
54 Gösterim
Yorumlar
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.